Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.10.13, 21:33   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Güven Bunalımı

GÜVEN BUNALIMI

"Hiç bir zaman, tüm güveninizi karşınızdakine vermeyin! Zayıf zamanınızda silah olarak kullanır. Mertse sizi korur, Namertse çevirir sizi vurur!" Diyen toplum fertlerimiz var.

Toplumumuzda maalesef bu anlayışlar da geçerli. Bu anlayışlar çerçevesi içinde kalıp, a sosyal yaşayan, Apt'da otobüste, Trende, Vapurda, cadde de sokak ta, alış veriş merkezlerinde, sinemada Tiyatroda tribünde, piknikte herkese kuşku ile bakan, güven bunalımı içinde olduğundan sosyal insan statüsüne çıkamayan, dostluk ve arkadaşlık ilişkilerini bir türlü beceremeyen, bu nedenle ne sivil toplum kuruluşlarında ne derneklerde, ne partilerde görev alamayan üye olamayan, azıcık aşım kaygusuz başım deyip, etrafına karşı duyarsız, neler yaşandığının farkında olmayan, olsa bile adam bana ne, dünyayı ben kurtaracağım diyen, milyonlarca sessiz! "

"Ne kadar güveniyorsan o kadar güvenilirsin" İnsanları aslında bu anlayışa mahkûm etmemek lazım. İnsani erdemler ile donanımlı çoğunluk! İş kurarken, ortak alırken, çalışırken çalıştırırken, eş ararken, evlenirken birbirlerine güven duymak zorundadır. Sonsuz güvenleri kötüye kullanıp insanın evini başına yıkanlar yok değil, tıpkı imam Recep Tayyip hazretlerine güven duyulduğu gibi. Güveneceksin ama oto kontrol sistemini de elden bırakmayacaksın.

En büyük hatamız güvenerek Türkiye Cumhuriyeti devletini idare etsin diye oy verdiğimiz ve yürütmenin başına getirdiğimiz adam 11 senedir ev yıkan olmuştur. Niçin? Oto kontrol sistemini bir türlü çalıştıramadığımız için. STK ları layıkı veçhile çalışabilseydi bir oto kontrol sistemi kurulur imam Recep Tayyip canının istediği gibi at oynatamazdı.
Meselenin özü Güven idi. Güven bunalımı yaşandığında her şey tersine döner, ağzınızdan çıkanlar, güvenerek karşıya söylenmiş, halk arasında vurgusu yapılmış olan "söyleme sırrını dostuna söyler dostunun dostuna." Bu ifade güven duygularını aşar dedikodu ve İslam öğretilerinde yerini bulan "GIYBET”E dönüşür. Dedikodu toplumu kemiren toplumsal kanserdir. Gıybet etmek İslam dininde ölü eti çiğnemekle eş tutulmuştur.

Güven duygusu bunalımı, dedikodu, gıybet çok yuvaların yıkılması, çok işyerlerinin çökmesine, çok ocakların sönmesine hatta devletlerin çökmesine neden olmuştur. Güven ve güvensizlik bu iki olumlu ve olumsuz gerçek olarak toplumların kendileri tarafından yaratılmaktadır.

Gıybet başka şey, Recep Tayyip gerçeği başka şey. İşte Recep Tayyip gerçeği ve marifetleri.
Sayıştay diyor ki:

Devlet kontrolden çıktı, harcamalar denetimden kaçırılıyor, hükümet hesap vermiyor. tüm milli bütçeyi adeta örtülü ödenek gibi kullanmaya kalkıyor. Ben bilirim, ben harcarım ben istediğimi yaparım çünkü bana güvenenler oy verdi diyor... İmam hazretleri!

Anayasa ve yasalar gereğince, bütçenin yasalara uygun harcanıp harcanmadığını, harcamaların muhasebe kurallarına uygun bir biçimde kayıtlarının tutulup tutulmadığını, harcamalarda yolsuzluk yapılıp yapılmadığını gösteren raporlarını bütçe kesin hesabıyla birlikte Meclis’e gönderiyor. Sayıştay’ın 2012 yılına ait TBMM" ye gönderdiği raporlarında; Kendilerine mali rapor ve tablolar ile ilgili bilgi ve belgeler verilmediği gerekçesiyle söz konusu kurumların denetlenemediği ifade edildi. AKP Hükümetince; harcamalarının ve faaliyetlerinin incelenmesine izin verilmeyen devlet kuruluşları ve bakanlıklar şunlardır:
 
Başbakanlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Ekonomi, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıkları, GAP, Gelir İdaresi Başkanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Kalkınma ve Maliye Bakanlıkları, MGK Genel Sekreterliği, MİT Müsteşarlığı, Milli Savunma, Sağlık, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme bakanlıkları, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Kültür ve Turizm, Dışişleri, Bilim Sanayi ve Teknoloji ile Milli Eğitim bakanlıkları... Geriye ne kaldı acaba? Bu bütçenin harcama hesapları görülmeyecekse meclise niye gönderiyorsunuz? Kendiniz çalın, kendiniz oynayın!


Aslında meselenin özüne birazda buradan bakalım, bir siyasi heyet geliyor karşınıza siyasi erginliğe henüz ulaşmadığımız için, gelen heyetin hayata dair plan ve projelerini incelemeden gelenlerin siyasi parti tüzüklerini incelemeden, kişilerin kaşı gözü boyu posu, birazda medyatik ise, azıcıkta fotojenik ve iyi resim veriyorsa veriyoruz oyu. Ondan sonra oy vermeyenle birlikte Marmara çırası gibi yanıyor millet bazende çayda çıra oynuyoruz tıpkı imam Recep Tayyip Erdoğan’a verilen toplumsal yanılgı oyları gibi

Büyük Atatürk "TÜRK ÖVÜN, ÇALIŞ GÜVEN" demiştir. Büyük Atatürk aslında kimlere güvenileceğini çeşitli konuşmalarında ve Nutuk kitabında belki 500 kez vurgulamıştır. Başımıza gelenler Atatürk’ün portresini çizdiklerine değil çizmediklerine güven duyduğumuzdan geliyor.


22.10.2013
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.