Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.01.14, 10:21   #1
Deniz
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 389
Mesajlar: 3,914
Ettiği Teşekkür: 14441
Aldığı Teşekkür: 15355
Rep Derecesi : Deniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği var
Ruh Halim: none
Standart Uğur Mumcu’ya Mektup

Uğur Mumcu’yu yitireli bugün 21 yıl oldu...
Yıllar ne çabuk geçti!
Yazı masamın başına oturmuş, ne yazacağımı düşünüyorum...
Düşünürken şu soru geliyor aklıma:
“İnsanlığın özlemi nedir?”
Daha aydınlık, daha güzel bir düzene doğru yürümek.
Uğur, yaşamı boyunca bunun için çabaladı, devrimci kişiliğiyle gerçekleri aydınlatmak için uğraş verdi.
Pusulası o aydınlığı gösterdi hep!
2005 yılında bir yazıda, din pazarlamacılarını, Türkiye’de “devlet içinde devletin” nasıl oluştuğunu, tarikatların yargıda, poliste, eğitimde nasıl örgütlendiklerini yazmışım... (25 Ocak 2005)
1995 yılında Pakistan kökenli İngiliz yurttaşı Asaf Hüseyin’in İstanbul’a gelişini ve yaptığı konuşmaları...
Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı.
Asaf’ı Türkiye’ye “İstanbul Organizasyon” adlı bir şirket getirmişti.
Kitapları Türkiye’de iki yayınevi tarafından yayımlanan Asaf Hüseyin, Londra Kraliyet Uluslararası İlişkiler Üniversitesi’nde sosyolog olarak görev yapıyor, köktendinci örgütler üzerine araştırmalar yapıyordu.
***
Uğur Mumcu öldürüleli iki yıl olmuştu...
Asaf, konuşmalarında şöyle demişti:
“İslamiyetin terörizmle bir ilişkisi olamaz. Ancak zulme karşı tarih yazarken kan dökülebilir. İslamı diriltmek için kan dökülmek gerekirse dökülebilir...”
Şimdi düşünüyorum Suriye, Pakistan, Afganistan, Irak’ta yaşananları...
Kelle avcılarını, insanların kılıçla kafasını koparıp, ciğerlerini söküp yiyenleri...
Asaf’ı merak etmiştim, kimdir bu kişi, diye...
Londra Kraliyet Akademisi’ni arayıp sormuştum...
Öyle bir kişi yoktu ve Londra’da kendisini tanıyan da yoktu...
9 yıl önce yazdığım “Uğur’a Mektup” başlıklı yazımda şöyle seslenmiştim:
“Türkiye nereye gidiyor anlat bana... Anlat bana seni uğurlayan kalabalıklar ne yapıyor 12 yıl sonra?”
Bugün de aynı şeyi söylüyorum:
“Ankara’da 21 yıl önce seni son yolculuğuna uğurlayan milyonlar, bugün niye suskun ve yılgın Uğur, anlat bana!”
Şeyhlerin, vurguncuların, soyguncuların ülkesi olduk Uğur...
Ölümler gördük, acılar, hüzünler...
Gözyaşlarımızı kimse görmedi...
Zindanlar doldu Uğur, El Kaide, El Nusra sınırımıza yerleşti, kamplar kurdu, askeri eğitim aldı.
Laik demokratik Cumhuriyette, aydınlanma devriminin kazanımlarından geriye ne kaldı?
Tepeden tırnağa şaibeli devlet, yargı, polis, muhalefet, cemaat...
Milyonlarca yoksul insan, din bezirgânları, siyasal İslam tezgâhı...
Düzmece belgeler, bilgiler, tapeler...
Yaftalama, karalama, ezme!
Emekçileri ezerek, yoksullara nohut, mercimek dağıtarak, 12 yıldır haramileri kollayarak...
Vurguna, soyguna göz yumarak...
Telefonları dinleyerek, belden aşağı vurarak...
İnançları sömürerek, ayrımcılık yaparak...
Ayakta duranlar...
Anlat bana arkadaşım Uğur Mumcu anlat...
Sen ne diyorsun?
***
Yaşamın boyunca, soyguncuların, talancıların gerçek yüzünü gösterdin...
Terörün arkasındaki gerçekleri araştırdın...
Başta Abdi İpekçi olmak üzere pek çok cinayetin perde arkasını, iç ve dış güçleri araştırdın...
Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Musa Anter, Vedat Aydın’ı öldüren “derin devlet”in peşindeydin.
Sen öldürüldükten sonra da pek çok katliam, cinayet işlendi...
Hrant Dink, Malatya Zirve Yayınevi, Gaffar Okkan, Hablemitoğlu...
Daha pek çok ad, asit kuyuları...
Bugün emperyalistler, bölgede acımasız bir oyun oynuyor, Büyük Ortadoğu Projesi hayata geçiyor, köktendinci Bağdat-Şam eksenli bir din devleti kurulmak isteniyor...
Kuvayı Milliye ruhuyla, şoven milliyetçiliği birbirine karıştıran bir siyasal hareket din bezirgânlarının işine yarıyor...
Sen, Kuvayı Milliye ruhuyla yaşayan bir yurtsever ve devrimciydin!
Şoven milliyetçiliğin her türlü güç tarafından nasıl kullanıldığını bilirdin sen!
Hayatın boyunca mücadeleyi bu yurtsever ve devrimci ruhla yürüttün!
Ne din, ne dil, ne ırk, ne de mezhep ve inanç ayrımcılığı yaptın...
Şimdi bizler 21 yıl önceki Türkiye’yi arar duruma düştük...

Hikmet Çetinkaya
Cumuriyet
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti.