Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.10.13, 05:43   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Akıl, Mantık, Basiret

AKIL, MANTIK, BASİRET

Siyaset; ikbal, hırs, kurulu düzeni, değiştirme, angaje olunan devletlerin menfeatlerini koruma, toplum düzenini kendi algıladığı yaşam şekline çevirme, anlayış birliği içinde olduğu çevreler ile devleti parselleme, din ve yaşam birliği tesanüdü içinde olduğu insanların, yaşadığı ülkede izin verilmeyen, devlet gelenek ve göreneklerinde olmayan, örneğin türban vb gibi şeyleri zorla dayatarak, kanunlarla yasaklanmış, yüksek mahkemelerce onanmış kararları görmezden gelerek uygulamaya çalışan, düşüncelerine ve uygulamalarına muhalif olanları çeşitli savlar ile ceza evlerine doldurma sanatı değildir. Devleti ele geçirme, tüm düzeni, kazanılmış hakları geriye döndürme sanatı hiç değildir.

Siyaset; devlet yönetiminde yürütme kurulunda olduğunuzda, kurulu düzene sadık kalarak, devletin kazanılmış ilkelerine sadık kalarak, örneğin Türkiye’de Atatürk milliyetçiliği, devrimleri ve ilkeleri gibi umdelere sadık kalarak, hizmet yarışında insanları kategorize etmeden, içinde yaşadığınız milleti demokrasi açılımı ve benzeri safsatalarla bölmeden, bölmeye çalışmadan hizmet yarışının en iyisini yapacağız, milletin hizmetkarı, devletin uşağı olacağız anlayışı ile hizmete talip olma yarışıdır.

Hizmet yarışında bende olacağım ülküsünden sapmaya meyilli olanlar, siyaseti kendisinin ailesinin, yakınlarının ve oydaşlarının ikbaline, çıkarlarına, korunmalarına hizmet etmek için yapacak olanlara siyaset adamı denmiyor, politikacı deniyor. Bu anlayışta olanların çogunluğu ile oluşan yürütme kurullarında arzı endam edenler, bir dediği bir dediğini tutmayanlar, millete ve devlete hizmetkar olacağız deyip, sürekli aldıkları oyları milli irade sayan, her konuda her istediğini yapacağını sananlar daha başlamadan demokrasi denilen güzelliği başlangıç vuruşu ile iğfal etmiş olurlar. Türkiye 11 yıldır bunları yaşamaktadır.

Ülküler, ilkeler, eğitim ve dili, tek dil, tek bayrak, tek millet, ünüter yapı, Cumhuriyet, demokrasi, insan hak ve hürriyetleri, düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü, tek adam idaresinin olmadığı, çoğulcu ve katılımcı demokratik düzenin olduğu toplumsal bir yaşam biçimi, üreten, tüketen, milli değerlerden hakça bölüşen, gelir dağılımında adaletli bir düzenin sağlandığı, modern devlet yapısında önerilen eğitim, sağlık, savunma, can ve mal güvenliğinin olduğu bir toplum düzeni hayal dağildir. Seçiciler politikacı yerine siyaset adamları seçtiklerinde ifade edilen güzelliklerin yaşanmasından mahrum kalmazlar. Türkiye 11 yıldır bu hakların var olanlarının törpülenmesi ve iğdiş edilmesi ile meşguldür.

Türkiye 11 yıldır kendisini var eden kurumların, ilkelerin, ülkülerin, israrla ve inatla milli irade diyenlerin tasallutu ve kötü niyetleri ile yok edilmeye çalışılıyor. Bir dediği bir dediğini tutmayan yalanı sahi gibi söyleyen halkın gözünün içine bakarak sevgisizlik ve hoşgörüsüzlüğün daniskasını sergileyenlerin elinde oyuncak olmuş haldedir.Bunun adına milletine ve o milletin ülkülerine, ilkelerine ihanet hali saymak gerekir ki, tam da tabir caiz ise bunların yakasına yapışma hakkı bu noktadan başlar, gezi direnişleri, Cumhuriyet mitingleri benzeri tokatlamalar ile devam eder ve sandık kutsiyetinden söz edenlerin kroşe yiyerek nakavt olmaları sandıkta son bulur.

Gerçek demokrasilerde kişi ve kamu haklarının korunması esastır, gerçek demokrasilerde, kurumlar, kuruluşlar, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, resmi yarı resmi, özel ve tüzel kişiler devletin varlığı, halkın refahı, toplumsal gelişimin ileri ve medeni seviyelerin üst aşamalarına vardırılması için çalışırlar bunun için uğraş verirler. Monarşi, dikta rejimlerinde, tek adam idarelerinde sayılanlar, sadece kişilerin ve ailelerinin varlığına varlık katması, depdede ve saltanat içinde yaşarak hüküm sürmelerini sağlar. Türkiye idari koltuklarında oturanların hayal ettikleri budur. Osmanlı idarecilerini her vesile ile ataları sayanlar, adına yeni Osmanlıcılık dedikleri bir hayal ile hayal dünyasında yaşıyorlar.

Önümüzde ki, iki yıl içinde önemli seçimler yaşanacak. Halkın önüne açılım ve saçılım diye koydukları safsata manzumesidir, aslında tavuk kovalar gibi kaçılın! Demektir. Türkiye seçicileri bunların farkına varır, politikacı yerine siyaset adamı seçmeyi başarır, olumsuzluklara çağrı yapan ne kadar kanun varsa bunları değiştirir, çarpık seçim sistemini çarpıtılmamış hale getirir, yüzde 10 barajını kaldırıyoruz teranesi ile bir başka çarpıklığa neden olarak iktidar olma hallerini sürdürmeye çalılanların frkına varır ve bunların sahip olduğu zihniyet ile kendilerini ülke idaresinden kovmayı başarırsa, Türkiye ileri milletler yanında yerini alır, hak ettiği mutluluğu ve esenliği yakalar. Yeterki Cumhuriyet çocuklarından oluşacak gerçek demokrasi aşığı seviyeli ve seceresi belli siyaset adamlarını ulusal birlik ve bütünlük için Türkiye idaresinde var edelim.

04.10.2013
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.