Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01.01.14, 22:48   #3
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5442
Mesajlar: 24,494
Ettiği Teşekkür: 97445
Aldığı Teşekkür: 135907
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Edebiyat Dünyasının Sıradışı Kadınları ve Hayatları









1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıyd. Fakat Virginia belki de ilk asiliğini ve farklılığını bu Victoria tarzı yaşama karşı duruşuyla göstermişti. 13 yaşındayken ansızın annesini kaybeden Virgina babasının kütüphanesinde onun da yardımıyla kendisini geliştirdi.







Virginia'nın çocukluğu ömrünün geri kalanında yaşayacağı tramvalara zemin hazırlayan olaylarla doluydu. Önce annesini kaybeden Virginia üvey ağabeyinin tacizine uğradı ve psikolojik sorunları böylece başladı. 1904'te de babasını kaybeden Virginia yemek yememeye başladı ve ilk intihar girişiminde bulundu. VII. Edward'ın pencerenin altında ona açık saçık laflar söylediğini zanneden Virginia pencereden atladı. Virginia babasının da ölümünün ardından Bloomsburry'e taşınarak belki de hayatını değiştirecek yegane kararı verdi.







Babasının da ölümünün ardından Bloomsburry'e taşınması Virgina'nın hayatının dönüm noktasını oluşturdu. Bloomsburry grubu önemli edebiyatçılardan oluşan entellektüel bir gruptu. Gruptaki birçok insan eşcinsel ya da biseksüel ilişkilerde bulunuyordu. Leonard Woolf da o edebiyat grubundakiler arasındaydı. Virginia Stephen, sevmediğini açıkça söylediği ve geleceği pekte parlak olmayan, beş parasız bir adam olan Leonard Woolf ile evlendi. Virginia buna rağmen Leonard ile ömrünün sonuna kadar birlikte olacaktı. İlk kitabını da Leonard'ın sayesinde çıkarttı. Virgina Woolf'un travmaları üst düzeydeydi. Onu iyi eden tek şey belki de yazmaktı ama bunun da üzerinde farklı bir etkisi vardı. Virginia bitirdiği her romanının ardından histeri krizleri geçiriyordu.






Karakterindeki dikkat çekici bir diğer nokta ise feminist duruşuydu. Son derece uysal bir kadın olan ve hayatının amacını hizmet etmek olarak nitelendiren bir kadın olan annesinin aksine Virginia, kadınlara içlerindeki bu hizmetçiyi öldürmelerini tembihliyordu. Virginia'nın kadınları bu kadar düşünüyor olması sadece feminist kişiliği ile alakalı değildi. Ayrıca evli olduğu süre içerisinde lezbiyen ilişkilere girdiği de dedikodular arasındaydı. O da kadınlara karşı duyduğu heyecanı çokta fazla gizlemiyordu.







Edebiyat tarihine damgasını vurarak, izleri hiç silinmeyecek olan bu kadın intiharı toplamda 3 kez denemişti. Pekte ciddi sayılmayan ilk intiharının ardından bir kez de ilaç içmiş ve kocası tarafından midesi yıkanarak kurtarılmıştı.







Üçüncü intiharında ise cebine taşlar doldurduğu elbisesi ile evlerinin yakınındaki bir ırmağa girerek intihar etmişti. Bu kez başarılı olacaktı Virginia. Cesedi üç hafta sonra nehrin kenarında oynayan çocuklar tarafından bulunur. Tüm hayatı boyunca onu koruyup kollayan, Virginia için psikiyatrlık yapan, hemşiresi olan Leonard, onun cesedini yaktırdıktan sonra küllerini evlerinin bahçesindeki ağacın altına gömdü. Virginia'nın son kitaplarından "Dalgalar"ın son cümlesi de onun için bir şeyleri anlatır nitelikteydi; "Kendimi sana savuracağım, yenilmeksizin ve boyun eğmeden ey ölüm!

Virginia Voolf Biyografisi BURADA
__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.