Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.01.14, 22:16   #2
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5418
Mesajlar: 24,445
Ettiği Teşekkür: 97377
Aldığı Teşekkür: 135784
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844 - 1900)







Nietzsche 18 Yaşında ( 1862 )


On üç yaşında, yani 1857’de ilk otobiyografisini yazan Friedrich Wilhelm Nietzsche’nin, kafasını kötülük olgusu kurcalıyordu. “Hiç bir adalete sığmayan, dünyadaki sayısız çatışma ve derin acı iyi bir Tanrıya nasıl mal edilebilirdi? Çocuğun küçük yaşta kaygı ile tanık olduğu, özellikle bedensel acı ve işkencelerin kaynağı neydi?” Bu kuşkular Nietzsche'nin bilincinde gelişecek, dört yıl sonra, 1861 yılında yazdığı ilk şiirin esin kaynağı olacaktı.

1858’de, burs kazanarak, Naumburg yakınlarındaki, Almanya'nın önde gelen Protestan yatılı okulu Schulpforta'ya yazıldı. Üstün başarı gösterdiği okulda, eski Yunan ve Roma klasik eserleri üzerine temel bir eğitim aldı. Arkadaşlarının “Küçük Protestan papazı” diye çağırdıkları Nietzsche, 1864’teki mezuniyetinin ardından aile geleneklerini devam ettirip papaz olmak için ilahiyat ve filoloji okumak üzere bonn Üniversitesi’ne gitti. Ancak bir yandan da inancını sorgulamaya devam ediyordu. Nietzsche’nin keskin zekâsı, içinde yaşadığı dünyanın çelişkilerini görmezlikten gelmesine engeldi. Bu dönemde kadınlar tarafından çevrelenmiş geçmişi ve atacağı adımlar ve yapacakları yine ailesi tarafından planlanmış geleceği ile ilgili düşünmeye başladı. Huzursuzdu, bilinçsiz bir isyan dürtüsü kişiliğine etki etmeye ve onu değiştirmeye başladı. Bonn’a geldikten kısa bir süre sonra o münzevi okul delikanlısı neşeli ve taşkın ruhlu bir üniversite öğrencisinin en iyi örneklerinden birine dönüştü. Herkesin giremediği özel öğrenci birliklerine girdi, arkadaşlarıyla içki içmeye başladı ve öğrenciler arasında yapılan eskrim düellolarına katıldı. Kaçınılmaz olarak bir düelloda yara aldı. Burnunun üstündeki küçük dikiş izi o günlerden kalmadır.



Nietzsche 17 Yaşında (1861)

Nietzsche aynı dönemde şu sonuca vardı: "Tanrı öldü". Bu yüzden tatil için eve döndüğünde dini ayinlere katılmayı reddederek, bundan böyle asla bir kiliseye gitmeyeceğini açıkladı. Aynı sebepten ilâhiyat eğitimine de son verdi. Öğretmeni, Friedrich Wilhelm Ritschl'in çalışmalarından çok etkileniyordu ve klasik filoloji üzerinde yoğunlaşmaya karar verdi. Bir sonraki yıl üniversitesini de değiştirerek Ritschl'in peşinden Leipzig'e gitti. Bu kentte hayatını değiştirecek olan iki önemli olay yaşadı.

Bunlardan biri, gittiği bir genelevde, daha sonraları zihinsel bulanıklığına neden olacak frengi mikrobunu kapmasıydı. Göründüğü doktor kendisinden gerçeği gizledi. (O dönemlerde bu adettendi, çünkü bu hastalık henüz tedavi edilebilir değildi.) Bu olaydan sonra, Nietzsche’nin kadınlarla olan cinsel ilişkilerine bir son verdiği sanılmaktadır.

İkinci olay ise, bir sahaf dükkânında oldu. Zira Nietzsche’nin düşünce dünyası, Arthur Schopenhauer'in ünlü yapıtı “İstem ve Tasarım olarak Dünya” yı bulmasıyla tamamen değişecekti. Schopenhauer’un kıssadan hisse çıkaran üslûbu ve bulaşıcı karamsarlığı onu çok derinden etkiledi. O yıllarda ünlü filozofun felsefesini derinlemesine inceleyen Nietzsche, yakın çevresine artık "Schopenhauer'cu" olduğunu açıklayacaktı.



Nietzsche Topçu eri iken ( 1868 )


Nietzsche’nin inanabileceği hiçbir şeyi kalmamıştı artık. Schopenhauer’un karamsarlığına ihtiyaç duyuyordu. Kendi doğasına tamamen uymasa da, onun dürüstlüğünü ve gücünü keşfetmişti. Ona göre, artık, pozitif düşünceler, karamsarlığı ancak güçlü olduklarında yenebilirlerdi. İleriye doğru giden yol Schopenhauer’den geçiyordu. Ancak Nietzsche’nin düşüncelerinde en belirleyici olan şey, Schopenhauer’un istemin temel rolü ile ilgili tasarımıydı.

Filolojiye duyduğu ilgi, okuldaki filolog öğretmenlerinin, hayatın aciliyetle cevap bekleyen sorunlarına karşı sergiledikleri kayıtsızlıktan dolayı oldukça azaldı. Henüz bir üniversite öğrencisiyken ne yaptığını sorgulamaya ve filolojiyi “Bir budala veya salak tarafından döllendirilen felsefe tanrıçasının bir hilkat garibesi” şeklinde tanımlamaya başladı . Ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Kararsızlık ve çaresizlik içerisinde bunalarak, kimya öğrenimi almak, kankan dansını öğrenmek ya da sarı yavşan otu zehrini denemek için bir yıllığına Paris’e yerleşmek gibi fikirler arasında gidip geliyordu.



Nietzsche, Askerlik arkadaşları ile
( 1865 )


Tam bu sırada, gizlilik içerisinde (Çünkü Wagner hakkında, yetkililer tarafından daha sonra iptal edilse de, yirmi yıl önce devrimci tahrikleri yüzünden sürgün kararı çıkarılmıştı.) Leipzig’te bulunan besteci Richard Wagner ile tanışma şansını elde etti. 8 Kasım 1868’de gerçekleşen bu büyük karşılaşma sonrasında Nietzsche, onun müziğine hayranlık derecesinde ilgi duydu. Her ikisinin de dehasını kabul ettikleri Beethoven'a ve görüşlerini çok beğendikleri Schopenhauer’a duydukları hayranlık, onları birbirlerine yakınlaştırdı. Yaşam onları yan yana getirmişti.





Wagner, Nietzsche’nin babasıyla aynı yaştaydı ve kaynaklara göre ona şaşılacak derecede benziyor olmalıydı. Nietzsche, bilinçsizce de olsa çaresizlikle bir baba figürü arıyordu. Wagner, aynı zamanda, tasarımları kendi tasarımlarına bu denli uyan, karşılaştığı ilk kişiydi. O yüzden Wagner’in, Nietzsche üzerindeki etkisi o dönem büyük oldu.

__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.