Tekil Mesaj gösterimi
Eski 14.01.14, 14:35   #1
Cansuyu
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,734
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34522
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart Efkan Alâ Dosyası | Soner Yalçın

Pandora’ya hediye; Zeus insanlığı cezalandırmak için kurnaz bir yönteme başvurdu. Güzel Pandora hediye kutusunu açtı ve dünyaya kötülük yayıldı.

Mitoloji böyle anlatıyor…
İzmir’deki casusluk ve fuhuş davası “Pandora’nın Kutusu” nun açılmasıyla başladı! Sadece askerleri değil devletin önemli bürokratlarını da hedef alan davanın adı; Casusluk ve Fuhuş.

Anlamak isteyen için, paralel devletin, merkezi devleti yıkmak için nasıl bir tezgah kurduğu bu davada net olarak görülüyor. Cemaat devleti fişlemişti; sırf bu dava kapsamında 2500 kişi hakkında fişleme yaptıkları ortaya çıktı.

İsmi geçen dönemin bürokratlardan biri “çiçeği burnunda” İçişleri Bakanı Efkan Alâ!
Efka Alâ adı dava dosyasının “Kemal Cirit” klasöründe yer aldı.
Kemal Cirit o dönem Başbakanlık’ta önemli bir isim: Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürü. (Halen Artvin Valisi. sy)

Kemal Cirit ile ilgili olarak, dava dosyası/ Pandora’da şu ifadeler var:
“Hukuk müşaviri -Boyu küçük işi büyük. İş bitirici bir adam. Başbakan’ın ofisinde dönen her şeyi biliyor. Atama kararnamelerini ve kanun tasarılarını önceden temin edebiliyor. Adamın boy kompleksi var. İş yaparken bile Efkan (Ala) diye sayıklıyor.”

Kemal Cirit klasöründen ayrıca, “Efkan ALÂ-Şema 21.02.2010jpg” isimli belge var.
Açık yazıyorum: Cemaat’in kendisinden olmayan bürokratları-askerleri fişlediğinin delili İzmir’deki davadır.
Bakın “Pandora’nın Kutusu” nasıl açıldı…


1 Numara bulundu

İzmir’deki casusluk fuhuş davası da aynı İstanbul’daki casusluk ve fuhuş davası gibi 10 Ağustos 2010 tarihinde bir eposta/mail ihbarıyla başladı.

Davanın 357 sanığından 316’sı asker.
Ama bir numara sivil:
Halikarnas Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı ve Marmaris Yat Marin A.Ş’nin sahibi Bilgin Özkaynak.
Davanın açılmasına neden olan Pandora’nın, onun Sapanca’daki evinde bulunduğu iddia ediliyor.
“İddia” diyorum çünkü; iki ayrı tutanak var:
Bir tutanağa göre, evdeki antika silahlar dışında suç unsuru yoktu.
Diğer tutanağa göre ise, evde sadece suç unsuru olmasından şüphe edilen, 263 CD, 38 video kaset, 2 adet flashbellek ve harddisk vardı.

Tutanağın birine göre arama 00.45’te başladı ve 05.35’te bitti.
Diğer tutanağa göre ise arama 00.45’te başladı ve 06.30’da bitti.
Birinci tutanakta aramayı gerçekleştiren polis sayısı (5) kişi.
Diğer tutanakta ise aramaya (14) polis katıldı.
Peki kim bu polisler; onların önemi yok.
Fakat evde İzmir’den gelen bir komiser var.
Ve ne tesadüf Pandora’nın Kutusu’nu o komiser açıyor; yani “Pandora” adı verilmiş “dijital belgeyi” o buluyor!
Aramada bulunan hazırun (Hikmet Yalnızoğlu), 9 Kasım 2012’de mahkemeye dilekçe verdi: “Arama esnasında polis, dijital materyallerin bulunduğu iddia olunan odaya bizi almadı. Zaman zaman çekim yaptıkları kamerayı kapattılar.”

Bilgin Özkaynak’ın, İstanbul’daki dört katlı evinde, şirketlerinde değil de gitmediği Sapancı’daki çiftlik evindeki kitaplıkta bulundu Pandora.
“Çiftlik evimde yüzme havuzu 400 metrekare, garaj 250 metrekare, depo 200 metrekare, kapalı garaj 60 metrekare, iki bekçi evi arası 250 metre. Üç ayrı ahır ve her birinde 6 bölme var. Arkası uçsuz bucaksız orman. Şunu söylemek istiyorum, biri bir şey saklamak istese milyonlarca olasılık olabilir ve kesinlikle de bulunamaz.

Bakın, ofislerimin bulunduğu 6-7 yerde hiç arama yapılmamıştır. Demek polisimiz buna gerek bile görmedi. Öyle ise Sapanca’daki evde yapılan aramada nasıl olmuştur da apaçık ortalık yerde ve herkesin ulaşabileceği şekilde, gizlenmemiş bu yasa dışı örgütün yasa dışı evrakları bulunur? Parmak izi incelemesi talep ettik, yapılmadı, niye?”

Bilgin Özkaynak’ın avukatı Muzaffer Sevgi Sakarya, mahkemeye verdiği 6 sayfalık dilekçesinde, dijital materyalleri aramaya giden emniyet yetkilileri tarafından yerleştirildiğini öne sürdü.

Sahi, dijital materyallerde yer alan bilgilerin/fişlemelerin yazıldığı, oluşturulduğu, kaydedildiği bilgisayar hangisiydi? Sapanca’daki iki bilgisayar değildi; evlerdeki şirketlerdeki de değildi. Yoktu. Bulunamadı! Aynı Odatv davasında olduğu gibi!


O ekibin sicili

Pandora’nın dün İzmir’de duruşması vardı.
Soruşturmayı yapan ve davayı açan Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Sait Demiröz başarılı bulunup 24 Şubat 2011’de Yargıtay üyeliğine seçildi!

Diğer savcı Ali Haydar kariyer merdivenini uçar gibi tırmananlardan. Balyoz, Ergenekon, MHP’lilerin seks kasetleri ve son olarak İzmir’de yapılan “Bacanak Openasyonu”nda hep onun imzası var.

Operasyonu yapan İzmir KOM Şube Müdürü ise Mustafa ÇİL’di. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1992 yılında konusu “Fethullah’ın Talebeleri” olan DGM’ye sevk yazısı gönderdi. 93 kişilik listenin 34. sırasında Mustafa ÇİL’in adı vardı.
Yine emniyetin raporunda şu yazılıydı: “Mustafa ÇİL: (Polis Koleji Kökenli) Arabasını ve Yeşilevler’deki dairesini Cemaat’in hizmetinden hiç esirgemedi. Yıllardır çalıştığı Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Dairesi’ndeki görevinden, hakkındaki tüm iddialara karşın nedense, başka bir yere tayin edilemedi.”

Çil Kocaeli’ne tayin edilince yerine Mehmet Ali Şevik geldi. Bu polisin de adı, “Fethullah’ın Talebeleri” listesinde 62. sırasındaydı! O da son operasyonla kızağa alındı.

Hani Sapanca’daki eve gidip “Pandora”yı bulan komiser vardı. Onun adı Emin Göktaş idi; sonraki süreçte İzmir Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün başına getirildi. İzmir’deki son “Bacanak Operasyonu”nu yapan isimdi. “Cemaatçi” diye kızağa alındı.
Her şey çok apaçık ortada değil mi?
Masum insanlar neden hâlâ hapiste?



- Sözcü-

Soner Yalçın
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti.