Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.11.13, 03:57   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Erkeğin Kalbine Giden Yol

ERKEĞİN KALBİNE GİDEN YOL

Halkımız arasında sıkça konuşulan, konu açıldığında bir vurguya işaret edercesine "erkeğin kalbine giden yol, mutfaktan geçer söylemi!"

Eğer erkek pusulayı şaşırmış, pusulası arıza yapmış ve evin yolunu ve yönünü hep şaşırır hale gelmişse, kadını da mutfağın temelli bekçisi ve müdavimi ve gediklisi sayarsak, elinden de, dilinden de lezzetin eksik olmadığını varsayarsak, kadın bu mahareti ile bütçede müsait ise, her gün çilingir sofrası kurup kaldırıyorsa, bunlara rağmen adam hala pusulayı tamir ettirmemiş evin yolunu şaşırıyorsa orada bir terslik var ve tepki konulması gerekir derim.

Bu mutfak ne menem bir mutfakmış ki, sadece erkeğin kalbine giden yolun anahtarı olsun!
Peki kadının kalbine giden yol nerden geçiyor? Herhalde pusulayı şaşıran erkeğin, arada bir yaptığı sahte komplimanlar, sahte sevgi tezahürleri, arada bir vazife yaparcasına alınan hediyelerden geçmiyordur. Eğer geçiyor diyenler varsa orada bir sorun var tepki konması gerekir diyoruz.

Gerçekten erkeğin ve kadının kalbine giden yol mutfaktan geçermi? Evin önemli olçüde ekonomik göstergesi mutfak olduğuna göre, mutfakta beslenme ile ilgili sorun aşılmışsa evin belli sorunları kısmen aşılmış diyebiliriz.

2012 yılı devlet verilerine göre; yaklaşık 700 bin insan evlenmiş, 500 bin insan ise boşanmak için mahkemelere koşmuş! En büyük neden ekonomik gibi gözükmesine rağmen, ekonomi birinci sırada değil nedenlerin başında çiftlerin uyumsuzluğu, şiddetli geçimsizliği geliyor....

İki farklı beden, iki farklı karakter, iki farklı kültür, olaylara ve dünyaya farklı bakış açıları, farklı değer yargıları, zaman içinde açmazlara dönüşmüş şiddetli geçimsizliğin temel kaynağı haline gelmişse çiftler birbirlerini iyi tanımadan evlenmişler diyebiliriz.

Anlaşmazlıklar zaman içinde ortaya çıkmışsa, başlangıçta görülen sevgi, aşk gibi kelimeler ifade ettikleri anlamı çift olmayı beceremeyenlere yaşatamamışsa, ayrılıklar kaçınılmaz olur.
Asgari müşterek filan evlilik müessesinde olmaz, duygulardaki kayıplar öfkeye, öfke hiddete, hiddet şiddete dönüşmüşse, aile ocağının çatısı çatırdamaya başlamıştır.
Sonra ne olur? "Gönül istemedik aş, ya karın ağrıtır ya da baş"

Yazı başlangıcında bir pusula ve mutfak olayından dem vurduk, eğer bir erkek veya kadın kendi mutfağının lezzeti dışında başka mutfaklarda lezzet aramaya başlamışsa, değişik ellerde hazırlanan yemeklerin farklı lezzeti olduğunu varsaymışsa durum dahada vahim hal almış demektir.
Bu ifade ettiğimiz vehamet devam ederse evin mutfağının kapısına bir yafta asılarak akşama yemek yapmıyoruz, mutfak müdavimlerinin kalplerine giden yolda, tamir tadilat ve yenileme çalışmaları vardır, mutfağımız geçici olarak servise kapalıdır denmesi bence makuldur.
Servis dışı bırakılacak sadece mutfak ve yemek olmamalı servis dışı bırakılacaklar arasında daha bir çok şey var! Servis dışı bırakılacaklar daha pusula arızalandığında yapılırsa, yafta sadece mutfakla sınırlı kalmaz diğer oda kapılarınada asılırsa, belki başka mutfaklarda lezzet arama terk edilir! Serbest geçiş hakkı varken, kontrollü geçişe yönelmek, bu yönelişle duyalacak heyacan, yaşanılacak keyif bazen kalbin durmasına neden olur ki, işte bunun adına etme bulma dünyası denir.

Erkek ve kadın vatandaşlara acizane önerimiz kendi mutfaklarının olabildiğince değerini bilmeleri, "elden gelen öğün olmaz olsada zamanında bulunmaz" sözünden hareketle kendi mutfaklarında boykotla karşılaşmadan huzur içinde yaşamalarıdır.

Et tırnaktan ayrılmaz, ama; tırnak ete batarsa ya tırnak çektirilir, ya parmak kestirilir!

Hiç olmuyorsa almak farz boşamak sünnet kuralına uyulur evli evine köylü köyüne!

Sonra ne olur? Siz sağ ben selamet havasına döner, boş hamam boş kurna, hamam tası elde tef çal oyna havasına döner.

----04.11.2013---

__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.