Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.11.13, 20:57   #27
Psişik Tırtıl
Tam Üye

Psişik Tırtıl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2013
Konular: 59
Mesajlar: 218
Ettiği Teşekkür: 698
Aldığı Teşekkür: 1300
Rep Derecesi : Psişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmedePsişik Tırtıl muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Geçmişten Günümüze Mizah Dergileri - Karikatür Tarihi


Millî Mücadele Dönemi Mizah Basını


Türk milletinin Mustafa Kemal önderliğinde dünyanın o dönemdeki en büyük güçlerine karşı verdiği Millî Mücadele’de elindeki en büyük güç liderinin askerî ve idarî dehası ile Türk milletinin istiklâl fikrine ve liderine olan inancıydı. Vatanın kurtuluşunun İstanbul’daki yönetimle mümkün olamayacağına kanaat getiren Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından itibaren Türk milletinin ona olan inancı ve desteği Millî Mücadele’nin başlangıç noktasını teşkil eder. Mustafa Kemal’in önderliğinde verilen Millî Mücadele sadece cephelerdeki askerî olaylarla sınırlı olmayıp, halkın topyekûn katıldığı bir süreci temsil eder. İmkânların çok sınırlı olduğu bu dönemde, en çok ihtiyaç duyulan şeylerin başında belki de moral ve güven yer almaktaydı. İşgâlin en ağır, umutsuzluğun en yüksek olduğu anlarda dahi “moral” ve “güven”ini kaybetmeyenlerin başında ise TBMM ve basının önemli bir bölümü gelmekteydi. Özellikle mizah dergileri halkı önemli bir fonksiyonu yerine getirmişlerdir. Okuma-yazma oranının pek de yüksek olmadığı o yıllarda, kısmen resimli ve karikatürlü yayınlanan mizah dergileri Türk halkına moral ve güven vererek kamuoyu oluşturmuşlardır. Yunanlıların 15 Mayıs 1919'da İzmir’e çıkmasıyla savaştan savaşa sürüklenen acılı ulus, unuttuğu tebessüme yeniden kavuşabilmek için topyekûn silaha sarılmış, karikatür de bu savaşın içinde yer almıştır. Dünyanın ilk emperyalist savaşında, anti-emperyalist karikatürcülere büyük bir sorumluluk, sınırsız bir görev düşmüştür. Kendileri savaşçı, mizah dergileri silah, karikatürleri ise cephaneleri olmuştur.
.
İstanbul'un işgali ve Meclis-i Mebusân’ın kapatılmasından sonra birçok mebus, idareci ve asker Ankara'ya gelerek buradaki harekete katılmışlardır. Ankara'da BMM'nin açılması ve İstanbul’dan Ankara’ya gelen devlet ricalinin durumu İstanbul'daki Damat Ferid Hükûmeti’ni ve İtilaf Devletleri’ni oldukça rahatsız etmeye başlamıştır

Siyasî alandaki bu gelişmelerin bir tezahürünü de basın camiasında görmek mümkündür. Ali Kemal’in Peyâm-ı Sabah’ı, Refii Cevad (Ulunay)’ın Alemdar’ı, İstanbul dergisi, Millî Mücadele boyunca bu savaşı yürütenler aleyhinde yayın yapmış, gerek İstanbul Hükûmeti gerekse işgalci devletler tarafından her yönden desteklenmişler ve bu gazeteler için sansür söz konusu olmamıştır.

Buna karşılık Velid Ebüzziya’nın Tevhid-i Efkâr’ı başta olmak üzere Akşam, İleri, Vakit gibi günlük gazeteler İngilizlerin ve Saray’ın yoğun baskı ve sansürüne rağmen ellerinden geldiği ölçüde Millî Mücadele’ye destek vermişlerdir. Çeviker, süngüler arasında gerçeği yazıp çizen bu insanların, militanca mücadele verdiklerini, mizah dergilerinden yükselen hırçın seslenişleriyle dünya mizah tarihinde eşine pek az rastlanabilecek bir örnek oluşturduklarını ve bu karikatür birikiminin, tarihi görünen ve görünemeyen n moralini yüksek tutma açısından çok boyutlarıyla sergilediğini belirtmektedir. Millî Mücadele’nin basın cephesinde yer alan bu “askerler”, dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir savaş vermiş, İstanbul'da
uygulanan sansüre rağmen, Millî Mücadele'nin her başarısını büyük bir heyecanla duyurmuş, millete moral veren yayınlar yapmışlardır.
.
Geçmişte yaşanan bütün savaşlarda mizah basını, dolayısıyla Türk karikatürü bütün imzalarıyla aynı hedefe yönelmişlerdir. Bu nedenle tümü birleştiğinde güçlü bir ses oluşturmuş, toplumun moral olarak ayakta kalmasına katkıda bulunmuşlardır.
.
Suphi Nuri İleri, Millî Mücadele mizah basınının toplumun moralini yüksek tutma konusundaki rolünü şu sözleriyle ortaya koymaktadır13: “Kötü habere karşı halkın
maneviyatını ve ümidini kuvvetlendirmek görevi biz gazetecilere düşüyordu. Böyle zamanlarda görevimiz ordumuzu, kumandanımızı övmek, zaferden emin olmak, borazanlı Mehmetçik sesleriyle halkın maneviyatını yükseltmek için çalışmaktı. İleri, bu görevi tamamıyla yaptı ve en güç zamanlarda hem ordumuza azim ve irade, ümit ve iman verdi.”

Ancak, Millî Mücadele döneminde Türk karikatürünün tam bir birlik ve beraberlik hâlinde olduğu söylenemez. Millî Mücadele yanlısı yayın organlarının yanı sıra Anadolu’da başlatılan bu harekete karşı olan, saltanat ve işgalci güçlerden yana tavır takınan bir grup da mevcuttur.
Sedat Simavi, Diken'den sonra kısa bir ara verip 5 Mayıs 1921’de Güleryüz dergisini çıkarmaya başlamıştır. Güleryüz Dergisi, ilk sayısının kapağındaki verdiği mesajla Saray, İstanbul Hükûmeti ve işgalci güçlere karşı Mustafa Kemal Paşa'yı ve Anadolu hareketini sonuna kadar savunacağını ilân etmiştir. Güleryüz’de Mustafa Kemal, Mehmetçik, Türk ordusu, halk, kadınlar ve manevi güçler, olağanüstü boyutlarda yansıtılmıştır. Güleryüz’ün en önemli üç karikatürcüsü Sedat Simavi, Cevat Şakir ve Sedat Nuri’dir14. Güleryüz’ün ardından benzer bir yayın politikası izleyen Yeni Eğlence ve Âyine dergilerinin de yayınlanmaya başlaması mizah basınında Millî Mücadele’ye desteği artırmıştır. Bu dönemde yayınlanan karikatürlerin ezici çoğunluğu Milli Mücadele'ye destek verir niteliktedir. Ciddi tek istisna olarak Refik Halit’in yayınladığı Aydede'de görülen Ahmet Rıfkı imzalı karikatürler gösterilebilir. Aydede, Mustafa Kemal Paşa ve öncülüğünü yaptığı kurtuluş hareketine karşı çıkan; sarayı ve işgalcileri tutan bir dergidir15.2 Ocak 1922’de Aydede’nin yayın hayatına girmesiyle Millî Mücadele dönemi mizah basınında yeni bir dönem başlamıştır. Güleryüz ile Aydede bu mizah savaşının iki önemli cephesini oluştururlar. 1918 yıl sonu ile 1922 yılı sonu arasındaki süreçte karikatürleriyle toplumu etkileyen iki karşıt fikirli karikatürcü olarak Sedat Simavi ve Ahmet Rıfkı ön plana çıkar.

Sedat Simavi Millî Mücadele’ye sonsuz destek verirken; Ahmet Rıfkı, Batılıların ve yerli işbirlikçilerinin uyguladığı temel politikayı açık vererek yansıtırken, işgal kuvvetleri komutanı ve subaylarını zevkle çizmiş, Mustafa Kemal’in kişiliğinde Millî Mücadele ile alay etmiştir. . Mizah basınının işaret ettiği çerçevelerden biri olan kolonyal çerçeve yani imparatorluğun Avrupa emperyalizminin kurban ya da hedeflerinden biri olarak görülmesi bununla bağlantılı olarak emperyalizmin boyunduruğu altındakiler ikilisine dayalı ilişkilendirme ve ayırmaya yönelik sınırların çizilmesidir.

Başka bir deyişle mizah basını, Avrupa’ya boyun eğme konumunu kendileriyle paylaşan devletlere yakınlık duymasıdır20. Ahmet Rıfkı’nın çizimlerinde hem emperyalist güçlerin kabul edilişi hem de Millî Mücadele’nin savaş verdiği Yunan komutan ve askerlerinin çizilmesi bu iki yaklaşımın da Ahmet Rıfkı’da mevcut olduğu şeklinde yorumlanabilir.

Kurtuluş Savaşı yıllarında İstanbul dışında da mizah dergileri yayınlanmıştır. Günlük gazetelerde yer alan karikatürlerin yanı sıra, Anadolu’nun farklı şehirlerinde Babalık Gazetesinin Mizah Eki, Kaval, Kahkaha, Dertli, Anadolu’da Kalem, Peyam-ı Sabah yerine çıkmaya başlayan Alay, Satvet-i Milliye dergileri yayınlanmıştır.

Millî Mücadele dönemi mizah basınında yer alan karikatürlerde işgalci güçler (İngiliz, Fransız, İtalyan); işbirlikçiler (Padişah Vahideddin, Damat Ferit Paşa, Ali Kemal, Sait Molla, Refik Halit, vd.) ve kurtuluş savaşçıları (Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Mehmetçikler ve kadınlarımız, vd.) ele alınır. Çok uluslu bir savaş olmasına karşın, karikatürlerdeki ana düşman Yunanistan'dır. Bu nedenle karikatürlerde Yunan Kralı Konstantinos, Venizelos ve Eftoslar sık sık boy göstermişlerdir. İngiliz, Fransız, İtalyan komutanları ve askerleri de kuşkusuz karikatürlerin vazgeçilmez malzemeleri arasında yerlerini almışlardır. Karikatürlerde Türk askerleri yiğit, cesur, atak, bağışlayan ve savaşçıdır. Yunan askerleri ise korkak, kaçkın, teslimiyetçi, kalleş, uyuşuk, beceriksiz ve yağmacı olarak çizilmişlerdir. Bu nitelikler, komutanlar ve subayları için de geçerlidir. Aydede çizeri Ahmet Rıfkı dışında bütün karikatürcüler düşmanı bu gözle ele almışlardır. Ancak bu yolla zafer kapıları açılacaktır.




“Anadolu’daki nisbetsiz boks müsabakasının son safhası: Kulaktan tutup oyundan dışarı fırlatmak ameliyesi”

Güleryüz 6.10.1921 Sayı: 23 Kapak Kulağı çekilen Kral Konstantin

(Millî Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi Mizah Basınında Mustafa Kemal Atatürk İmajı
Dr. Bülent AKBABA)
__________________
ayakkabı kutusuna,
sakladım
tüm göçebeliğimi
Psişik Tırtıl isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Psişik Tırtıl'in Mesajına Teşekkür Etti.