Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.02.14, 12:23   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5418
Mesajlar: 24,445
Ettiği Teşekkür: 97377
Aldığı Teşekkür: 135792
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Avcılar ‘av’ mı Oldu? | Hulki Cevizoğlu



Türk seçmeninin her zaman sağduyulu olduğu söylenir.
Kesinlikle katılmadığım bir görüş bu.
Eğer öyleyse, dürüstlüğünden hiçbir endişe duyulmayan merhum Ecevit’e vaktiyle yüzde 22 oy veren bir topluluk, niçin onu yüzde 1’e indirdi de; şimdi hakkında her türlü yolsuzluk iddiaları, belgeleri ve yasal takibatları olan AKP’yi hâlâ yüzde 40’larda tutuyor?
Bu bir.
*
İkincisi: ‘TC’ Merkez Bankası faizleri önceki gün çok sert biçimde artırdı. Neredeyse 2 katı kadar.
Başbakan ne diyordu peki?
“Faiz Lobisi bizi devirmek istiyor. Gezi Olayları’nda denediler olmadı; yargıyla deniyorlar, ekonomide faizi artırtarak deniyorlar. Faizi artırmayacağız!”
E, ne oldi şimdi uşağım?
‘Faiz Lobisi’ mi kazandı?
***
‘DUMANLI’ DÜŞÜNCELER
Üçüncü konu ise uzun…
Hükümet-Fethullah Gülen Cemaati arasındaki kanlı bıçaklı kavgada Cemaat’in gazetesi Zaman’ın Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı 3 gün önce (27.01.2014) ‘yeni korku imparatorluğunu’ şöyle anlattı:
“Başbakan Erdoğan ısrarla nefret söylemine devam ediyor. Başbakan sıfatı taşıyan bir insan bu kadar hakaretamiz bir üslup kullanamaz. Geçen hafta da ‘âlim müsveddeleri’ gibi yakışıksız lafları yuvarlayarak sarf etti. Kimi kastettiğini açıkça söyleyemiyor ama yandaşlarının yaptığı gönderme, ilmi ile maruf insanları işaret ettiğini gösteriyor. Çok ayıp, çok yazık! İnsanları aşağılayarak ülke yönetilmez. Bu keskin üslup iki büyük tahribata sebep verir. 1) Yandaşlarınızı radikalleştirerek insanları şiddete davet edersiniz. 2) Mağdur ettiğiniz insanların bir bölümünün sabrı taşar, onlar da ağır laflarla cevap verir. Mesela; bir densiz de kalkıp ‘adam müsveddesi’ gibi yakışıksız bir laf ederse, katmerli bir ayıp yapılmış olmaz mı? Bu kadar kin, sahibine zarar verir; kim olursan ol”.
Vaktiyle bu hükümetle kol kola Atatürkçülere karşı operasyonları destekleyen Dumanlı şöyle devam ediyor:
“Şantaj ve tehdit, maalesef devlet zırhının içine tüneyerek yapılıyor. Goygoycular güç sarhoşu olmuş, yaptıkları işe de gazetecilik diyor. Telefonlar açılıyor insanlara ‘Sizi de alacaklar’ deniyor; listelerden bahsediliyor, mesnetsiz ithamlarla korku devleti inşa edilmeye çalışılıyor. Allah büyük. Bir gün sular durulur ve bir bardak suda fırtına koparan ufuksuzlar tarih huzurunda hesap verir”.
Yani; aynen 2008, 2009 yılları gibi.
Ama şimdilerde avcılar ‘av’ mı oluyor acaba?
*
O yıllarda ‘paralel bir yapı’ içinde ‘darbe’ iddialarını ısrarla sürdürüyorlardı. Akla hayale gelmeyen şeyler uyduruyorlardı.
Örneğin bir ‘asit kuyuları’ propagandasına başlamışlardı.
“Ergenekoncu komutan ve Özel Harekat polisleri, Güneydoğu’da Kürtleri asit kuyularına attılar!” demekten bile utanmadı, birçok gazeteci kılıklı kişi.
Gerçek ortaya çıkınca ise, “Asit kuyuları gerçek değilse de, anlattığı büyük hakikat var” diyebildiler!
Bugün kendilerini ‘hedefte’ gören Ekrem Dumanlı, “Peki ya Ergenekon Soruşturması olmasaydı?” başlıklı yazısında özetle şöyle diyordu:
“(…) Bütün bu kâbus sahnelerini abartılı bulanlar olacaktır.
(…) Kim bilir daha hangi karanlık siyasi cinayeti kimler işleyip kimlerin üzerinde kara propaganda yapıldı.
(…) ülkeyi uçurumun kenarından alan bu soruşturmayı sonuna kadar götürecek kadrolara cesaret verilmesi gerekiyor”. (1)
*
Devam edelim…
Ekrem Dumanlı’nın ‘Konuşanlar, Susanlar, İşgüzarlar’ başlıklı yazısından:
“Ergenekon’da ne var?
Ne yok ki!
Darbe planlamak, meşru hükümeti illegal yollardan yıkacak örgütler kurmak, ülkeyi kaosa sürükleyecek olaylar tertip etmek, suikastlar düzenlemek, yerin altına cephanelikler yerleştirmek, her kesimden insanları fişlemek, Ermeni ve Aleviler arasından tanınan simaları öldürmek için planlar yapmak…“ (2)
*
Böyle bir ortamda, ben de bir kez daha ‘hedef gösterildim’!
Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, “Bu tuzakların hesabını kim verecek?” başlıklı yazısıyla, yıllar önceki bir televizyon yayınımı hatırlatıyor ve çok objektif yayınımı hedef tahtasına oturtuyordu:
“ (…) Ergenekon davasını örtbas edebilmek için bin dereden su getiren bir zümreden adalet adına tık yok.
(…) Hain plana bakar mısınız siz! Biraz para vererek Gülen hakkında şahitlik yapacak adam aranıyor. Alçaklar diye bahsettikleri iki ismi aslında hatırlarsınız. Serhat ve Eyüp dedikleri gençleri Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği adında PKK bağlantılı bir örgüt yalancı şahitliğe zorlamış, Ceviz Kabuğu denen illüzyonist bir programda düzmece yayın yapılmıştı.“ (3)
Dumanlı’nın bu yazısıyla hedef gösterdiği o tarihte program yaptığım televizyon olan ART iki gün sonra basıldı.
*
Dumanlı bugünlerde kendilerini ‘hedefte’ görüyor. Kimin hedefinde? Eski ortakları olan ‘Hükümet’in hedefinde.
Yarın hükümetçiler de aynı duruma düşebilir.
Ama, dün olduğu gibi bugün de, “Hukuk herkese lazım” diyorum. Kimsenin haksızlığa kurban gitmemesini diliyorum.
O tarihlerde sıkça kullandığım iki sözü bugünlerde tekrar hatırlatmak ‘farz’ olmuştur:
“Kimin kimi yiyeceğine suyun yönü karar verir. Sular yükselirken balıklar karınları; sular çekilirken karıncalar balıkları yer.”
“Oyun bitince; Şah da, Piyon da aynı kutuya konur!”
*
GÜNÜN SÖZÜ:
Söylemlerimizle dostlarımızı demokratlığımıza ikna etmiştik. Gerçeği anladıklarında ise, iş işten geçmişti. – GOBBELS

(1) Dumanlı, Ekrem, “Peki ya Ergenekon Soruşturması olmasaydı?”, Zaman Gazetesi, 13 Ocak 2009, s.16.
(2) Dumanlı, Ekrem, “Konuşanlar, susanlar, işgüzarlar”, Zaman Gazetesi, İstanbul, 15 Ocak 2009, s.20.
(3) Dumanlı, Ekrem, “Bu tuzakların hesabını kim verecek?”, Zaman Gazetesi, İstanbul, 20 Ocak 2009, s.16.
Kaynak

__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Canan'in Mesajına Teşekkür Etti