Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.10.13, 22:51   #1
Jazz
Uzman Üye

Jazz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Yaş: 47
Konular: 76
Mesajlar: 1,118
Ettiği Teşekkür: 6897
Aldığı Teşekkür: 4932
Rep Derecesi : Jazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura aboutJazz has a spectacular aura about
Ruh Halim: Yalniz
Jazz - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Rolleri İçin Bunları Yaptılar





Nicole Kidman 2002'de kendisine Oscar getiren The Hours (Saatler) filminde, zamanının en ünlü kadın yazarlarından, psikolojik sorunları nedeniyle 1941'de hırkasının ceplerine taşlar doldurup evinin yakınlarındaki nehire atlayarak intihar eden Virginia Woolf'u canlandırmıştı. Yapılan usta makyajla, pek de güzel sayılmayacak ünlü yazara neredeyse tıpatıp benzetilen güzeller güzeli Avustralyalı aktris, solak olmasına rağmen sağ elle yazı yazmayı öğrenmişti bu rolüne hazırlanırken...








2004 tarihli The Machinist filminde Christian Bale'i tanıyabildiniz mi? 1.88 boyundaki aktör bu filmdeki rolü için 55 kiloya kadar inmişti...






1994 tarihli Speed (Hız Tuzağı) filminde bomba yüklü otobüsün zoraki şoförü Sandra Bullock, bu filmdeki rolü için ağır vasıta ehliyeti almıştı...







1976 tarihli Taxi Driver (Taksi Şoförü) filminde Vietnam savaşından dönmüş bir taksi şoförünü canlandıran ve kariyerindeki en çarpıcı karakterlerden birini yaratan Robert De Niro, rolüne hazırlanmak için uzun bir süre New York sokaklarında taksicilik yapmıştı...








Nicholas Cage 1988'de oynadığı Vampire's Kiss (Vampirin Öpücüğü) filminde canlı canlı bir hamamböceğini yedi; bu sahnede oyuncunun, yapım şirketini tam bir milyon dolara malolacak bir görsel efekt harcamasından kurtardığı söyleniyor...









1991'de oynadığı Terminator 2'de bilimkurgu sinemasının kült kadın karakteri Sarah Connor rolünü devam ettiren, filmde ağır silahlar kullanan ve on yıl gerillalarla takılmış bir kadını oynayabilmek için on üç hafta boyunca, haftanın altı gününü halter kaldırarak, aerobik çalışarak ve komando eğitimine tabi tutularak geçiren Linda Hamilton, filmin çekildiği yıl 35'inde olmasına rağmen seyirciyi senaryo gereği 29 yaşında olduğuna ikna etmekte zorlanmamıştı...







1993'de The Piano filminde canlandırdığı sağır dilsiz Ada rolü, bu rol için işaret dilini öğrenmek zorunda kalan Holly Hunter'a başta Oscar olmak üzere dünya çapında saygın pek çok sinema ödülünü kazandırmıştı. Bu rol, sinema eleştirmenlerince beden dili oyunculuğunun en sağlam örneklerinden biri olarak kabul ediliyor...









Holly Hunter, The Piano'dan iki yıl sonra Copycat filminde San Fransisco şehrinde bir seri katilin peşinde iz süren bir polis müfettişini canlandırmış, bu rolü için şehrin polis departmanında görevli polis ekipleriyle gece gündüz devriyelere çıkmıştı. Amerikalı aktris bu tecrübesini: "Müthiş bir deneyimdi; hayatımda hiç bu kadar polisi bir arada görmemiştim." şeklinde yorumlamıştı...








1975 tarihli One Flew Over the Cuckoo's Nest (Guguk Kuşu) filminde Jack Nicholson, bir akıl hastanesinde gaddar bir hemşirenin temsil ettiği bozuk düzene karşı gelen bir hastayı canlandırmış, kendisine Oscar getiren bu rol için haftalarca bir akıl hastanesinde akıl hastalarıyla beraber kalmıştı. Ünlü sinema dergisi Total Film'e göre Nicholson'un bu filmdeki oyunculuğu en iyi 200 oyuncu performansı listesinde birinci sırada yer almıştı...







1988'de oynadığı Gorillas in the Mist (Sisteki Goriller) filminde Sigourney Weaver, hayatını goriller ile ilgili yaptığı araştırmalara adayan ve 1985'de kaçak goril avcıları tarafından vahşice katledilen araştırmacı Dian Fossey'i canlandırmış, kendisine Oscar adaylığı ve Altın Küre ödülü getiren bu rolde, Dian Fossey'in görünümünü kazanabilmek için haftalarca banyo yapmamış, kendine has o çatlak sesini yakalayabilmek için de her gün yüz dal sigara içmişti...








Charlize Theron, 2003'de kendisine Oscar getiren Monster (Cani) filminde, 1989 ve 1990'da beş kişiyi öldürmek suçuyla, lezbiyen sevgilisi tarafından ele verilerek yakalanan, ölüm cezasına çarptırılan ve 2002'de idam edilen otoyol fahişesi Aileen Wuornos'u canlandırmıştı. 1975 Güney Afrika doğumlu aktris, Wuornos'a fiziksel olarak benzeyebilmek için yediği paket paket cipslerle hayli kilo almış ve kaşlarını kazıtmıştı...








2001'de Helen Fielding'in çok satan romanı Bridget Jones's Diary (Bridget Jones'in Günlüğü)'nün filmi çekileceği duyulduğunda İngiltere'nin saygın aktisleri adeta sıraya girmiş ama rol o yıllarda 32 yaşında ve yeni yeni tanınmaya başlayan bir oyuncu olan Teksas doğumlu Reneé Zellweger'a gitmişti. Oscar adaylığı ve Altın Küre ödülü kazandığı bu rolü için özel bir pasta diyeti ile hayli kilo almıştı oyuncu. Ancak asıl takdir edilmesi gereken, bir lehçe uzmanıyla çalışarak Amerikan aksanını İngiliz aksanına çevirmesiydi...





__________________
Küçük hırsızlar el feneri kullanır, büyük hırsızlar deniz feneri...

Jazz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Jazz'in Mesajına Teşekkür Etti.