Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.10.13, 20:27   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21564
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Cumhuriyet, Karanlık ve Aydınlık

CUMHURİYET, KARANLIK VE AYDINLIK

Ne ararsan aydınlıkta ara, kaybettiğini sandığını karanlıkta bulamazsın. Karanlık, insan bünyesinde irtica olarak vuku bulmuş, insan kendini gizli, kuşkulu, gizemli ve de rutubetli karanlıklara bilerek veya bilmeyerek mahkum etmişse, zaman zaman pencerenin bir kenarından sızan ışığın içeriye vurduğu ışıkla yaşanan mutluluk! Bu keyfi her zaman arar hale gelir insan, ama karanlık puğasını bir kez insan bünyesine vurduğunda artık aydınlığa çıkmak mümkün değil! Aydınlıkta görür, müspet gördüklerinle sevinç duyguların köpürür şaha kalkar, karanlık daima giz olmaya devam eder, bünyede vuku bulacak aydınlığın etkili değişiminin oluşumunu ve gelişimini perdelemeye ve saklamaya çalışır.

Türkiye 11 yıldır karanlık ve aydınlık sarmalında bir kör döğüş halindedir. Aydınlığın bir diğer adı saydamlık ise, aydınlıkta ekolojik biyolojik çevreyi sevmek korumak varsa, insanı sevmek, hümanist duygular içinde dil, din, ırk ayırmadan herkese eşit sevgi dağıtmak ise, insanın insanca ortam içinde yaşamasını sağlamak hedef ise, karanlık insana düşman, ancak köstebeklere hayat sağlar, doğanın bütününe düşmandır. Türkiye bu kör döğüşü içinde gerçek kulvarını aramakta ancak karanlık tutkusunda olanların bariyerine takılarak büyük Atatürk'ün muasır medeniyet seviyesine ulaşmada insanların hızı kesilmektedir.

Karanlık müptelası olanlar, kendileri tarafından yaratılan siyasi karanlığın hükmettiği bir ortamda, insan olmanın erdemlerini insana çok görür, o karanlık siyasi anlayış içinde, fırsat eşitliği, nimetlerden müşterek istifade, onların karanlık zihniyetinde yoktur! Hak hukuk arayanlara tavsiye edilen, inat etme biat et! Tanrı kulu olma kula kul ol ki, kendileri için dünyalık, gemicikler, pırlantalar kısıklıda köşkler olsun, kendileri 300-400 bin liralık otolarda seyahat etsin kendileri dışındakilere ise halk otobüsleri telkini yapılsın, çok inat edip hesap sormaya kalkanlar zebaniler ile korkutulsun, huriler ile avutulsun! Karanlık siyaseti Türkiye'de politika olarak bunu uygulamaktadır.

Gerçek demokrasinin ne olduğu, evrensel insan haklarının ne olduğu, evrensel demokrasilerde nelerin var olduğunu siyasi karanlıklarına hapsettikleri türbanlı çarşaflı kadınlara bu kadınlara erkeklik yapanlara anlatılmaz! Anlatılmaz çünkü, içi boşaltılmış güya demokrasi açılımları ile karanlıkta yaşayanların gözüne bir perde daha çekilir, demokrasi onlar için bir amaç değil, hedeflerine varmada bir araçtır. Onların düşündüğü demokraside sandık çoğunluğu kutsaldır ve milli iradedir. Onların demokrasi dedikleri ileri demokraside yasakçılık, inkarcılık, KENZ etme vardır, İNFAK etme yoktur. Türkiye Cumhuriyeti devleti bazılarının karanlık anlayışının kör siyasetine göre kafir devlettir, malının bölüşülmesi ve talan edilmesi kendileri için haktır.

Karanlık siyaset, 11 yıldır çağdaş toplumların üzerine titreyip sahiplendiği evrensel demokrasiyi tanımaz, demokrasilerde idarelerin nasıl gelip gittiği, Türkiye gibi Anayasal bir devlet olan idari rejimde milli bütçelerin nasıl düzenleneceği, harcamaların denetiminden kimlerin ve hangi kurumların sorumlu olduğu yazılıdır ve vardır. Her şeyden öte erkler ayrılığı denilen bir düzen vardır ki, yasama, yürütme, yargı olarak birbirlerine üstünlüğü olmadan kurumların ulusa ve vatana hizmeti esas alınmıştır. Karanlık siyaset 11 yıldır bunları bilir ama görmezden gelir hesap vermeye gelince, Allah'tan başka kimseye hesap vermem diyebilecek kadar sorumsuz, lakayıt ve diktatördür.

KARANLIĞIN temsilcisi olan siyasi iktidarın bölücülük asli görevleri arasındadır ve yemin ederek Türkiye Cumhuriyeti devletini yıkmaya bölmeye gelmişlerdir. Bunun böyle olduğunu karanlık siyasetin çakma şakşakcılarına türbanlısına çarşaflısına ve bunlara erkeklik yapanlara anlatamazsınız. Çünkü koyu karanlık, karanlığın istipdadı onları bakar kör yapmıştır.

Cumhuriyet ve demokrasi ve evrensel insan hakları manzumesi, temel insan hak ve özgürlüklerinin teminatı olarak kayıtlara geçmiş, BM ve Avrupa insan hakları mahkemesi özgürlük haklarının, koruyucusu kollayıcısı olarak bilinir. Tümüyle insan hakları ve özgürlüğünden bahsedildiğinde cinsiyet ayrımcılığı çağrıştırmasın diye ayrıca bir kadın hakları söyleminden bende imtina ederim.

Bizdeki 11 yıllık karanlık siyaset ve onların kirli politikaları ve temel özgürlüğe bakış açıları, evrensel özgürlük ile çakışmaktadır.Onların özgürlük anlayışında; Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel nizamı ile savaşa tutuşma, vurgunu, talanı, devleti ve kurumlarını soymayı, kurumlarda kadrolaşmayı, militanlaşmayı, yandaş basın yaratmayı, çok sesliliğin temeli olan sivil toplum kuruluşlarını linç etmeyi, yandaş hukukcu yaratmayı özgürlük olarak görmektedir.
Bunların ileri demokrasi dedikleri anti demokratik karanlık siyaset düzeninde biat eden AKP'den ve hükümetinden yana tavır sergileyenler demokrat! Bunun dışındakiler ötekiler veya genel adları ile Ergenekoncular, tamlaması ile darbecilerdir.

Önümüzdeki 29 Ekim Cumhuriyet bayramı dilerim aydınlıktan yana, özgürlükten yana, evrensel demokrasiden yana olanların, Atatürk ilke ve inkılaplarının, Cumhuriyet temel kazanımlarının bekçisi olan Cumhuriyet çocuklarından kurulacak kutlama komiteleri ile AKP hükümetinin dediği gibi değil, Cumhuryetin şanına aydınlanmacı ruhunun özüne uygun bir kutlama gerçekleştirilir, karanlığın temsilcisi ve onlara biat edenler şimdilik hak ettikleri dersi ve cevabı almış olurlar.

İmam Recep Tayyip höykürüyordu! Cumhuriyetçilik yakaya bir rozet takmakla olmaz, Cumhuriyet yakasına rozet takanların tekelinde değil 76 milyonun benliğindedir diyordu. Umarım ve dilerim ki, bu söyledikleri gerçek olsun 29 Ekim günü kimin gerçek Cumhuriyetçi kimlerin Cumhuriyetçilerin karşıtı olduğu bir kez daha uygulamalardan anlaşılacaktır. Türkiye karanlık sarmalının baş aktörü olan karanlığın bekçisi oldukları tescilli imam Tayyip vb. lerinden behamehal kurtulmalıdır.

27.10.2013
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.