Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.02.14, 10:42   #1
Deniz
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 389
Mesajlar: 3,914
Ettiği Teşekkür: 14441
Aldığı Teşekkür: 15355
Rep Derecesi : Deniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği var
Ruh Halim: none
Standart Zaro Ağa ve Kapitalizim

Zaro ağa 1777 yılında Bitlis’in Merment köyünden dünyaya merhaba dediğinde kapitalizm yeni yeni emekliyordu. İnsanlar arasındaki sevgi ve paylaşımın yerini para almıştı, hırs ,bireysellik, soylu olmak için paraya ihtiyaç olduğunu, bu sağlamak için insanları makinaların birer parçası olarak çalıştırıp daha çok kazanmak için uğraşlar veriyorlardı. Azat edilen köleliğin yerine işçi sınıfı gelmişti, Yani modern köle .Onlar çalışıp fabrikatörlerin zengin etmek için karın tokluğuna çalışıp, derme çatma evlerde oturuyorlardı. kapitalist ler lüks villalarda yaşayıp yeni yeni uzaya uzanan 80-90 katlı gökdelenler yapıyorlardı.

Zaro ağa işte bu çelişkilerin içinde 10 tane padişah eskitmiş, savaşlara katılmış, Rus harabından yaralanmış, iyileşince İstanbul orta köyde yaşamaya başlayıp inşatlarda çalışıp 154 yasına gelmişti. .Dile kolay 10 padişah görmüş bir imparatorluğun küllerinde genç Cumhuriyet doğarken şahit olmuş. Mustafa kemali görmüş bir çınar ağacı gibi yıllara meydan okumuş 2 metre boyunda bir insan amaliyle teşkilatını kuran sevecen bir Anadolu insanıydı.

Bir Amerikalıyla tanıştığında Amerika 154 yaşında Zaro ağa 153 yasındaydı. Aklına girdi Amerikalı 1930 yılında o ulu çınarın Amerika’ya götürüp çok yasadığını tüm Amerika’ya tanıtıp Yaşamanın sırlarını anlatılacaktı Zaro ağaya. Zaro ağa insandı, sevecendi her insana inanırdı. Aldandı Amerikalıya. Gemiye bindi ver elini Amerika. Özgürlük anıtın karsısında geçince dona kaldı bir özgürlük anıtına baktı bir yükselen gökdelenler. Bura cennet mi yedi kat arsınmış yoksa Muhammet’in arşa çıktığı yer mi dedi. Çeke tını serdi geminin bir yerine bir rekat namaz kıldı. Şükür Allahlıma bugünlerimde gördüm dedi. Ama mesele öyle değildi. Gemide indirdiler.

Zaro ağa için hazırlamış oldukları sirk çadırına götürdüler. Yakasına bir tanıtım kartı taktılar. Çadıra girende 10 dolar yanında resim çeken için ayetten 5 dolar aldılar.9 ay şehir şehir dolaştırdılar. Zaro ağa yorgun düştü. Ne olduğuna anlam veremedi. Benim memleketimde böyle bir şeyler yoktu. Gelen misafirde para almak yok öyle bir şey önüne yemek koruz dedi kendi kendine mırıldanarak.
İsyan etti üzüldü homurdandı küstü. Ama acımazız kapitalist hırsızlar Zaro ağanın sırtında kazanacaklarını kazanmışlar. Sanki bir şirke yeni gelen bir insan değil başka bir uzaylı gibi,
Vapura bindirip ülkesine gönderdiler. Kalan ömrünü Ortaköy de uzun uzun denize bakarak ve hiç konuşmada geçirdi.
Sevgilerimle

05.02.2014
Deniz72
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti.