Tekil Mesaj gösterimi
Eski 22.12.13, 21:55   #1
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,679
Ettiği Teşekkür: 18751
Aldığı Teşekkür: 20027
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Dünyanın En Keskin On Nişancısı!

Dünyanın En Keskin On Nişancısı!








10- Thomas Plunkett
Plunkett, İngiliz 95. Tüfek Birliği'nde bulunan İrlandalı bir askerdir.

1809'da ki Monroes geri çekilişi sırasında Cacabelos'ta meydana gelen savaşta bir Ber tüfeği kullanarak Fransız Generali Auguste-Marie-François Colbert'i 600 mt'den vurmuştur.

19.yy'ın başlarında bu tüfek inanılmaz nişan hatası vermekteydi. Bu olay ya inanılmaz bir yetenek ya da çok büyük bir tesadüftür.

En başta durum böyle gözükse de Plunkett arkadaşlarının olaya şans olarak bakmaması için aynı mesafeye ikinci bir atış yapmıştır. Bu ikinci atışında da generalin yardıma gelen yaverini vurmuştur.

Bu iki atışla Plunkett keskin nişancılar içerisinde bir ekol olacağını kanıtlamıştır.


9- Çavuş Grace

Tarihler 9 Mayıs 1864 ü gösterirken, Konfederasyon keskin nişancısı çavuş Grace tarihin en iyi atışlarından birine ve en ironik ölümlerinden birine imza atmıştır.

Spotsylvania savaşı sırasında çavuş Grace, İngiliz Whitworth tüfeği ile pozisyonunu almıştı. Hedefi 900mt de ki General John Sedgwick'ti. O zaman için bu son derece uzak bir mesafeydi.

Çarpışma başlangıcında Konfederasyon keskin nişancıları, Sedgwick'in adamlarını üzerlerine çekerek atış imkanı yaratmaya çalışıyorlardı. Bu olay üzerine Sedgwick şunları söyledi:

"Ne? Bu adamlar bir mermi atılsın diye mi bu kadar zahmete giriyor? Tüm hat boyunca üzerinize ateş açılırsa ne yapacaksınız? Sizlerden utanıyorum. Onlar bu mesafeden bir fili bile vuramazlar."

Sedgwick'in adamları siper almaya devam etti. Sedgwick tekrarladı:

"Size onların bu mesefeden bir fili bile vuramayacaklarını söyledim."

ve saniyeler sonra Grace, Sedgwick'i sol gözünün altından vurmuştur.


8- Charles ‘Chuck’ Mawhinney (1949)




Mawhinney 1967 yılında Denizciler'e katılmıştır. Vietnam Savaşı sırasında ABD Deniz Kuvvetleri'nde görev yapmıştır ve denizci keskin nişancıları içerisinde en çok adam öldürme rekorunun sahibidir. Eski rekor ise efsanevi Denizci keskin nişancısı Carlos Hatcock'a aitti.

16 ayda 103 kişiyi öldürdüğü onaylanan Mawhinney'in kayıtlara geçmeyen 216 kişiyi daha vurduğu söylenmektedir.

Denizciler'den ayrıldıktan sonra onun yaptıklarını askerdeki bir kaç dostundan başka kimse bilmemekteydi. 20 yıl önce adı sanı bilinmeyen biri Mawhinney'in inanılmaz keskin nişancılık yeteneklerinin anlatıldığı bir kitap yazdı. Bu sayede Mawhinney'in ünü herkese ulaştı ve keskin nişancılık okullarında hoca olarak görev yapmaya başladı.


7- Rob Furlong (1976)





Furlong, Kanada Ordusu'nda görev yapmış eski bir onbaşıdır. 2430 metrelik atışı ile dünyanın en uzak mesafeden adam öldürme rekorunun eski sahibidir. Bu mesafe 26 futbol sahası uzunluğuna eşittir.

Furlong, bu başarısını 2002 yılında katıldığı Anakonda Operasyonu sırasında gerçekleştirmiştir. Onun keskin nişancı ekibi 2 onbaşı ve 3 usta onbaşıdan oluşuyordu.

Üç adam bir dağda pozisyon alıp El-Kaide'nin silah takımını hedeflemişlerdi. Furlong, 50 kalibrelik McMillan Brothers Tac-50 Tüfeği ve düşük sürtünmeli A-MAX mermileri kullanıyordu. İlk atışını yaptı ve başarısız oldu. İkinci atışında düşmanı sırt çantasından vurdu. İkinci atışının hemen ardından üçüncüsünü de yapmıştı. Çünkü düşman saldırı altında olduğunu anlamıştı. Her kurşunun havada harcadığı süre 3 saniyeydi ve bu da düşmana saklanmak için yeterli süreyi sağlıyordu. Ancak düşman olayı geç idrak ettiğinden üçüncü mermi göğsüne isabet etti.


6- Vasily Zaytsev (1915-1991)




Sovyet keskin nişancısı. Sovyetler Birliği Kahramanlık Madalyası sahibidir.

Vasily Zaytsev II. Dünya Savaşı'nın en tanınmış Sovyet keskin nişancılarından biridir. Çelyabinsk bölgesinin Elino Köyü'nde, Mart 1915'de bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Gençliğinde yazları çobanlık yapmış ve bu sırada usta bir atıcı olmuştur. Soyadı tavşan anlamına gelir.

Zaytsev, Sovyetler'in en başarılı keskin nişancısı olmasa da, ismi, Kapıdaki Düşman isimli Hollywood yapımıyla tüm dünyaya duyulmuştur. Zaytsev 1936'da Sovyet Pasifik Filosu'na katılmıştı. İlk savaş deneyimini ise 1942'de 1047. Piyade Alayı mensubu olarak, Stalingrad'da savaştı. Normal bir piyade olarak 30 askeri öldürünce, üstleri onun atıcılık kabiliyetini dikkate aldılar. Kendisine verilen keskin nişancı tüfeğiyle 3 aylık bir zamanda çok sayıda askeri öldürmüştü. Moralleri yüksek tutmak için, başarıları devamlı basına taşınıyordu.

Asteğmen Vasily Zaytsev 10 Ekim ile 17 Aralık 1942 tarihleri arasında Stalingrad'da 225 askeri öldürmüştür. Kurbanları arasında 11 tane de Alman keskin nişancısı vardır. Ocak 1943'de, nişan aldığı gözünden ciddi şekilde yaralanır. Yetenekli bir cerrah tarafından gözü kurtarılır ama artık göreve dönmesine izin verilmez.

Kendisi keskin nişancı eğitmeni olarak görevlendirilmiş ve 28 keskin nişancı yetiştirmiştir. Onun eğittiği askerlere ‘Leverets’ (Yavru Tavşanlar) adı verildi.

Ayrıca keskin nişancılık üzerine iki adet eğitim kitabı yazmıştır. Bu kitaplar günümüzde halen Rus askeri okullarında okutulmaktadır. 22 Şubat 1943'de "Sovyetler Birliği Kahramanı" nişanı ile ödüllendirilmiştir.

Savaş bittikten sonra Yüzbaşı Zaytsev terhis olmuş ve Kiev'de bir tekstil fabrikasında çalışmaya başlamıştır. 15 Aralık 1991'de ölmüş ve Kiev'deki Lukyanivski Askeri Mezarlığı'na gömülmüştür.


31 Ocak 2006 tarihinde naaşı Volgagrad'daki Mamayev Kurgan anıt mezarlığına defnedilmiştir.



5- Lyudmila Pavlichenko (1916-1974)





Haziran 1941'de Pavlichenko 24 yaşındaydı ve Sovyetler Birliği, Nazi Almanya'sı tarafından işgal ediliyordu. Pavlichenko savaşa katılmak isteyen ilk gönüllülerden biridir.

Başvurusunun ardından Kızıl Ordu'nun 25. Piyade Birliği'ne atanmıştır. Daha sonra ise 2000 kadın Sovyet keskin nişancısından biri olacaktır.

Pavlichenko'nun öldürdüğü ilk iki düşman askeri ile teması Belyayevka yakınlarında gerçekleşmiştir. Kullandığı tüfek P.E. 4- dürbünlü Mosin-Nagant sürgülü tüfeğidir.

Öne çıkan bir karakter olması ise Odessa'da gerçekleşmiştir. İki buçuk ay gibi kısa bir sürede 187 kişiyi vurmuştur. Kırım Yarımadası'ndaki Sivastopol'da geçirdiği 8 ayda düşman kuvvetlerini taşınmaya zorlamıştır. Burda öldürdüğü kişi sayısı 257 yükselmiş ve Güney Ordu Konseyi bunu halkı duyurmuştur. Pavlichenko'nun 2. Dünya Savaşı sırasında öldürdüğü resmi düşman sayısı 309'dur ve bunların 36 tanesini düşman keskin nişancıları oluşturmaktadır.


4- Francis Pegahmagabow (1891-1952)




Üç kez askeri madalya alıp, iki kez ağır yaralanan Pegahmagabow, uzman bir keskin nişancı ve askerdir.

378 Alman askerini öldürmüş ve 300'den fazlasını da esir almıştır. Bir Ojibwa savaşçısıdır ve Kanada Ordusu emrinde çarpışmıştır. 400'e yakın Alman askerini öldürmesinin yanında, kendi emir subayı öldüğü için ağır düşman ateşi altında önemli bir mesajı kendi iletmiş ve adamlarının sayısı ve cephanesi azaldığında etrafta koşuşturarak düşman ateşini üzerine çekmiştir.

Çok başarılı bir asker olmasına rağmen, Kanada'ya dönene kadar neredeyse unutulmuştu. Yine de Pegahmagabow Birinci Dünya Savaşı'nın en etkili keskin nişancılarından biridir.


3- Adelbert F. Waldron (1933-1995)



Waldron, Amerikan keskin nişancı tarihindeki en çok adam öldürme rekorunu elinde tutan kişidir. Fakat onu en iyilerden biri yapan öldürdüğü adam sayısı değil, içgüdüleridir.

109 kabul edilmiş vuruşuyla en çok adam öldürmüş Amerikalı keskin nişancı olmasının yanında kendisinin hedefi bulma oranı da muhteşeme yakın. Özellikle hareketli hedeflere veya kendisi hareketli bir nesnedeyken (araba, kayık) yaptığı vuruşlar kendisini efsane statüsüne sokmuş.
Inside the Crosshairs: Snipers in Vietnam kitabında kendisinden şu şekilde söz edilmektedir;

"Bir gün öğleden sonra bir Tango teknesi ile Mekong Nehri'nde ilerlerken bir düşman keskin nişancısını farkedildi. Herkes gergin bir şekilde düşmanın yerini tespit etmeye çalışıyordu, 900 metrelik bir uzaklıktan tekneye ateş edildi. Çavuş Waldron, tüfeğini eline aldı ve hindistan cevizi ağacının üzerinde duran Vietcong askerini tek vuruşla indirdi (hareket eden bir zeminde).

Bunu yapabilmesi bile onu en iki keskin nişancılar sınıfına sokar.

Böyle şartlarda bu tarz vuruşları yapabilmek imkansız denilse, kimse itiraz etmezdi.''


2- Carlos Norman Hathcock II (1942-1999)



93 kişiyi öldürmesinin yanında bütün filmlerde gördüğümüz karşıdaki keskin nişancıyı dürbününden vurma hadisesini de gerçekleştirerek meşhur olmuş ve bu atışı meşhur etmiş kişidir.

Hatcock, ABD Denizci Kuvvetleri içerisinde bir keskin nişancının sahip olabileceği en etkileyici kayıtlara sahiptir. Vietnam Savaşı'nda öldüğü 93 kişiden önce kazandığı şampiyonlukları bir kenara bırakıyoruz. Vietnam ordusu Hatcock'ın başı için 30.000 dolar ödül koymuştur.

Hatcock, keskin nişancılık tarihinin en ünlü figürlerinden biridir. Düşman keskin nişancılarını mutlak suretle dürbünlerinin içinden geçirerek gözünden vururdu. Hatcock, düşman dürbününün parlayışını gördüğü anda tetiğe basar ve ıskalamazdı. Hatcock, nişan alan kişilerle gözgöze gelir ve önce ateş ederek onları öldürürdü. Hatcock'ın yaptığı atışların mesafesi asla doğrulanamadı. Çünkü kendi atışı esnasında karşı tarafında onu vurma ihtimali vardı.

Şapkasındaki tüyden dolayı Hatcock'ın lakabı "Beyaz Tüy" oldu ve o da tüyünü sadece bir görevden önce çıkardı.




Hatcock'ın gönüllü olduğu bu görev, düşman hatlarının 1400 metre içerisine girip, bir KVO (Kuzey Vietnam Ordusu) generelini vurmaktı. Pozisyonunu alana kadar kendisine hiçbir bilgi verilmedi. Zaten gönüllü olmadan önce de görev hakkında bir şey bilmiyordu. Hatcock'ın bahsi geçen pozisyona sürünerek gelmesi 4 gün, 3 gece sürdü ve kendisi bu zaman aralığında çok az uyudu. Sağlam kamuflajı olduğundan üstünden düşman askerleri geçti. Neredeyse bir yılan tarafından ısırılıyordu. Sonunda pozisyonunu aldı ve generali beklemeye başladı. General geldiğinde ise onu göğsünde tek vuruşta indirdi. Hemen alarma geçen Vietnam askerleri her yeri didik didik arasa da, Hatcock'ı bulamadı.

1- Simo Häyhä (1905-2002)



Häyhä, bugünkü Finlandiya-Rusya sınırına yakın Rautjärvi kasabasında doğdu ve askeri hizmeti 1925 yılında başladı. Savaşa girmeden önce Häyhä, bir çiftçi ve avcıydı. 20 yaşına gelince Fin milis kuvvetlerine katıldı ve Viipuri ilindeki atıcılık sporlarında keskin nişancılık yeteneğiyle birçok başarı elde etti. Çiftlikteki evini atıcılık kupaları ile doldurdu

Kış Savaşı boyunca(1939-1940) keskin nişancı olarak Fin Ordusunda 6.Bölük 34.Piyade Alayı Kollaa'da Kızıl Orduya karşı görev yaptı. Hava sıcaklığının -40 ile -20 °C arasında iken beyaz kamuflajı ile doğrulanmış 505 doğrulanmamış 37 Sovyet askerini öldürmüştür. Ayrıca gün ışığının az olduğu bir dönemde günlük ortalama 7 düşman askeri öldürerek (Bir günde en fazla 25 Sovyet askeri vurmuştur.) kayda değer bir başarı elde etmiştir. Rus yapımı olan Mosin-Nagant tüfeğinde ayrı bir dürbün kullanmayıp (Bunun sebebi mevcut olan optik dürbün yüzünden nişan alıp atış yapmak için kafasını daha yukarı çıkarması gerekirdi bu da hedef olma riskini arttıran bir dezavantajdı ayrıca mevcut optik dürbün buğulanabilir ya da dürbüne vurabilecek bir ışığın yansıma yüzünden yerini belli edebilirdi.) mevcut olan demir nişangahı kullanmıştır. Sovyetler başka keskin nişancılar ve topçu atışı desteği ile Häyhä'yı durdurmaya çalışmışlardır. Bunun sonucunda 6 Mart 1940'da bir Rus askeri tarafından çenesinin sol altından vuruldu.




Askerler tarafından bulunduğun da yüzünün altı parçalanmış ama ölmemişti. Kendine geldiği gün olan 13 Mart günü ilan edilen barış antlaşması ile savaş sona erdi. Bu olayın sonrasında aldığı yaralanmalar yüzünden öldüğü söylentisi yayıldı. Jyväskylä ve Helsinki'de uzun tedaviler ve ameliyatlar geçirdi. Savaştan kısa bir süre sonra Häyhä, Mareşal Carl Gustaf Emil Mannerheim tarafından Onbaşı ve ardından da Asteğmen rütbesine terfi ettirilmiştir. Daha öncesinde Finlandiya Askeri tarihinde hiç kimse bu kadar hızlı bir şekilde terfi almamıştır.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra başarılı bir geyik avcısı ve köpek yetiştiricisi oldu ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Urho Kekkonen ile avlandı. 1998 yılında nasıl böyle iyi bir atıcı olduğu sorulduğunda "Sadece pratik yaparak." cevabını vermiştir. Bir diğer soruda ise öldürdüğü kişilerin için pişman olup olmadığı sorulmuştur. Cevap olarak ise " Ben sadece görevimi yerine getirdim ve bana yapmam için söylenenleri."




Simo Häyhä, güneydoğu Finlandiya'da, Ruokolahti'de, Rus sınırına yakın bulunan küçük bir köyde ömrünün son yıllarını geçirmiştir.

__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.