Tekil Mesaj gösterimi
Eski 14.10.13, 20:04   #1
Deniz
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 389
Mesajlar: 3,914
Ettiği Teşekkür: 14441
Aldığı Teşekkür: 15355
Rep Derecesi : Deniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği var
Ruh Halim: none
Standart Insanlığa çağrı!

İnsanlığa Çağrı!





Bazılarının arzuladığını biliyorum… Ama beyaz atımla aranızda dolaşıp, kılıçları havaya kaldıracak cümleleri kuramam! Katiller değil, yeryüzü çocukları yürümeli benimle… Çünkü bu film… başka türlü değişemez!!! Hiçbirinize zaferi vaat edemem... Çünkü zafer biziz, özgürlük içimizde!


Ele geçirilecek bir saray, alınacak kelleler yok önümüzde…

Ama devrilecek krallar ve orduları var!

Tüm Dünya’da…

Şahidim: Canları Cehenneme!

İlahi adalete bir kez, şüphesizce güvenin ve buradaki mücadelenin gereğini yerine getirin bu gün! Ya da susun sonsuza kadar! Özgür irade…. Zaman: Şimdi… Gerçek isyanın vakti!

Sistemin tüm çarkları durmalı! Oyunda yalnız kalmalılar önce… Monopoly’nin zarlarını atın elinizden! Tabu’ya son verip, kum saatiyle panik olmayı bırakın! Gerçeğiniz gibi olun, rolleri terk edin, maskeleri atın! Ekonomilerine, sistemlerine, krallara hizmet edecek bir şey yapmayın! Gerekirse işsiz, zorda, aç kalın… ama bilin... bunu göze almadığımız sürece farksızız siyahtan! İtaatsizliğimizle… Satranç kurallarını yok edeceğiz şimdi! Piyon gibi kullanılmaya, at gibi koşturulmaya, fil gibi tıkınmaya, kalelerde yaşayıp veziri doyurmaya… Şah’ı korumaya son!

MAT değil, TAM zamanı!

Bazıları arınmak için gelir Dünya’ya…

Bazıları… kirlenmek için!

Ben… İKİNCİSİYİM!

Melekler de öfkelenirler! Gökler, öfkelenir… Denizler, öfkelenir… Tanrıça, öfkelenir!!!

Öfke bir kirdir! Haklı öfke… çamur gibi, is gibi, doğal ve geçici bir kir…

Yüce olanın kalbinde af, her zaman olabilendir! Ama önce… suçun sona ermesi gerekir! Suçların kabullenilmesi!!!

Evet, kızgınım!

Ama barışçı olan… Barışa engel değildir, isyan! Ve zaman zaman… Adaleti aramak için kirlenmek gerekir! Yıkanma vakti gelecektir öfkeden… Ama kardeşlerimin yüzüne bastırılan postallar çekilmedikçe… Ormanlarımdaki yangın dinmedikçe… arınmaz içimdeki is, yüzümdeki çamur! Böyle bilin beni! İsyanım dinemez! Irmağımda, kurban kanı… toprağımda kazma… ellerimde kelepçe… ruhumda o sevgili seslendikçe… ve sevenler birleşemedikçe!!! Ellerim ara veremez!!!! Yazmam gerek! Kaydetmeliyim yaptıklarını! Ve taptaze umutlarımızı… üflemeyi sürdürmeliyiz rkalplere! Bilmeseler de… içlerine dolacağız azar azar! Her yeni gün… biraz daha… daha…

Şahidim: Gelecekte barış şarkıları söylenir uygarlığımızda! Duydum, gördüm, hissettim vadimizde milyonları! Neşeli toprağıma dokundum! Ama mücadele zamanı! Şimdi! Burada! Yaşam Ağacı için! Vatan için! Onur için! Adalet için! Gidenler ve kalanlar için! ‘YÜCE OLAN ’IN AŞKI İÇİN… İSYAN VAKTİ!!!!

Kurtuluş adına… Göklerden gelecek bir PRENS bekleniyordu, tam da bu zamanlarda… Göklerin de insanı beklediği gibi… Bir gün olsun, uyutmadı Melekleri bu düş! Tanrıça, hep bu anı düşledi! Bekledik… Ve geldim! Beklenenin siz olduğunu söylemeye! Sonsuzda ‘Kurtuluş’u planlayan, Yüce Ağacın altında ve içinde olan parçalar… yeşil vadide çimenler üzerinde bu anıları izleyen… ve aynı zamanda Dünya’da olan, biziz… Ben, sizim! Ve öfkeliyim! Ah çok gerginim! Anlık bu kadar sıçrama yeter sonsuzun raylarına! Makası değiştirip Dünya’ya dönelim… alışın buna… köşesi yok kalemin… arzum gibi ifade edemez, ben… yalnızca siz olursam… birleşemez iki evren! Hadi söyleyin Dünya’da…

Allah onlara belalarını verir mi dersiniz?

Şüpheli misiniz?

“Onlar cehennemliktir!” dersiniz… Şüpheniz olmasın! Ama kim onlar??! Bizden geriye kalanlar… suçlarına ortaklık etmediğimiz, düşlerine hizmet etmediğimiz, karşı geldiğimiz halde bize dayatanlar, zorbalığa devam edenler, kimler?

Bunun açığa çıkması, ifadesi gerekmiyor muydu önce? Öyle iç içe geçmişiz ki… İnsanı paraya, güce esir eden, sistemine köle yapan, betonlar arasında yaşatan, komşuyla yarıştırıp, kardeşleriyle düşman eden, Dünya’ya sınırlar çizip, krallıklar dayatan, fakirleştiren, köleleştiren kimlerdi?

Bunun cevabını… onlardan olmadığınızı göstererek vermeliyiz şimdi! Çünkü tüm cevapların oluşmaya başladığı zaman şimdi!!!

Önce… itaatsizlik etmeliyiz sistemlerine! Bize ait olmayan her şeye! Evet, ifade ve eylem önemli… Ama yalnızca medyalarda, pankartlarda değil… yaşamın her alanına, her anına yazmalıyız bunu! Suça ortaklık etmeyi tam olarak bırakıp, onları terk ederek… onlar gibi yaşamayı istemediğimizi göstermeliyiz! Varoluşa hakkımız olduğunu!

31 Mayıs’tan önce birçoğumuzun tek kaygısı, ne yiyeceği, nerede gezeceği ve ne alacağıydı! “Dünya’ya ne verebilirim?” değil… “Ne alabilirim Dünya’dan?”… Şimdi yeni düşlerimiz, arzularımız var… ifade ediyoruz… erdem, onur, aşk, adalet, kardeşlik, sevgi, canlılık, dirilik, yeşillik… Onları çok korkutuyoruz! Diriliyoruz meydanlarda! Ya yaşamda? Kimdir onlar? Gösterin! ‘Ayna’ nın diğer yanında onları canlandırmadan, sizi göstererek!!! Ne olmadıkları bildirerek… İnsanlığı, tüm zamanlarca varolmuş en büyük sanatı, ‘Aşk’ı göstererek!

Kralların işlerini görüp eve dönerek, akışı değiştirmeden, akışa nasıl direneceğiz? Olasılıksız olmalıyız! Kural dışı… az görülen… mucize!

Kurumlar, koltuklar, zorunluluklar değişmedikçe, sokaklardaki zorbalar değişebilir mi? Deneyelim… Görelim, kaçımızın daha canı yanacak?..

“Üç günlük Dünya! Dilediğin gibi yaşa”… Öl yine gel… yine… yine… kaç tekrar olduğunu düşünelim filmde! Makas değiştirelim… Cennetteyiz hala… Kusursuz bir düşte… Bu gün, 3. Gün! Perdenin diğer yanında… öykünün ortasında… Aşk Ve Barış Festivali yakın! Irmakta neşelenme saati…

Ama önce haklı bir AĞAÇ gibi… YEŞİL ÖFKE vakti!

Kalk yerden İnsanlık!

Taşın altına herkesin eli girmeli bu defa!

Zorbalar da, gamsızlar da… aynı safta!

Bu, “Kurtarılacaklar” filmi değil!

Çarmıhta da burada, çimenlerde!

Kurtuluş ya şimdi! Ya… şimdi!

SEVGİYLE… SEVGİLİYLE DİREN!

KARDEŞLİKLE, DOSTLARLA DİREN!

Bizi kurtaracak budur! Onlardan farkımız: Yüceliğe sadakatimiz, zorbalığa isyanımız!

Eller, dudaklar, kalpler birleşmedikçe… susturulamaz caniler!

Öfkeliyiz! Haklıyız!

Sevişe sevişe kazanacağız!

Aşkla…

Direne direne… sevişeceğiz!

Ya hep beraber ya hiçbirimiz!


Yazan/Şule ERDEM
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti.