Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.11.13, 13:44   #1
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18753
Aldığı Teşekkür: 20030
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Kendi Yaptığı Anayasanın İlk Kurbanı Olan Ahmet Mithat Paşa | 1822-1884








18 Ekim 1822’de İstanbul’da dünyaya geldi. Rusçuk'lu Hafız Mehmed Eşref Efendi 'nin oğludur. Asıl adı Ahmet Şefik idi. “Övülen” anlamındaki Mithat ismi, Divan-ı Hümayun Kaleminde görev yaparken amirleri tarafından verilmişti. Aile geleneği uyarınca Bektaşiliğe intisap ettiği bilinir.

Çocukluğu babasının naip (kadı vekili) olarak bulunduğu Vidin ve Lofça'da geçti. 12 yaşında iken İstanbul’a geri döndü; Divan-ı Hümayun Kalemi’nde görev aldı. Bir yandan da Fatih Camii’nde ünlü hoca efendilerin derslerini izledi; Arapça, Farsça mantık ve İslâm hukuku öğrendi.

1840 yılında Sadaret Mektub-i Kalemi'ne atandı; iki yıl burada çalıştıktan sonra Şam, Konya, Kastamonu'da divan katibi olarak görev yaptı. Yolsuzluklarla mücadele hakkında hazırlayıp gönderdiği bir rapor dönemin sadrazamı Mustafa Reşit Paşa'nın beğenisini kazanınca İstanbul'a çağrıldı. Memuriyet hayatına İstanbul’da devam etti ve Reşit Paşa tarafından himaye edildi. 1848'de Antakya Alevilerinden olan Lamia Hanımla İstanbul’da evlendi. Bu evlilikten “Memduha” adlı bir kız çocukları oldu.

1851'de''serhalife'' tayin edildi ve Arabistan Ordusu müşiri Kıbrıslı Memet Emin Paşa’nın durumunu teftişe gönderildi; bazı yolsuzluklarını belirleyerek görevden azline neden oldu. 1852'de halk ve hükümet arasındaki anlaşmazlıklara bakan Meclis-i Vala'yı Ahkam-ı Adliye Dairesi 'ne atandı. 1854'te Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa'nın sadrazam olması üzerine Mithat Paşa, Rumeli'de hüküm süren isyan, karışıklık ve asayişsizlik konularını incelemek ve önlem almak üzere İstanbul'dan uzaklaştırıldı. 6 ay kadar süren çalışmalardan sonra hazırladığı detaylı raporu tekrar sadrazam olan Mustafa Reşit Paşa'ya sundu ve yıldızı yeniden parladı. 1858'de devrin sadrazamı Emin Ali Paşa'dan izin alarak Avrupa kentlerinde 6 ay geçirdi. Bu arada Fransızca’yı öğrendi. Dönüşünde Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye Başkatipliğine atandı (1859) ve Kuleli Olayı sanıklarının yargılanmasında görevlendirildi.



Niş Valiliği

Mithat Paşa’nın başarılı çalışmaları, düşmanı olan Kıbrıslı Mehmet Emin Paşa’nın bile takdirini kazanmıştı. Yeniden sadrazamlığa yükselmiş olan Kıbrıslı, onu “vezir” rütbesi ve “paşa” ünvanı ile Niş valiliğine atadı. Dört yıl süren bu görev sırasında üstün yeteneğini e yaratıcılık gücünü ortaya koydu. Yörede eşkıyalık olaylarını önledi; Müslüman ve gayri-Müslüm halkın barış içinde yaşaması için önlemler aldı; maliye, bayındırlık alanlarında başarılı çalışmalar yaptı. Sulama kanalları yaptırmak, kimsesiz çocuklar için ıslahhaneler açmak, zirai kredi kooperatifleri kurdurmak, posta şirketlerini faaliyete geçirmek gibi büyük reformlar gerçekleştirdi. Çalışmalarının başarısı üzerine sınır komşusu Prizren eyaleti de Niş valiliğine bağlandı.


Tuna Vilayeti Nizamnâmesi

Vilayetlerde yeni bir idari düzen kurmaya çalışan hükümet; Mithat Paşa’nın Niş’te uyguladığı düzeni benimsedi ve onu 1863'te İstanbul’a çağırarak vilayetler idaresi hakkında yeni bir kanun tasarısı hazırlamasını istedi. Mithat Paşa’nın katıldığı, Keçecizade Fuad Paşa başkanlığındaki komisyon “Tuna Vilayeti Nizamnâmesi”’ni hazırladı. Nizamname, 1864 yılında kabul edildi ve yeni sistemin uygulanacağı örnek bir vilayet olarak “Tuna vilayeti” kuruldu. Niş, Silistre, Vidin eyaletlerinin birleştirilmesinden oluşan Tuna eyaletine vali olarak Mithat Paşa atandı. Bu görevi, vilayet merkezi olan Rusçuk'ta seçimle oluşacak bir “Vilayet Meclisi” kurulması şartıyla kabul etti.


Tuna Valiliği

Mithat Paşa, üç yıldan fazla kaldığı Tuna vilayetinde önemli hizmetler gerçekleştirdi. Bir devlet büyüklüğündeki eyaletin idaresini yeni nizamnameyi uygun olarak düzenledi. Köylerde İhtiyar Meclisleri, kazalarda İdare ve Deavi Meclisleri'ni kurdu. Senede bir kez toplanacak olan Vilayet Umum Meclisleri'ni oluşturdu. Paşa, özellikle şose yollarına önem verdi. Tuna' da kaldığı üç buçuk yıl içerisinde 3000 km. yol, 1400 köprü yaptırdı. “Menafi Sandıkları" adı altında bir teşkilat kurdu, ziraatçiler, küçük bir faiz karşılığında sarraflar yerine bu sandıktan borç alabildiler. Zamanla, Tuna Vilayeti'nden başka Osmanlı Devleti'nin tüm vilayetlerinde benzer şekilde "Memleket Sandıkları" kurulmuş ve bu sandıklar Ziraat Bankası ile Emniyet Sandığı’nın temelini oluşturmuştur. Niş, Rusçuk, Sofya'da öksüz ve yetimler için ıslahhaneler kurdu. Bu kurumlarda çocuklara terzilik, ayakkabıcılık gibi el becerileri kazandırıldı. 17 Temmuz 1866’da Tuna'da telgraf hattı döşendi. “Tuna Ticaret Vapurları”’nı işletmeye açtı. “Tuna” adında bir gazete kurdu. Verginin zamanında toplanması için “tahsildarlık” kuruldu; vilayetin yıllık gelirinde büyük artış sağlandı. Tuna Vilayeti Nizamnamesinin Tuna’da çok başarılı uygulanması sonucunda Rumeli, Anadolu ve Arabistan'da da gerçekleştirilmesine karar verildi.

Mithat Paşa’nın asayiş alanındaki çalışmaları Panislavist Bulgar çetelerinin faaliyetlerine engel olunca Bulgarları isyana teşvik eden Rus siyasetine aykırı düşmekteydi. İstanbul’daki Rus sefiri İgnatiyef’in de çabaları ile Mithat Paşa’nın Tuna’da Mısır gibi imtiyazlı bir vilayet yaratmaya çalıştığı düşüncesi Bab-ı Ali’de yayıldı. Böylece Mithat Paşa Tuna valiliğinden alınarak İstanbul’a çağrıldı ve Şura-yı Devlet Başkanlığı’na atandı(1868).


1868 Bulgar İsyanı

Mithat Paşa’nın Tuna valiliğinden ayrılmasının hemen ardından Bulgar İsyanı meydana geldi. İyi bir idare kurmak için ayaklandıklarını söyleyen çeteler, Tuna Nehri’ni geçip Ziştovi yakınlarına ilerlerdiler. Sultan Abdülaziz, ayaklanmanın bastırılması görevini Mithat Paşa’ya verdi. Mithat Paşa, yirmi günde ayaklanmayı bastırdı ve İstanbul’a döndü.


Şura-yı Devlet Başkanlığı

Mithat Paşa, İstanbul’da yeni kurulan Şurayı Devlet (danıştay) adlı kuruluşu başkanlığına 5 Mart 1868’de atanmıştı. 41 üyeli kurul 10 Mayıs 1868’de fiilen göreve başladı. Mithat Paşa, bu kuruldaki başkanlığı döneminde metrik sistem, vatandaşlık, madenler, emniyet sandığı ve sanayi mektebi gibi konular üzerinde çalıştı. Sadrazam Ali Paşa ile anlaşmazlığı düşmesi üzerine 1 yıl sonra bu görevden alındı; vali olarak Bağdat’a gönderildi.


Bağdat Valiliği

Mithat Paşa, sınırları Musul ve Basrayı da kapsayan Bağdat vilayetini üç sene boyunca geniş yetkilerle yönetti. Aynı zamanda 6 . Ordu komutanı ünvanını da taşıdı. Tuna valiliğinde olduğu gibi başarılı çalışmalar yaptı. Dicle ve Fırat'ta vapur işletmeleri, Fırat'ın temizlenmesi, (Irak'ta) sulama tesisleri, Irak'ta ilk petrolün elde edilmesi , (Bağdat'ta) Sanat Okulu, Emniyet Sandığı kurulması, Basra'nın Şattülarap sahiline nakli, Kuveyt'in Osmanlı idaresine bağlanması gibi başarılar elde etti.

Sadrazam Ali Paşa’nın 1871'de ölümünden sonra sadrazam olarak atanan Tanzimat karşıtıMahmut Nedim Paşa ile anlaşamayınca 1872'de Bağdat valiliği görevinden istifa ederek İstanbul'a döndü.

İlk sadrazamlığı

Mithat Paşa’ya Bağdat Valiliği istifasından sonra bir yıl görev verilmedi. Sadrazam Mahmut Nedim Paşa onu Sivas'a vali olarak göndermek istedi ancak bunu kabul etmedi; Edirne valiliği teklifini ise kabul etmek zorunda kadı. Ne var ki görev yerine gitmeden önce onu huzuruna kabul eden padişah kendisini sadrazam atadı. 31 Temmuz 1872'de başlayan sadrazamlığı yalnız 80 gün sürdü. Bu dönemde memleken imar işleri ve yolsuzluklar uğraştı. 80 günün sonunda görevden azledildi.


Adliye Nazırlığı

Mithat Paşa, sadrazamlıktan azledildikten sonra dört sene boyunca kısa süreli görevlerde bulundu. İlk defa 1873'te getirildiği Adliye Nazırlığı görevinden birkaç ay içinde azledildi; Selanik'e vali olarak görevlendirildi; bu görev 3 ay sürdü. 1875'te yeniden Adliye Nazırlığına getirildi ancak devletin büyüyen problemleri karşısında Sadrazam Mahmut Nedim Paşa'yı protesto için istifa etti.

1875-1876 kışında İstanbul'da meşruti rejimi destekleyen kimselerle parlamento ve anayasa fikrini tartıştı.


Metin ve resimler için KAYNAK


__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.