Tekil Mesaj gösterimi
Eski 11.01.14, 09:28   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Kahır Çekmek

Kahır Çekmek

Bireyler kendilerini ilgilendiren olumsuzlukların arkaya arkaya şanssızlık deyiminin içeriğine uygun olarak yaşadığında, "kahreder". Kahretmek= bir derde, üzüntüye, sıkıntıya uzun süre katlanmak, insanın zorluklar karşısısında dayanma gücü sınırını aşması ile fevaran etmesidir. Feveran= şikayet, bozulmuş psikolojik ruh hali ile geçiçi saldırganlık, çığlık atma, nara atma sonunda tabir caiz ise ring'e havlu atma ile teslimiyetçilik, mücadele güç ve azminin zorlukları ve sıkıntıyı artık yenemeyeceğinin bilinç altına yerleşmesi ile gelecekten ümit kesmek, ve yine tabir caiz ise kaderine razı olmak! Bu birey yaşamında herkesin her zaman gözlemlediği, gördüğü, örneklerinin yakınında cerayan ettiği reel durumlardır.

Bireylerin mensubu olduğu toplumlar, birey neyi yaşıyorsa onu yaşar. Yukarıda ifade ettiklerimizi toplumsal olarak ifade eder. Toplumsal ifadelerin içinde tepki koymak üzere düzenlenen gösteriler vardır, miting'ler vardır, toplu olarak boykotlar vardır, yaşanan kahırdan dolayı telin hareketleri vardır ki, bize göre lanetlemek anlamına gelmektedir. Toplum toplu olarak bunları yapar kahır çekmek istemediğini böyle belli etmeye çalışır.
Bilindiği üzere ülkemiz 11 yıldan beri sosyal ve siyasal anlayışı, statükocu düzenimizden bir hayli farklı olan, sosyal devlet düzeni ve idari rejimini dönüştürmeyi hedefleyen, bu hedeflerine varmak için her yolu mübah kılan, kendi zenginlerini yaratarak, günü zamanı geldiğinde hedeflerine varmak için onların mali imkanlarını gayeleri uğrunda kullanmak için ülkeyi bir rantiye cennetine çeviren, yandaşlarının semirmesi için, palazlanması için hiç bir maddi ve siyasi himayeyi esirgememiş bir siyasi heyetin hükümet ettiği Türkiye'de yaşamaktayız.

Erk'ler ayrılığını luzumsuz bulup, hukuk bize hedeflediklerimiz açısından ayak bağı oluyor diyerek, devlet içinde paralel erk oluşturmayı bilerek göze alanlar, yapıldığı aşikar olan yolsuzluk ve rüşvet baskın ve tutuklamalarında işin ucunun bakan ve başbakana dayanacağı anlaşılınca, hukuk hükümetimize darbe yapacaktı savı ile bir kesimini kendine bağladığı, hukuk kurumlarını tamamen kendine bağlamayı hedeflemiş dün, bu gün HSYK'nun Adalet bakanına bağlanması için uğraş veriliyor.

Hükümet adeta Mart kedisi gibi hem ediyor hem bağırıyor, hem yapıyor hem meydanlarda suç bastırıyor. Bu meyanda kahır çekmek istemeyenleri, protestocuları sindirmek ve susturmak, gösteri ve telin hareketlerine izin vermemek için Akp polisi haline getirilmek istenen polisi halkın üstüne salıyor yasal haklarını kullanmak isteyenleri orantısız güçle dağıtıyor.

Vatandaş anlatıyor; işinden çıkmış çocuğunun çok istediği ve beğendiyi ayakkabıyı almış, evinin yolunu tutmuş gidiyor.. Biraz ilerde önünde polis barikatı dur nereye? Elindeki pakette ne var? Sorgu suali ardından, alınan ayakkabının fişinin görülmesi, ayakkabı alanın o civarda oturması, polisi ikna etmeye yetmiyor, biraz ilerde göstericilere katılacağı endişesi ile kutu içinden ayaykkabı çıkarılıyor, kutu çiğnenip dümdüz ediliyor, çocuk için alınan ayakkabı bir naylon poşete konarak al bunu çocuğuna götür diyerek kişi serbest bırakılıyor.

Anlayışa ve uygulamaya bakarmısınız!

Siyaseten edilgin olmayı kimse istemiyor. Kusurlarının, kabahatlerinin, suçlarının görüntülenmesini istemeyenler, farkına varılanların telin edilmesine dayanamayanlar, yürütmeyi bi hakkın kendi bünyelerine bir lutuf bir ihsan olarak görenler, kahredenlere, kahır çekmek istemeyenlere bu muameleleri yapmayı da kendilerine hak görüyor. Bu yapılanlar Türk milletine revamı? Hak mı? Na hak mı? Kahır çekmeye devam mı?

11.01.2014
Mustafa AKTEN

__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.