Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.01.14, 11:07   #1
Cansuyu
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,734
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34522
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart Bilal Neden Kaçıyor?!. | Mehmet Türker

Savcı ifadeye çağırıyor, Bilal babasının Mercedes’ine kurulmuş cami teftişine gidiyor!..
İfadeye gitmemek yargıdan kaçmaktır!..
Neyi bekliyor?..
Yargının bağımsız ve tarafsız (!) hale gelmesini mi?..
Bilal’in ne ayrıcalığı var?..
Babasının oğlu olması mı?..
Sıradan bir vatandaşın savcılığa çağırılmasına rağmen gitmemesi halinde başına neler geleceğini düşünün!..
Polis kapısına dayanır, yaka paça götürür!..

Batık banka operasyonlarında anlı şanlı işadamları, medya patronları sabaha karşı kapıya dayanan polisler tarafından neredeyse pijamalarıyla götürüldü!..
Sakallı Bilal teftişlerine devam ederken Babası Brüksel’de konuşuyor:
“Evet, kuvvetler ayrılığı vardır… Ama bir kuvvetin yani yargının diğer kuvvete yürütmeye müdahalesi olamaz”
Bal gibi olur!..
Yürütmenin bir projesini veya ihalesini yargı iptal eder; “yürütme”, yani “İktidar” yolsuzluk ve rüşvete bulaşmışsa yargı yürütmeye elbette müdahale eder!..
Bu normal bir hukuki durumdur, ama Tayyip Bey’e göre müdahaledir!..
Buna karşılık devam eden bir rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını sürdüren savcıların “yürütme” tarafından darmadağın edilmesi Tayyip Bey’e göre yargıya müdahale değildir!..

Bilal, herhalde yargının “Haşhaşilerden” (!) temizlenmesini bekliyor!..
Yargı, Adalet Bakanına, dolayısıyla babasına bağlandığı zaman elbette koşa koşa savcıya gidip ifade verecektir!..
Ya da savcı, Bilal’in ifadesini almaya artık ihtiyaç duymayacaktır!..

Tayyip, Brüksel’de yargının bağımsız olduğunu, ama aynı zamanda tarafsız da olması gerektiğini anlattı!..
Peki, bu konuda Tayyip Bey’in kafasındaki ampul ne zaman yandı?..
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından sonra!..
Ondan önce “paralel devlet” veya “Haşhaşiler” ile memleketi al takke ver külah idare ediyorlardı!..
İşin ucu kendilerine dokununca “yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının” üzerine titrer oldular!..

İyi de 12 Eylül 2010 referandumuyla yapılan anayasa değişikliğinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yeniden yapılandırılması demokrasi-yargı bağımsızlığı-yargı tarafsızlığı için gerekli değil miydi?..
Şimdi HSYK’nın yapısını neden değiştiriyorsun; halkın referandumdaki oylarını neden çöpe atıyorsun?..
Eee, yargı Tayyip’in 4 bakanını, çocuklarını ve ortaklarını hedef alınca cici çocuk HSYK, kaka çocuk oldu!..
Üç bakanı için rüşvet iddiasıyla fezleke hazırlanınca Tayyip Bey’de şafak attı!..

Türkiye bu haliyle muz cumhuriyetlerine döndü!..
Adalet Bakanlığı Müsteşarının, İzmir Başsavcısı’na telefon edip “Soruşturmayı
kapat” dediği iddia ediliyor, sözünü geçiremeyince Başsavcı görevden alınıyor!..
Önceki gün 96 savcı ve hakim görev yerlerinden başka illere atandı!..
Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde dün tam 470 polis ve polis amiri görevden alındı veya görev yerleri değiştirildi!..
Polisteki operasyon 3 bini geçti…
Muz cumhuriyetleri bile bizim yanımızda “demokratik hukuk devletleri” oldu!..


Şarkıcı ile kocası!..

Şarkıcı Ebru Gündeş’in tutuklanan İranlı kocası Reza Zarrab ile ilgili haberlere yayın yasağı geldi…
Bu ikili acaba neden yasaklama istedi?..
Ortaya daha başka şeyler döküleceği korkusundan mı?..
Ya da Reza Zarrab adlı çocuğun telefon dinlemelerinde kayda geçen “kadın bulma”, “eskort kızlar” laflarının ortaya çıkmasından dolayı mı?..
Ebru Gündeş bunları duyunca üzüldü mü, hırslandı mı?..

Türkiye’de soruşturmanın gizliliği vardır da, bu milyon kere ihlal edilmiştir!..
Hatta yargı tarafından servis edildiği de olmuştur!..
Ergenekon, Balyoz gibi davalarda buradan soruyorduk:
“Yahu bunlar savcının çekmecesinden mi çalınıyor, yoksa ifade alınırken birileri kapıya kulağını dayayıp not mu alıyor?”
Her şey ortalık yerdeydi!..
Operasyonlar, silahların toprak altından çıkarılması medya eşliğinde yapılıyordu.
Şimdi bu yasak nereden çıktı?!.
Valla bayılıyorum bu titizliğe!..



-------Sözcü-------
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti.