Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.12.13, 21:57   #14
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 9271
Mesajlar: 31,921
Ettiği Teşekkür: 106731
Aldığı Teşekkür: 165356
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Terracota Army | Çin

Terracota Army (Toprak Askerler)




Çin’e adını veren ilk imparator Çin Şhi Huang öbür dünyada da yaşamının aynen devam edeceğine inanmış. Bunun için ordusunu da beraberinde götürmek istemiş. 13 yaşında imparator olmuş Çin. Sene milattan önce 247.Li Dağı’nın eteklerinde, öldükten sonra yaşayacağı sarayın inşaatını başlatmış. 49 yaşında ölen imparatorun ahretteki dergahı için 720 bin Çinli, tam 36 yıl taş taşımış. Yeryüzündeki Çin diyarının bir modelini inşa ettirmiş yeraltına. 56 kilometrekarelik bu arazide yeryüzündeki dağların, ovaların, nehirlerin benzerlerini yaptırmış. Sarı nehrin sularını sırdan akıtmış.



Kütüphanesindeki kitapları bambuya yazdırmış. Sonra kendine en uzun ömürlü metal sayılan bronzdan dökme bir atlı makam arabası yaptırmış İmparator Çin. Bir ton ağırlığında, kışın sıcak, yazın soğuk olan, kaplumbağa şeklindeki bu araç, günümüzün zırhlı güvenlik arabaları gibi kendisinin sürücüyü görebileceği ama sürücünün kendisini göremeyeceği şekilde tasarlanmış.




Çin yaşlanınca diğer insanlar gibi küçüleceğini düşündüğünden bu arabayı ve atlarını da küçük boyutlarda ısmarlamış. Arabanın üstündeki şemsiyeye, güneşin konumuna göre şekil değiştirebilen bir düzenek yaptırmış. İçine ipek havlulara benzeyen bronz mendiller koydurmuş. Arabayı 34 kişilik şeref kıtasının korumasına vermiş. Sonra kendisini ahrette koruyacak silahlı orduyu kurmuş Çin.




8 bin askerin topraktan heykelini yaptırmış. Her biri değişik boyda, tipte, rütbede... Hiçbirinin yüz ifadesi, saçı, bıyığı birbirine benzemiyor. Rütbelerini saç biçimlerinden ve etekli üniformalarından anlıyorsunuz.Cengaverlerin eline bronz yaylar, kargılar vermiş. 2 metrelik generallere zırhlı üniformalar... Altlarına üzengisiz, yağız Moğol atları.Bu toprak heykelleri odundan ateşle 1000 derecede pişirmişler. ve pişmiş toprak anlamına gelen Terra Cotta ordusu böyle kurulmuş. Her bir heykel rengarenk boyanmış, 11 koridor boyunca 4’lü sıralar halinde hazırola dizilmiş.

Bu sürede kendi ideolojisine karşı çıkan öğrencilerden 400'ünü Wei Nehri'nde boğdururken, 700'ünü de diri diri yaktırmış. Öldüğünde, yerine geçen oğlu, babasına öbür dünyada yardımcı olsun diye 3 bin kadını diri diri mozolenin içine hapsedip ölmelerini sağlamış.




Gittiği yerde huzur içinde olabilmek için bu muhteşem kentin üzerini ağaç ve toprakla örttürmüş ilk imparator. Lakin zulmettiklerinin ahı tutmuş ötede. Mezarında rahat vermemişler Çin’e. Sonraki hükümdar gelip kılıçtan geçirmiş Terra Cotta ordusunu... ve pişmiş topraktan askerler 2 bin yıllık bir uykuya çekilmişler.
1974 yılının 29 Mart günü bitmiş büyük uyku. O sabah kuraklıktan kavrulan Şian’da 4 yoksul köylü su bulmak için kuyu kazarken pişmiş toprak parçaları bulmuş, götürüp yetkililere sormuş. Uzmanlar bölgeye gelince bunun 20. yüzyılın en büyük arkeolojik keşiflerinden biri olduğu anlaşılmış.


25 yıllık kazılar boyunca, en az inşaatta çalışanlar kadar ağır bir çalışma yapmış Çinliler; parçaları birleştirmek için bu kez.

Tarihi miras kabul edilip UNESCO koruması altına alınan, İmparator Çin’in binlerce minik parçaya ayrılmış paramparça ordusu yeniden ayağa kaldırılmış. 8 bin askerin her birini parçalarından yeniden yaratabilmek için 3 arkeolog birer yıl çalışmış.


Terra Cotta Ordusu, 2200 yıl sonra gün yüzüne çıkarıldığında arkeologlar ilginç bir olayla karşılaşmış. Toprak askerlerin üzerindeki renkler yer altından çıkarıldıktan kısa süre sonra uçup gitmeye başlamış. Bunu engellemek için çıkarılan askerlerden bir kısmı, renkleri kaybolmasın diye yeniden toprağa gömülmüş. Derken toprak askerlerin üzerindeki elbiselerin renklerinin uçup gitmesinin sırrı çözülmüş. Çözülen sır ile korunan iki asker bir cam fanusun içinde renkli elbiseleriyle canlı gibi duruyor.

Bu mucizeyi keşfeden o 4 çinli mi? Her birine 5’er Yuen vermiş devlet. Bu, iki günlük erzak parasına tekabül ediyor. Şimdi hayatta kalan ikisi, müze kapısında kitap imzalıyorlar. Hâlâ yoksullar ama ünlüler bugün...

Derleyen : Palmet Takaz

__________________
Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.