Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.01.14, 05:48   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21561
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Türkiye ve Son Durumları

Türkiye ve Son Durumları

Günümüz dünyasında sayıları 200 civarında olan devlet, bunların çok büyük bir bölümünün üye olduğu Birleşmiş Milletler "BM" kuruluşu, bu kuruluşun kendi içinde kurduğu Güvenlik Konseyi! Bu konsey içinde alınmış olan kararların yürütmesini durdurmaya yetkili yani veto hakkı olan, 3-5 ayrıcalıklı zenginler gurubuna dâhil, dünya siyasetine, ekonomilerine, askeri güçlerine ve hatta idarelerinin oluşumuna etki edebilen emperyal ruhu üzerinden atamamış, insan hak ve hürriyetleri diyen ama en çok insan hakkı ihlali yapan devletler!

BM'ler işleyişi yukarıdaki giriş bölümünde ifade ettiğimiz gibi olursa, buraya üye olan devletlerin çok azı BM hegemonyasını aşmış ve kendine demokrasi denilen erdemleri ve fazileti şiar edinerek ve kazanımlarının, kurumlarının tam hakkı ile işlediği, insan hak ve hürriyetlerinin var olduğu, idareleri bulmuş, idari açıdan sürekli kargaşa yaşayan ve yaşatılan devletlerden sıyrılarak halklarını esenliğe ve mutluluğa taşımanın yollarını bulmuşlardır.

Dünyada tüm idari siyasi doktrinsel sistemler, sosyal ve siyaset bilimcileri tarafından irdelenmiş analiz edilmiş, tüm idari sistemler içinde bazı mahsurlarına rağmen demokrasi insana yaraşır en iyi rejim olarak vurgulanmış, tespit edilmiştir.

Türkiye, cumhuriyet kuruluşundan itibaren, tüm öngörüsünde demokrasiyi hedeflemiş, bir tarafta bu hedefler kafalarda iken, ülke topraklarını paylaşmak üzere gelmiş olan, emperyal devletlere karşı bir istiklal ve kurtuluş savaşı verilmiş, bir taraftan idari hâkimiyetlerini devam ettirmek için kendi öz oğullarını, kardeşlerini öldürtmekten çekinmeyen sapık Osmanlı hanedanın son kırıntıları ve kalıntıları ilede uğraşmak zorunda kalınmışdır.

Takdir edilir ki, demokrasi bir biat ve körü körüne idarecilere itaat rejimi değildir. Dünya üzerinden ve Türkiye'den Padişahlar, Stalin, Lenin, Mao, Hitler, Mussolini, Franko, gibi demokrasi faziletinin f sinden habersiz sadist, psikopat, zalim idareciler geçmiş. Bunların bir kısmı ise demokrasinin sağladığı seçimler ile iş başına gelmiş, halklarından hem biat hem itaat istemişler.

Türkiye'de ise 1950-1960 dönemi ile Menderes, 2002-2014 döneminde ise imam Recep Tayyip Erdoğan, bir taraftan halk dedi, ileri demokrasi dedi, hukuk dedi, kanun dedi, dedi ama bunların olmasına ve yaşanmasına ancak bana itaat ve biat edildiğim sürece, tek adamlığım ve ağzımdan çıkanlar kanun kabul edildiği sürece verdiğim kadarını yaşarsınız benden demokrasi bu kadar çalışır dediler.

İtaat ve biat isteyenler bilinçli, aydınlanmış halk istemez, kuru kalabalıktan hoşlanırlar. İmam Tayyip hazretlerinin günde 35 Tl yevmiye ile meydanlara yığdığı kalabalık işte bu kuru kalabalıktır. Bu kalabalık aynı zamanda gıda kolisine kömür çuvalına duçar ve muhtaç olan, imam efendiye oydaş olan kuru kalabalıktır.
Siyaseten vekil meclisinde sayısal çoğunluğa ulaşmayı ülkede istikrar var sayanlar, bu günün Türkiye'sinde bizzat varlıkları ile siyaseten, idareten ve ekonomik olarak istikrarsızlığın kaynağıdırlar.

Devletin en yüksek makamında bir şekilde oturanlar, başkomutan sıfatını taşıyanlar, devletin tüm kurumlarının ahenk ve uyum içinde çalışmasını gözetmekle yükümlü olanlar, devletin başı olmakla görevli kılınanlar, millet vekillerinden ayrı olarak, cumhuriyeti, ilkelerini, Atatürk ideallerini, Türk milletinin varlığını, esenliğini koruyacağına namus ve şerefleri ile yemin edenler, devlet denetleme kurumlarını çalıştırıp, yolsuzluk ve rüşvet olaylarını ortaya çıkarması gerekenler dahi adeta imam Tayyip efendiye biat ve itaat edercesine her gönderileni imza ederek, cumhurbaşkanlığından Çankaya noterliğine irca eylemiştir. Böyle bir oluşumun olduğu ülkede demokrasiden insan haklarından, söz etmek mümkün değildir.

Türkiye'ye son 11 yıldır yaşatılanlar,kargaşa yaşanmasına sebep olanlar normal değildir, mutlaka rehabilitasyona ihtiyaçları vardır. Artık değişim zamanı gelmiş, yarım kalmış Atatürk devrimlerinin hayata geçirilmesi için dönüşüm zamanıdır..

Akp ve hükümetinin dönüştürdüğü kuru kalabalıklarında dönüştürülmesi için iyileştirme zamanıdır. Bunun için aydınlar, yazarlar, klavye kahramanları, salonlardan vaaz edenler halkın içine çıkarak yakaladığı her vatandaşa bire bir bu yaşatılan melanetlikleri anlatmalı en ücra yerlere kadar ulaşmalıdır.

Bana sorarsanız, ben her gün halkın içinde otobüste, dolmuşta, vapurda trende, ormanda Reşadiye de, Polonezköy de, Alemdağ da, Çekmeköy de kuru kalabalığın içindeyim elimden geleni yapıyorum.
19.01.2014
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.