Konu: Intikam!!...
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01.12.13, 07:37   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Intikam!!...

İ N T İ K A M !...

Akıl, izan, vicdan!..

Sadece insana özgü, insanlarda tezahür eden temel davranışların en önemlisi ve sadece insana mahsus olanıdır. İnsan yaratılış fıtratı gereği her zaman en çoğu, en güzeli, en iyisi benim olsun ister ve yaratılış fıtratı gereği insanın yaşamı boyunca (en) ler hayatında hiç eksik olmaz.


İnsan iyi yetişir, mazbut ve berduş olmayan bir karakterin sahibi olarak toplum içine katılır, diğer canlılarda olmayan gelişmiş beyni sayesinde akıl dediğimiz us’u rahmani yolda çalıştırır, kendine has olan akli feraseti ile üretir, ürettiklerini paylaşır, paylaştıkları ile birlikte paylaşımın hazzına varırsa, hani mütekâmil insan dediğimiz insan örneği var ya, işte ona yaklaşmış olur.

Paylaşımda esas olan veren elin alan elden üstün tutulduğu İslam kültürüdür. Paylaşım olayında vicdan çalışır, sosyal müspet dürtülerin yardımı ile akla hükmeder, müspet düşünceler aklın ve vicdanın ortaya koyduğu değerleri izan ölçüleri içinde dengeler ve sentezler, işte burada iyiye, güzele, doğruya varmanın yolu açılmış olur.

Yukarıda sözünü ettiğimiz olgu, sosyal hayatın içinde, siyaset kurumu dediğimiz sanal kurumun içinde yerini alır, tüm sosyal paylaşım sitelerinde fikri paylaşımlarda yerini alır, devleti meydana katmanların özünü ve bütününü teşkil eden kadrolar içinde yerini alırsa, üretimden gelen milli değerler, içte ve dışta toplumun refahı ve bütününe şamil olacak şekilde izan ölçülerinde, akıl ve vicdan kullanılarak dengelenirse, bunu yapmak üzere halktan yetki alarak parlamentoya seçilenler, lider sultasına tabi olmadan bunun gereğini yaparlarsa sosyal adalet dengeleri akıl, izan ve vicdan üçlüsünün devreye girmesi ile bir türlü sağlanamayan gelir dağılımındaki adalet nispeten sağlanmış olur.

Siyaset sanal kurumunu kullanarak hacı yatmazlığın tüm hünerlerini pişkin politikacı bünyesine taşıyanlar, nalıncı keseri gibi daima kendine yontanların çoğunluğu 40 haremiler çetesine döner, milletin parlamentosunda yerini alırsa, Türkiye Cumhuriyeti devletinin yaşadığı son 11 yılı yaşamış oluruz.

Politikacılar akıl, izan ve vicdan üçlüsünden mahrum olmuşsa, sağlam karakter bünyelerinde oluşmamışsa, ülkenin gidişatı onlara tehlike sinyali vermesine rağmen hala lider ne der endişe ve kaygusu ile siyasi ve mali ikballerinin yok olmasını göze alamayıp millet bütünlüğü ve çıkarlarından yana tavır koyamıyorlarsa, akıl, izan ve vicdan uyumu dediğimiz salt insana has haslet bunlarda oluşmamış demektir.

Mütekâmil insan olmak badem bıyıklı olmakla eş değer değildir, türban ve çarşaf içine dolanarak, aklı izanı, vicdanı, namusu, tüm insanı değerleri yarım metre çaputa endekslemekle eş değer hiç değildir. Tüm güzellikleri bu mantıkta ve bu kisvelerde arayanların çoğunluğu, akıl, izan ve vicdan üçlüsünün muhteşem ahenginden ve uyumundan kendileri mahrum kaldığı gibi, dolandıkları fasit daire içinden çıkamayışları, parlamentoda olmamaları gereken insan güruhu olarak orada bulunmaları milli ve manevi değerlerimiz için külliyen zarardır.

Akıl, us’dur, şuurdur. Düşünceyi kurar, kurgular, analizini ve sentezini yapar. Bu değerlerden yoksunluk ise, vicdan muhakemesini yok eder akıl çalışmaz izan kurgulamaz, kindarlık alametleri, büyüklenme ve kibir kendini göstermeye başladığında, dindarlık görüntüleri, yerini kirli gönüllere, din tüccarlığına, dini siyaset ile harman etmeye, gizliden ve açık toplum yaşamına müdahale etmeye, kirli siyasete, ve intikam duygularına dönüştürür ki, bu psikolojik haleti ruhiye içinde olan insanların idareci konumluğu derhal sona erdirilmelidir. Bu insanların idare ettiği ülkelerin başına tarihte neler geldiğini okuyoruz biliyoruz. Bu gün Türkiye’de Akp ve lideri işte bu örneklerden biridir.

Bireyler meydana getirdikleri toplumun geneli ile birlikte kalkınmak, yaşam standartlarının çıtasının yükseklere taşınmasını sağlamak üzere ödedikleri vergiler ile meydana getirdikleri ulusunun, üretim ve tüketim dengelerini adil şekilde planlayacak meydana gelen katma değerleri toplum refahı ve mutluluğu lehine planlayacak programlayacak siyaset sanal kurumu içinden idealist insanları, ülkelerinde eğer varsa demokratik usüllerle parlamentolarına seçerler, eğer ülkelerinde varsa işleyen bir demokrasi sayesinde yukarda sözünü ettiğimiz akıl, vicdan ve izan üçlüsünün yardımı ile tıpkı Türkiye Cumhuriyeti devletinin değişmez ilkelerinden biri olan sosyal, laik, hukuk üstünlüğüne dayalı bir devlet de olması gereken ne varsa onu yaparlar.

Sosyal devletlerin başta gelen ödevleri arasında sağlık, eğitim, savunma, can ve mal emniyeti başta gelmektedir. İstikrardan söz edenler, sosyal devlet olan ülkemizde eğitimden, sağlıktan, savunmadan, can ve mal emniyetinden yana istikrar ve uyum olduğunu söyleyebilirler mi? Evet istikrar var diyenler, akıl, vicdan ve izan üçlüsünden mahrum olanlardır.

Aklın vicdanın, izanın olmadığı yerde hukuk devletinden söz edilemez, Hukuk kavramından hiç söz edilemez. Türkiye bu gün en önemli idari felsefelerinden biri olan hukuk üstünlüğü kavramını yok etmiş, Akp'ye endekslemiştir.

Türkiye; akıl, vicdan ve izan hasletinden mahrum olanların idaresine toplumsal yanılgı oyları ile teslim edilmiş, çoğunluk esasına dayanan hükümetlerin ülkelere dolasıyla Türkiye’ye sosyal, siyasal ve ekonomik açıdan istikrar getireceği söylenirken, ey akıl ve vicdan sahipleri ey izanları olduğunu söyleyenler sizlere sormak isterim Türkiye 11 yıldır istikrar yüzü gördü mü?

Akıldan, vicdandan, izandan yoksunluğun verdiği gaflet ve toplumsal hata oyları bu gün Türkiye’nin başına Akp gibi bir partiyi, Erdoğan gibi bir başbakanı musallat etmiş, yanılgı oylarının sahipleri halen kan uykusunda uyumaya devam ediyor… Aklını, vicdanını, izanını kullanarak ülkelerinin kötü ve istikrarsız gidişine durmak demek isteyen yaşlısı genci tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı insanları ise her mezalimi göze alarak bunların melanet uygulamalarına karşı mücadele etmeye devam ediyor.

Sonuç; başımıza gelen bu badireyi kötüleri ve kötülükleri ber taraf etmek için Atatürk ve ilkelerinde birleşmekten başka yol yoktur.

Önümüzde seçimler var! Demokrasilerde sandık her şey değildir! Kaldıki bu Akp hükümetinin iktidarı bırakmama uğruna yapamayacağı yoktur. Geçtiğimiz seçimlerde çöpler içinden çıkan Akp dışındaki partilere verilmiş oy pusulası örnekleri basından gördüğümüz kadarı ile hatırlardadır.


Yazımız başlığı, İntikam idi. Bir siyasi heyet demokrasi nimetlerini ve araçlarını kullanarak toplumsal yanılgı oyları ile siyaseten iktidar oluyor, olur olmaz milletin resmi, sosyal, idari, demokratik ne kadar milli ve manevi değerleri varsa top yekun hepsine savaş açıyor.. Büyük bir kindarlık ve intikam duygusu ile Türk milletinin bi zatihi kendisinden öç almaya kalkıyor.

Bu yazı içinde akıl, vicdan ve izan üçlüsünün mükemmel uyum noksanlığından söz ettim. Sanırım bu ifadelerim yerini bulmuş kimlere matuf olarak yazıldığını çok değerli akıl, vicdan ve izan sahibi forumdaşlarım anlayacaklardır.

Şahsen, biteviye forumdaş arkadaşlarımın engin bilgisi dâhilinde olanları yazmaya, vurgulamaya ve paylaşmaya devam ederek tehlikenin hangi boyutlara geldiğini anlatmak ve taze tutmaya devam edeceğim. Sürç-i lisan ettik ise affola.

01.12.2013
Mustafa AKTEN


__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.