Konu: Hayat
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.01.14, 05:50   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Hayat

HAYAT

Güneş her akşam batıyor her gün doğuyorsa,
Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa,
En derin yaralar kapanıyorsa,
En büyük acılar unutuluyorsa,
Neden o korkular hayattan söyleyin bana.
Elbette bazen çiçek açıp bazen solacağız..
Elbette daldan dala konup sonra uçacağız
Elbette bazen hızla dönüp bazen duracağız.
Diyor ses sanatçısı Candan Erçetin.


Hayatın tüm dengeleri aslında çok ince ve keskin çizgiler ile belirlenmiş. Hayat; içinde yaşayanlara bir açıdan bakıldığında at oynatacak meydan bırakmamıştır. İnisiyatif büyük ölçüde hayatın belirlediği konumlar da. Hayatın misafirleri olan ve diğer canlılardan farklılık gösteren, çok gelişmiş beyni ile zaman zaman hayatın zalim acımasızlığına tavır ve tepki koyan ve hatta hayat ile mücadele eden. İnisiyatif hayatın bütünü ile elindeyken ondan biraz olsun üstünlük çalabiliyor mu? Elbette olduğu zamanlar oluyor ama müspet sonuçların çıktığı durumlar çok az.


Hayat insana ve diğer yaşayan tüm canlılılara bir kısır döngü belirlemiş, insan dışındakiler, nebatat hariç, hareket eden tüm canlılar içgüdüleri ile insan ise gelişmiş beyni ile bu döngü içinde sadece döngünün içinde ve kısıtlı şekilde belki üstünlük koyabilmektedir.


Hayatın bir zalim birde müşfik yanı var. Zalim ve müşfik yüzünü, ne zaman? Nerede? Kimlere? Hangi şekilde göstereceğini kim bilebilir? Hayatın içinde yaşayıp, hayatın sürprizlerle dolu olduğunu bilmeyen varmıdır? Suprizleri ile bazı insanlara müşfik mültefit, cömert davranarak mesut ve bahtiyar olmanın yolları üzerindeki tüm pürüzleri kaldırır, insana ve diğer yaşam ehli varlıklara, kısır döngünün içinde belirli alanlarda üstünlük alma hakkını vermiş gibi görünür, üstünlük alabilenler bir süre mesut ve bahtiyar olabilirler. O zaman şunu diyebilirler şans kapıyı çaldı veya kader yüzümüze güldü! İnançları neyi gerektiriyorsa öyle yorumlarlar


Acaba mutluluk vesilesi olan öğelerden hayatın iltimas geçtikleri gani garrah olursa bazen öyle olur ki, hayat eşeğini kaybettirir üzer, bazende buldurur sevindirir. Doğrusu eşeğini kaybetmiş Darendeli durumuna kimse düşmek istemez. Hayatın ne zaman neyi getireceği meçhul olduğuna göre, hayatın ipine sağlam sarılarak işi sıkı tutmalı, sağlam tutmalı, dürüst tutmalı, emanet edilenlere hıyanet etmemeli, emanetin verdiği makamlarla mevkiler ile emanet verenlere Padişah olmamalı, olanları, zelil durumları içinde onursuzluğa mahkûm edilmiş halleri ile hayat içinde yaşayanlar görüyor, geremeyenler tarih yazanlardan okuyor. Herkes hayatın içindeki yerini iyi bilmeli iyi tayin etmeli.


Büyüklenenler, sen kim oluyorsun diyerek, kılı bile olamayacağı insanları, emanet verilen makamların kibri kübrası içinde aşağılamaya çalışanları hayat çok gördü. Hayat var olduğu süre içinde, yaşamlar oldu. Yaşamların klanları oldu, milletleri ulusları oldu, köleler oldu, aristokratlar oldu, seçkinler, asiller, avamlar oldu, krallar, padişahlar, hükümranlar oldu. Hayat içinde geriye dönüp bakalım, gördüklerimiz var, göremediklerimizi okuduklarımız, okuyamadıklarımız var, tarih var, tekerrür etmesini istemediğimiz tarih var.
Türkiye var! Türkiye’de seçilmiş Padişah olduğunu sananlar var, kibri Kübra içinde kamunun tüm malının kendinin olduğunu sananlar var, evlad-ı ayala, akrabay-ı taallukata, yandaşa, yanaşmaya, beslemeye kamunun malını dağıtma ve bağışlama yetkisini kendinde görenler var.


“Hafızay-ı beşer nisyan ile maluldür” Yolsuzluğa, vurguna, talana, ranta, rantiyeciye, siyasi hacı yatmazlara sahip ve arka çıkanlar geriye dönüp bakın! Güç bende diyenler, sizden önce sizlerin yerinde olanların güçlerinin ne olduğuna bakın! Tarihten ders alın, yapılanlar, yapanların yanına kar ve kendilerine servet olarak kalmayacak, inanın sizleri milli irade saydığınız oydaşlarınızın suni gücü kurtarmaya yetmeyecektir.

15.01.2014
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.