Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.02.14, 13:25   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Biraz Ekonomi

BİRAZ EKONOMİ


Türkiye Cumhuriyeti devleti, son 11 yıldır sağlığında Allah tarafından iradesi elinden alınmış, R tipi örgüt dediğimiz, imam Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir kabine tarafından idare ediliyor. Ekonomiye yön vermek üzere, "tıfıl=kopil +kopilata" olan çocuklar çalışıyor. Tıfıl olanların sadece tahtakale ekonomisine aklı erdiğinden ve orada tezgahtar olarak yetiştiğinden devlet maliyesini kavramıyor.


Türkiye nirengi noktası ABD olan bir ülke, keza yönetimide, bu idari heyetin bireyleri yani bakanları, herkesin malumu olduğu üzere millici değiller, milli ruhla hareket edemedikleri için, Amerikan FED yani merkez bankası kararları anında kendilerini etkilemekte, bir peyk gibi onun etrafında dönen ekonomik, siyasal ve sosyal düzenin Amerikan istemleri doğrultusunda döngüsünün sağlanması ile görevli bu heyet, Türkiye’de bu minval çalışmaktadır.


Ekonomi takip edenler Amerikan devletinin nasıl bir ekonomik açmaz ve dış borç batağında olduğunu bilirler .. O kadar ki; ABD, 2008 yılından beri 5 defa da 700 trilyon dolar para bastı ve piyasaya verdi. Tüketim ekonomisine dayalı bir sistemin sürdürülür olması, ancak bu şekilde mümkün oluyor sonrasında devletlerin iflasına varan durumların ortaya çıkması işten bile değildir. Son Yunanistan, İspanya gibi devletlerin ne duruma düştüklerini iyi irdelemek gerekir. Amerika zaten kendisi batıyordu kurduğu düzen emeperyal bir sistem olduğu için ve tüm dünya da dolar rezerv parası kabul edildiği için dünya ekonomisi bu paraları emerek geçicide olsa Amerikaya nefeslenme imkanı sağladı.


Karşılıksız, hesabı kitabı iyi yapılmamış bir emisyon hacmi ve genişliği, tüketim ekonomisinin sürdürülmesi için büyük para arzları daima adına stağflasyon ve enflasyon denilen ekonomik sapmalara sebebiyet verir ki, bunların açacağı toplumsal ve ekonomik yaralar kolay kapanmaz. İktisat teorileri daima ithalat ve ihracat dengesinden söz ederken, dış ödemeler dengesindeki bozuklukların GSMH sını nasıl etkilediğini bilmek gerekir. Üretmeden tüketmek, ithalata dayalı bir tüketim zinciri oluşturmak, dış ödemeler dengesindeki cari açıkların büyümesi ki Türkiye şu anda 60 milyar dolar açık ile çok ciddi ekonomik açmazların içindedir.


Sağlam ve adil bir vergi politikası ile düzeni sağlayamayan Türkiye, merdiven altı gayri sıhhi, çoğu kayıt dışı üretimlerin kıskacında yine kayıt dışı çalışan ve çalıştıranların, Türkiye sosyal ve mali dengelerine verdiği zararlar! Merdiven altı sektörün oluşmasında devletin vergi ve diğer benzeri polikalarının etken olduğu, devlet mali mezaliminden kaçanların merdiven altı sektörlere yönelmesi bu sebepledir.


Milli bütçeler tanzim edilirken reel olarak yatırımlara ayrılacak kaynakların, istihdam artırıcı yatırımların gözetimi sağlanmadan, sağlıklı bir devlet maliyesi idare edilemez. Amerikan yönetimlerinin para basma politikasını yeğleyen 1960 öncesi ve sonrasındaki dönemleri Türkiye'de yaşamıştır. Türkiye her 10 yılda bir devülasyon yaşamış gelecek günlerin ekonomik açıdan nelere gebe olduğu ise şimdiden kestirilemiyor, konu üzerinde otorite olanların dahi, gelecek ile ilgili tahmin yürütmelerine pek rastlanmıyor. Çünki Türkiye'de bir Akp hükümeti ve onun uyguladığı ver kurtul, sat kurtul politikaları ile hayata geçirilen özelleştirme adı altındaki bir çok tesisin birilerine iltimas ile kanalize edilmesi, satın alanların bu tesisleri reorganize ederek çalıştırması yerine işletmeleri kapatarak çalışanlarının sokağa bırakılması, satın alınan tesislerin kiymetli arsaları üzerine daha ziyade AVM türü yerler açılması, istihdam artırıcı, milli prodüktiviyeye katkı sağlayıcıolmuyor, istihdamı ve üretimi engelleyici durumların ortaya çıkmasına neden oluyor.


Ayrıca imam Tayyip hazretlerinin çok şikayet ettikleri faiz lobisinin, aslında bizim merkez bankasına yön verenler olduğu, son faiz artırımları ile kimlerin faiz lobisi olduğu, yani aslında faiz lobisi olanların bizzat imam Tayyip hazretleri olduğu anlaşılmıştır. Nasıl anlaşılmasın ki, dışardan gelen sıcak paralar yüksek faize gelmiyor mu? En ufak siyasi ve mali çalkantıda sıcak paraların ülkeyi terk etmesi halinde yaşanacak buhranı tasavvur edemiyorum.


Sonuç olarak ülke ekonomilerinde esas olması gereken, dış borç, ithalat, ihracat oranı, oran yüksekliğinin kişi başına düşen GSMH'ya yansıyan reel oranıdır. Türkiye bir tüketim ekonomisi tutkunluğu ve esaretine kendini kaptırmış, hane başına veya kişi başına düşen milli gelir düzeyi, insanların temel ihtiyaçlarının sağlanmasında reel geliri sağlamayınca, krediler devreye girmiş, ev araba hatta gıda, hatta tatil harcamaları daha bir yığın benzeri ihtiyaç kredileri devreye girmiş, Türkiye'nin büyümesi, 17 ci. ekonomi olması sadece kağıt üzerinde kalmış gerçek büyüme son 11 yıldır olmamış, hiç bir ciddi yatırım gerçekleşmemiş, bölünmüş yolların revize edilmesi, bazı köprü kavşak ve menfezlerin yapılması, Türkiye reel kalkınmasına, istihdam artırıcı ciddi üretim tesisleri kurulmasına ölçü değildir.


02.02.2014
Mustafa AKTEN
 
 
 
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti