Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.11.13, 09:48   #1
Cansuyu
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,734
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34522
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart Tayyip, Asıl Bunlara Bak!.. | Mehmet Türker

Muhafazakar Başbakan’ın ülkesi güllük gülistanlık!..
Devlet idaresine İslami anlayış egemen oldu, ar, namus, iffet, kul hakkı gibi değerler tavan yaptı!..
Fakat o da ne?..
Günün birinde kız erkek öğrencilerin aynı evde barındıkları ortaya çıktı ve Muhafazakar Başbakan duruma derhal el koydu!..
Çünkü ülkede İslami yapıya, Muhafazakar Başbakan’ın anlayışına uymayan kala kala bir bu konu kalmıştı!..

Tayyip Bey, kız erkek öğrencilerin aynı evde barınmalarını, “Oralarda karmakarışık işler oluyor” diye değerlendirirken…
2012 adli sicil kayıtlarına göre;
Türkiye’de 33 bini çocuklara olmak üzere 100 bin cinsel saldırı meydana geldi!..
4 bin 374 kadın şiddete uğradı!..
2 bin 374 kadına koruma verildi!..
10 bin kişiye kasten adam öldürme, 500 kişi hakkında intihara yönlendirme suçundan dava açıldı!..
Tayyip Bey, asıl sen bunlara bak!..
Kaldı ki cinsel saldırılar ve şiddete uğrayan kadınlar sayısı sadece adli sicil kayıtlarına geçenler; geçmeyenler herhalde üç-dört misli!..

Fuhuş almış başını gidiyor…
Göçle şehirlerin, özellikle de İstanbul’un varoşlarına yerleşen yokluk, sefalet içinde yüzen bazı ailelerin kızları fuhuş batağına sürükleniyor…
İki karılı, üç karılı adamlar, küçük yaştaki kızlara sulanıyor…
Tayyip’in partisinde metreslerine ev tutan, günü birlik ilişkiler için garsoniyer kiralayan “mütedeyyin” (!) görgüsüz yeni zengin tiplerin sayısı hızla artıyor!..
İstanbul’un yeni semtlerinde “imam nikahlı metres” evlerinden siteler kuruluyor, ahlaki yozlaşma Tayyip Bey’e sanki nanik yapıyor!..
Sen bunlara bak eyyy Tayyip!..

Bir adam geçenlerde “imam nikahlı” karısını ve iki kızını öldürdü!..
Adamın bir de resmi nikahlı karısı ve ondan da 5 çocuğu var!..
Bunların ne kadar çoğaldığını, namus cinayetlerinin, boşanmak isteyen karısını öldürenlerin ne kadar arttığının farkında mısın?..
Sen eğitimsizliğe, fakirlik ile zenginlik arasındaki makasta fuhuşa düşen genç kızlara ve bu kızları kullanan partinin çevresindeki adamlara bak!..
Usta, sen metreslerine para yetiştirmek için partiyi kullanıp parayı çuvalla götürenlere bak!..

Kız erkek öğrenciler aynı evde barınıyormuş da, bu Tayyip Bey’in muhafazakar anlayışına tersmiş!..
Ona gelinceye kadar Türkiye’de öyle ters işler var ki ne ahlak kaldı ne haya!..
Tayyip, dön de asıl sen onlara bak!..


Savaş Ay

Bence gazeteciliğin kurmayı muhabirliktir…
Haber peşinde koşan, her gün çevresini daha da genişletip geliştiren bir gün yangına, ertesi gün Başbakan’ın peşine koşan, atlatma haber zevkini tadan, röportajları, dizi yazılarıyla okuyucuyu gazetesine bağlayan gerçek gazeteci…
Savaş Ay işte böyle bir gazeteciydi…
Hayatı haber olan, haberin rüyalarına girdiği muhabir…

Savaş’ın bana gösterdiği saygıya hep sevgiyle karşılık vermişimdir…
Bundan yıllar önce Savaş, Dünya gazetesinde fişle çalışan yeni bir muhabir, ben Hürriyet Gazetesi İstihbarat Şefi’yim…
Yönettiğim İstihbarat Servisinde 50’ye yakın hızlı muhabir ve foto muhabiri çalışıyor… Fakat bir gün bizimkiler yetişemeden adını daha önce hiç işitmediğim bir muhabir, önemli bir yangında çok güzel fotoğraflar çekmiş…
“Kim bu?” demişim, “Savaş Ay” demişler…
“Gidin onu bana getirin” demişim… Savaş gelmiş, teknik sebeplerden o fotoğrafı kullanamayacağı için Dünya Gazetesi’ndeki şefinden izin almışım ve Savaş’ın çektiği fotoğraflardan birini beğenip yazı işlerine göndermişim…
O fotoğraf ertesi gün Hürriyet’in 1. sayfasında gayet büyük yayımlanınca da Savaş’ı çağırtıp “yüklü bir ücret” ödemişim…

Savaş o kadar parayı görünce şaşırmış, rüzgar gibi Sirkeci’ye inmiş, kendine çok güzel yeni bir fotoğraf makinesi almış… Sonra da Gülhane Parkı’na gidip bir bankın üzerine oturmuş, sevinçten ağlamış…
Bu olayı neden “mışlı” yazdığıma gelince… Ben bütün bunları Savaş’ın yıllar sonra Sabah Gazetesi’nde bu olayı anlatan yazısından öğrendim… O zamanlar gazetecilik bambaşkaydı… O kadar baş döndürücü bir hızla çalışıyorduk ve bu gibi alışverişlerim o kadar çok oluyordu ki aklımdan uçup gitmişti…
Savaş’ı, Babıali’nin hızlı muhabirini, gerçek gazeteciyi genç yaşta kaybettik… Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Nur içinde yatsın…


-------
Sözcü-------
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti.