Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.10.13, 07:11   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21564
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Sürüden ayrılanı kurt kapar

SÜRÜDEN AYRILANI KURT KAPAR
Başlıktan da anlaşılacağı üzere, olayların din ve siyaset dahil belli inançların kitleler içinde yayılmasına, bu yayılmanın toplumsal psikoloji metotları sayesinde olmasına, belli bir görüş ve düşüncenin insan kitleleri üzerinde kabul ettirilmesine, kabul ettirilen tüm oryantalist fikirler ile insanların istenilen noktada sevk ve idaresine “sürü psikolojisi” denilmektedir. Sürüden ayrılanı kurt kapar sözü bir halk deyimidir.
Sürü derken, genelde koyun ve diğer hayvanların topluluğu akla gelmekte, sürüye lider olan hayvanların sürüye yön verecek hareketleri, sürü bireylerinin bir arada hareketi ile tekrar edilmekte tekrarı yapılan hareketlerin sürüye vereceği zararlar bireyler tarafından algı dışı kalmaktadır. Önemli olan bireylerin zarar ve ziyan hesabı yapmadan savunulan düşünce ve hareketin sorgulamasız savunucusu ve eylemler de militanı olmaktır.
Sürü politikası Mucidi olarak bilinen Dan Rice isimli Amerikalı bir Palyaço 1848 yılında bando eşliğinde araba üzerinden yaptığı palyaçolara özgü komiklikler ve literatüre giren “Bandowan Effect”= Bando Arabası etkisi olarak kabul edilmiştir.
Günümüzde adına cazgır denilen çimen üzerinde yapılan yağlı güreşlerde güreşçileri tanıtan adam! Spor müsabakalarında özellikle futbol oyunlarında halkı galeyana getirip, belirlenmiş ve veya spantone gelişen sloganları topluluğa tekrar ettiren adam! Miting alanlarında genelde siyasetçilerin övülmesi, yüceltilmesi, büyüklüğünün ve azametinin anlatılması için sarf edilen kelimeler dizisi, sonra; ülke seninle gurur duyuyor, partimiz seninle gurur duyuyor, Türkiye seninle gurur duyuyor teraneleri ile beş para etmez niteliksiz insanların kurtarıcı yerine konması, böyle olduklarını ifade için yırtınan adam! Sürü politikasına katkı sağlayanlardır.

Sürü politikası; bireylerin düşünceye angaje olması, ardından hakim kılınan düşünce ile, bir görüşün, bir anlayışın, bir kişinin, hatta kabul edilemez dini bir sembolün örneğin türban gibi bir ritüelin kabul ettirilmeye çalışılması gibi ortak görüşlerin ortak adamlar tarafından gurup çalışmaları ile yönlendirilmesi, günümüz Türkiye parlamentosunda özellikle Salı günleri yapılan gurup toplantılarında örnekleri görülmektedir.
Sürü psikolojisi başarılı olursa, bu başarının altında guruplar halinde ve sadece bir il bazında değil bir ülke bazında başarı yakalanır. Nice faşist düşünce sahipleri, doktrin sahipleri hep bu metodu kullanarak toplum üzerinde etkili olmuş politikacı denen, anlayışımıza göre sadece kendi şahsi çıkarları için diyet borçları yaptığı kişi ve zümrelerinde çıkarlarını en üst seviyede korumak amacıyla astronomik rakamlar harcayarak politikacı oluyorlar içlerinde siyaset adamı olanlar ise parmakla gösterilecek kadar az!
Türkiye son 11 yıldır bunları yaşadı, bir mağdur edebiyatı, bir insan hakları ihlali, bir inanç konusu edebiyatı işlendi, tek tip, tek model, tek renk çizgiler içinde türbanlar bağlandı, bağlayan bayanlar sürü psikolojisi neyi emret di ise onu yaptı, yaptığı hareketin kadın onuru ile ne kadar bağdaştığını, gerçek manada inandığı din bunu emrediyor mu? diye düşünmeden başını bağladı.
Gözleri aydın olsun andımız ile birlikte türban dedikleri dinin, namusun, ahlakın, faziletin, insani erdemin nişanesi ve göstergesi kabul edilen çaput parçası türban! Türkiye’de hakim kılındı ve laik Türkiye Cumhuriyeti yerini fiilen din devleti olmanın aşamasına terk etti. Bu terk ediş çirkin politika, aymazlık ve sürü psikoloji ve sürü politikası ile hakim kılınmıştır.
Siyasi akımlar, demokrasi ve evrensel insan hakları manzumesi ile uyuşmayan fikirler, ayrımcı, Vandal, Şövenist, din eksenli totaliter ve otoriter idari yapıdan yana olanların düşünceleri sürü politikası, sürü psikolojisi ile hakim kılınabilir. Türkiye’de ise böyle olmuştur. Aslında Türkiye’nin idari koltuklarında oturanların ne sürü politikasına nede psikolojisine akli ferasetleri yetmez onları bu konuda yönlendiren işbirlikçi emperyalist sözüm ona dost geçinen müttefiklerdir, planlarıdır.
Şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim. Bizler niçin türban denilen baş bağına karşıyız? Atalarımız olan analarımız, bazen adına yemeni, bazen yaşmak, bazen ferace, bazen tülbent, bazen baş karası, bazen eşarp denilen baş bağı bağladılar. Ama bunların hiç birisi saçı göstermeme ve kutsal sayma adına yapılmadı. Türkiye % 99.99 u Müslüman kabul edilen bir ülke, Müslüman olanların tek kutsal kitabı Kur’an! Ne kutsal kitap sürelerinden Nur suresi 31 ayeti ne Ahzap Suresi 54 Ayeti saçın kutsal kılınacağına dair amir hükümler değil! Kaldı ki, bu Ayetler emir değil tavsiye mahiyetindedir. Bunun için karşı çıkarız. İslam’da saçı sakalı urbayı kutsama diye bir olay, azizlik, şekilcilik yoktur.
Şunu için karşı çıkarız; Türkiye Cumhuriyeti devleti kuruluş felsefesinde laik bir devlettir, devrim kanunları ile bir takım kılık ve kıyafetlerin giyilmesi kaldırılmıştır. 1971 li yıllarda Türkiye hayatına sokulan türban, siyasi ve dini simge ve üniforma olarak nitelenmiştir. Bunun için karşı çıkarız. Olayın din ve vicdan hürriyeti ile ilgisi alakası yoktur. Herkesin inancında hür olmasını, hür şekilde istediği ibadeti, istediği ibadethanede yapmasından yana tavır koyar savunuruz. Ama türban değil! Türbanın sürü politikası ve psikolojisi ve bu gün itibarı Türkiye’yi getirdiği noktayı iyi anlamamız lazımdır.
Kendi milli kararlarını başkalarına aldıran işbirlikçi bir hükümet ve onun başbakanının ülkeye verdiği vereceği zararları görmemek için bakar kör olmak lazım. Sonumuz hayrola.
10.10.2013
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla