Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.10.13, 12:06   #1
BilinçAltı
Üye

BilinçAltı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 16
Mesajlar: 38
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 146
Rep Derecesi : BilinçAltı Karimasını arttırmak için doğru yerdeBilinçAltı Karimasını arttırmak için doğru yerdeBilinçAltı Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Heavy Metal'de Amaç ve Denge

Öncelikle şunu çok iyi bilmemiz gerekir ki Heavy Metal’in amacı hiçbir zaman sabit bir amaç olmamış ve 70’li yıllarda, 80’li yıllarda, 90’lı yıllarda olmak üzere çeşitli değişimlere uğramıştır. Örnek verecek olursak 60’lı yıllardan 70’li yılların sonuna kadar Heavy Metal felsefesi gençleri etkilemeyi ve adeta bir devrim yapmayı planlamıştır. Ve Black Sabbath, Judas Priest, Dio… gibi efsanelerle bu amaç oldukça başarılı elde edilmiştir.



80’li yıllarda Heavy Metal’e adeta yepyeni bir soluk veren Iron Maiden ve Manowar gruplarının da Heavy Metal davasına yaptığı tesir tartışılmazdır. Özellikle Manowar Heavy Metal’in Amerikan coğrafyasında yayılmasına büyük bir katkı sağlamıştır. Ama tabii ki hiçbir şeyin kusursuz olmayacağı gibi Heavy Metal’in de işleri tam tıkırında gitmeyecek ve önüne engeller çıkacaktır. Zaten çıkmıştır da… Bu müthiş Heavy Metal cereyanı ile adeta bir şok yiyen MTV piyasası yediği şamarın farkına 80’li yıllarda varabilmiştir. Artık gençler; kendilerini genç kızları ******liğe, genç erkekleri de ****liğe özendiren popüler bir piyasanın yıllardır kandırdığını anlamış ve bu yozlaştırmanın karşısında durabilecek yegâne güç olan Heavy Metal’in ihtişamını keşfetmişlerdir. İşte gençliğin bu hatt-ı hareketi MTV’ ye vurulan ilk darbe olmuştur. Ve MTV hemen bu hareketi durdurmak isteyecek ve bunun için çeşitli yordamlara başvuracaktı. Hiç şüphesizdir ki bunu yapabilmesi için kendine bir düşman belirlemesi ve onu yok etmesi gerekecekti; ve bu düşman da nihayetinde belirlenmişti: HEAVY METAL!!!

MTV 1982’de yapacağını yapmış ve Billboard listelerine 7 numaradan giren ve Heavy Metal’in ismini en güçlü şekilde duyurabilmeyi başarabilen Iron Maiden’ın The Number Of The Beast albümünün başarısından sonra Iron Maiden’a Satanist damgasını vurmuştur… Heavy Metal’e vurulan bu ağır darbenin etkisiyle Heavy Metal’in zarar göreceği tahmin edilmiştir ama aksine Heavy Metal hırsı daha da artmış ve büyük bir ekseriyet kazanarak daha da güçlenmeye müheyya hale gelmiştir. Tıpkı Sokollu Mehmed Paşa’nın sakalı kesme, kolu kesme örneğinde belirttiği gibi. Buna 80’li yılların ortalarında çıkan Helloween, Savatage… Gibi grupları örnek verebiliriz. Artık MTV Heavy Metal’in bir numaralı düşmanı olmuştur ve Heavy Metal piyasaya atılana kadar da olmaya devam edecektir. Kısacası daha önceden de belirttiğimiz gibi Heavy Metal’in amacı 80’li yıllarda ilk değişimine MTV darbesiyle uğramıştır. Amaç: Heavy Metal’in satanizm’le bir bağıntısı olmadığını göstermek ve gençlerin de bu kötü yola sevk edilmesinin Heavy Metal yordamıyla sağlanmış olması tortularını kırmaktır. Bu amaçtan ötürü Heavy Metal sıkıntılı günler yaşamış ve maalesef birçok ülkede yanlış anlaşılmalara sebep olmuştur. Bazı İslam ülkelerinde de bunun için Heavy Metal dinlenmesi yasaklanmıştır.

Heavy Metal’e vurulan bu ağır damgadan ötürü Heavy Metal camiası, üstüne atılan bu lekeyi nasıl temizleyeceğini düşünürken tam o sırada Black Metal adında sapık bir tür türeyivermiştir. Bu kimliği belirsiz Metal türünün türemesi MTV’nin eline büyük bir koz vermekle beraber MTV’nin Heavy Metal’i kötülemesi için önünü açmıştır. Ve Black Metal sendromundan sonra da Heavy Metal artık iyice zayıflamış ve toplumun gözünden düşmüştür. Aslında önemli olan Heavy Metal’i bütün toplumun sevip sevmemesi değil, Heavy Metal’in var olan çizgisinde yürüyebilmesidir. İşte asıl sorun da zaten Heavy Metal’in mevcut çizgisinin önüne taş koyulmuş olmasıdır. Vel hasılı, Heavy Metal davası bu zorlu sınavını atlatmış ve ilk kıvılcımının etkisinin bir hayli sönmesine rağmen yine de çizgisini zor da olsa muhafaza edebilmiştir. Artık 90’lı yıllarda Heavy Metal’i verimsiz bir normalleşme bekliyordu…
90’lı yıllarda insanlar yavaş yavaş Black Metal’le Heavy Metal arasındaki çizgiyi ayırt edebilmişlerdir ama Heavy Metal’e beslenen ön yargılar hala daha devam etmektedir. MTV piyasası 80’li yıllarda Heavy Metal’e vurduğu ağır darbelerden sonra bu davayı yok edemeyeceğini anlamış ve Heavy Metal’e karşı piyasayı savunmaktansa Piyasayı hoş göstererek Heavy Metal’in yanındaymış gibi görünmeye çalışmıştır. Bu kurnaz hareketin karşısında Heavy Metal’in de yeni amacı nihayetinde belirlenmiştir: Heavy Metal’i piyasanın içine sokmamak!

MTV’nin Heavy Metal’e karşı yumuşama hareketine karşı icra edilmesi gereken tek maslahat Heavy Metal’i piyasadan mümkün olduğu kadar uzak tutmaktır. Ama ne yazık ki bu piyasa akımına 1983’ten bu yana Heavy Metal davasını ciddiyetle yürüten Metallica kendini kaptırmış ve Heavy Metal davasını adeta satmıştır! Bu aksi yönelmenin Heavy Metal’e bir zayiatı olup olmadığı tartışılır ama Heavy Metal dünyasında Metallica’nın piyasalaşması, üzerine kitaplar yazılacak bir mevzubahistir bana göre. Çünkü Metallica, MTV’nin de büyük desteğiyle Metal müzik deyince akla gelen ilk grup olduğu için Heavy Metal’in yeni başlayanlar için adeta bir ekolü haline getirilmiştir. Metallica ekolünden sonra da Heavy Metal’in gerçek ekolleri unutturulmak istenmiş ve Heavy Metal rüyası tarih sayfalarına karışmaya yaklaşmıştır…

50’li yıllarda Blues Müzikle temellerini atan Heavy Metal 90’lı yıllarda her şeye rağmen yoluna devam etmekteydi. Unutulmaması gereken bir husus da bu yıllarda Heavy Metal’in ülkemizde müthiş bir şekilde tebliğ-i teceddüt etmesi (yayılması) dir. O yıllarda Whisky, Pentagram, Kronik, Metalians, Metafor… Gibi efsaneler Türkiye’de Heavy Metal ruhunu müthiş bir şekilde yükseltmiş ve Türkiye’yi Metal camiasında önemli bir konuma sürüklemiştir. Heavy Metal, daha önce de söylediğimiz gibi her şeye rağmen yayılmakta ve her şeye rağmen 80’li yılları fanlarına aratmamaktadır. Rock festivallerinin kapsamlılaştırılması, yeni Heavy Metal gruplarının hızla çoğalması buna örnektir. Ama tabii ki Heavy Metal’in hala daha dimdik ayakta durmasını sindiremeyenler yeni yeni şeytanlıklara başvuracak ve Heavy Metal kültürünü, Heavy Metal medeniyetini yozlaştırmak için ellerinden geleni yapacaklardır. 97’li yıllarda hafiften hafiften beliren ve küreselleşme kavramının getirdiği piçliğin adeta canlı timsali olacak olan bir müzik maalesef türemeye başlamış ve 2000’li yıllarda gitgide etkisini çoğaltacaktır. Bu müzik, rap ile Metal müziği sözde harmanlayarak yeni bir Metal türü oluşturan ama Metal’le hiçbir alakası olmayan bir müzik türüdür… Nu-Metal…


Mehmed Akif Ersoy bir şiirinde diyor ya: “Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil…” işte Mehmed Akif’in 1900’lü yıllar için düşündüğü şey aynen 2000’li yıllarda Heavy Metal’in başına gelmişti. Heavy Metal bu sefer tahammülü bile olmayan bir müzik türüyle karşı karşıyaydı. Nu-Metal adını verdiğimiz, piçlere hitaben icra edilmekte olan bu müzik Heavy Metal’in önündeki yeni bir engel olmuştur ve Heavy Metal’in artık bugün de hala daha mevcut olan yeni görevi belirlenmişti: Nu-Metal belasına karşı Heavy Metal ruhunu diriltmek!
Naylon temellerini korn, slipknot, linkin park, coal chamber… Gibi gruplarla 97’li yıllarda atan ve 2000’li yıllarda gençliği adeta narkozu altına alan bu Nu-Metal adlı müzik türü tamamiyle Metal müziği yozlaştırma amacını gütmüş ve güttüğü bu yolda da MTV’nin desteğini sonuna kadar almıştır. MTV piyasasında bütün popüler kanallarda bahsi geçen Nu-Metal gruplarının klipleri yayınlanmıştır. Billboard listelerinin ilk 15’ine bile giremeyen Nu-Metal albümleri ne hikmetse ilk 10’a sokulmuştur. Bütün bunlar Heavy Metal’e karşı Nu-Metal’e teşvik amaçlı yapılan oyunlardır.

Ve nihayet günümüzde Heavy Metal’in karşısında kazık gibi dikilip duran sorun da maalesef Nu-Metal sorunudur. Bu soruna yazımın ikinci bölümünde devam edeceğim. Ama daha önceki yazılarımda Nu-Metal belasına karşı Heavy Metal’ciler olarak neler yapacağımızı anlattığımı hatırlatırım.

“…Olay tamamen ruhta bitiyor. "Bildiğimiz ruh ölüdür ama Heavy Metal ruhu canlıdır." Peki ya bu ruh nasıl canlandı? Bu ruha kimler can verdi de bu müzik bugünlere kadar geldi... Heavy Metal’i bugünlere getirenler bu ruhu öyle zorluklardan sıyrılarak canlandırmamışlardır. Şunu unutmayın ki 70-80'li yıllarda kurulan bütün Heavy Metal grupları zorluklarla karşılaşmıştır. MTV denen aşağılık piyasa tarafından sürekli aşağılanmışlardır, sürekli önleri kesilmek istenmiştir. Heavy Metal grupları sürekli vahşi, cani, ırkçı, gruplar olarak gösterilmişlerdir. Peki onlar bunu yapmış ta Heavy Metal’in askerleri durmuşlar mı? Tabii ki HAYIR!!! Durmadılar, yılmadılar, savaştılar. Ve Heavy Metal bayrağını bugünlere taşıdılar. İşte bizim Nu-Metal'i yok etme planımız da Heavy Metal’den geçiyor. Eğer biz Heavy Metal askerlerinin bizlere devrettiği bu bayrağı yükseklerde tutarsak ve Heavy ruhunu tekrar diriltirsek Nu-Metal ve Nu-Metal gibi olmayan Metal türleri yok olacaktır...”
__________________
Bugün doğumu mu anlatıyım ; yoksa sancıyı mı ? Bugün huzurlarımı mı anlatıyım ; çektiği acıyı mı ?
Bugün aşkımı mı anlatıyım ; bugün kadını mı ? Sen terk etmeyi anlatmadan terk edilmeyi mi anlatıyım ?
Neyse en iyisi bugün kendimi anlatıyım. Derken yapamam içimden bi ses durun der anlatmayın.
Bugün içimdekini mi anlatıyım ; bugün sesini mi ? Bugün seni mi anlatıyım ; tenimdeki nefesini mi ?
Bugün sahtekârı mı anlatıyım ; bugün dürüstlüğü mü ?
BilinçAltı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla