Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01.02.14, 00:49   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5434
Mesajlar: 24,481
Ettiği Teşekkür: 97429
Aldığı Teşekkür: 135848
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Diyanet İşleri Neden Yolsuzlukla İlgili Konuşmuyor


Diyanet İşleri neden yolsuzlukla ilgili konuşmuyor


Diyanet denilen bir kurum vardı; adil bir toplum yapısı için çalışacağı, ahlaki değerleri yükselteceği savıyla “kamu kurumu” sayılıyordu. Her bütçe döneminde asgari ücret yüzde 5 artarken, Diyanet’in bütçesi yüzde 30-40 oranında arttırılıyor, sağlam, dindar, ahlaklı bir toplum yapısı öngörüsüyle kurum, tüm sağ-sığ iktidarlar gibi AKP iktidarı tarafından da paraya boğuluyordu…

KAFTANLAR İÇİNDE SALINAN BAŞKAN, HANİ AHLAK

Ne söylediniz, camilerde neler vaaz ettiniz, hangi fetvaları verdiniz ki, “dindar yöneticilerin” hırsızlığından illallah edip, “dinsizleri” mumla arar olduk? Ama biz hep söyleye geldik, “işte siz busunuz!” dedik. Bu yüzden size benzemek istemiyor, zulmünüze, baskılarınıza direniyor, varlığımızı, ahlakımızı, ilkelerimizi korumak uğruna yanıyor, yakılıyor, kurşunlara hedef oluyoruz!

Diyanet Başkanına diyorum ki;

Sn. Başkan, bizi kendinize benzeteceğinize, siz bize benzemeye, bizim gibi olmaya çalışsanız; şu batağınıza bizi de çekmeseniz; kıymasanız bize ha? Demem o ki, biz Sünni değil de siz Alevi olsanız, aslınıza dönseniz… Ne yolsuzluk kalır, ne hırsızlık… Yetim hakkı yemek, haram lokma çalmak! Sn. Başkan aha bu ortalığa saçılan hırsızlar var ya, bunların yedi sülalesi yargı önünde hesap verir, çaldıkları ne var yoksa fitil fitil burunlarından getirilir…

Kadın erkek eşitliği, kadın ticareti-cinayeti, çocuk gelin rezaleti, çok evlilik gibi utançlarımızdan kurtulur; kıt-kanaat bütçemiz eğitime, sağlığa harcanır… İnsan gibi yaşarız yani; “bir ağaç gibi hür ve kardeşçesine…” Anlıyor musun? Din ve Diyanet denilerek sizin harcadığınız on milyar liraların eğitime, bilime, sanata, demokrasinin kurumlaşmasına harcandığını ve sonuçlarını düşünün bi kere… Hemen reddetmeyin bir bakın, inceleyin. Bırakın haram yiyen bir devlet ricalini, bakan, başbakan, milletvekili yapmayı; ibadete bile alınmaz yahu! Yüzlerine tükürülür, “düşkün” ilan edilir, cemden kovulur, selam verilmez!

Yemin ederim…

E, peki siz Sn. Başkan?

Sn. Başkan… Din İşleri Yüksek Kurulunun “ahlak, din iman” denildiğinde mangalda kül bırakmayan din profesörleri; ortalığı pislik götürüyor beyler, el-alem bize gülüyor… Brüksel’de Başbakan içerde konuşurken, dışarıda millet “hırsız vaaar!” diye bağırıyordu. Milletçe utanç içindeyiz! Bir şey söyleyin yahu, üzerinize vazife olmayan her konuda ahkâm kesen, “lades oynamaya günah” diyen, “cemevinin ibadethane olmadığını” söyleyen, kadının saç telinin görünmesini Cehennemlik sayan ulema; şu hırsızlığa, yolsuzluğa, ahlaksızlığa da bişey söyleyin yahu…

ÇALMAK SEVAP MI

“Kim çok çaldı” dercesine birbiriyle yarışan, çuvallarla, kutularla götüren, “milli iradenin” kendilerine emanet ettiği milli hazineyi yağmalayan bu adamlar İsrailli, Alman, ABD’li, Japon, Çinli değil, Türk ve Kürt, Sünni ve Müslüman dindarlar… Çoğunluğu sizin rahleyi tedrisatınızdan geçen imam okulu, ilahiyat, Yüksek İslam Enstitüsü mezunu... Beş vakit namaz kılan, her fırsatta Hacca-Umreye giden adamlar… “Türkiye’de ilk defa iktidar olan dindarlar…”

“Beyefendi” ne kadar emretmiş; “yürütme” ne kadar yürütmüş?

Deyiverin yahu; buna da “mubahtır” deyiverin, Osmanlıdaki muadilleriniz gibi, Müftü Kör Hamza, Ebusuud gibi fetva yazın, “caizdir” deyin, tevil edin… “O parayla yurt, cami, imam okulu yapılacaktı” deyin… Kamu kurumlarını yöneten birçok muhteremin elinden, cebinden, ayakkabı kutusundan, poşetlerden rüşvetler saçılırken, tebaa açlıktan, işsizlikten kırılırken sizden tık gelmemesi çok manidar!

“Allah” deyip çalan, “Kur-an’la aldatan”, din-iman numarasına yatıp götürenlerden; “Haksızlık, hırsızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” hadisinden haberdar mısınız?

Yüzbinlerce insan, yüzbinlerce camide görev yapıyor; kamunun on milyar lirasını kullanıyorsunuz. Elektriğiniz, suyunuz, lojmanınız devletten… Bunca bütçeye, profesöre, ilahiyatçıya, fakülteye, imam okuluna, sarayvari cami, misafirhane, saray yavrusu makamlarınıza karşın bu toplum neden bu kadar ahlaksız; başçalandan-son çalana değin çoğunluğun hırsız olduğu ülkemde, neden bu kadar sessizsiniz?

Çünkü kurumunuz ve bütçenizle birlikte siz de meşru değilsiniz… Bu yüzden rüşvete, hırsızlığa, soyguna ses çıkarmıyorsunuz; çıkaramazsınız da. “Tencere dibin kara, seninki benden kara” mevzuu yani…

Murtaza Demir

Odatv.com

__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.