Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.02.14, 15:28   #1
Subutay
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Arrow Olof Palme Cinayeti

Olof Palme Cinayeti

‘Biz Demokrasiyi Zincirlerinden Kurtardık’ diyen Palme’ nin cinayeti karanlık güçler tarafından örtülmüştür.




Bir ülkeyi sinemasından ve siyasetçilerinden tanımak olasıdır, ‘İsveçli Bakireler’ filmin, ‘Olof Palme’ siyasetçisinin adıdır. Bu ülke, bir zamanlar özgürlük hayallerimizin ütopyasını oluşturmuştur.

1986 yılının son Şubat ayı akşamlarından biri, Lisbet Palme, bilincini kaybetmenin sınırlarında kısık sesi ile çevreden yardım istemektedir, ‘Kocamı vurdular! O, İsveç Başbakanı Olof Palme, silahlı saldırıya uğradı.’ Eşi ile beraber sinemadan çıkan Olof Palme, ‘Dekorima’ mağazasının önünde sırtından iki kurşun darbesi ile öldürülür.

Olof Palme, 1927 yılında Litvanya göçmeni bir ailenin çocuğu olarak Stockholm’ de dünyaya gelmiştir. 1. Dünya Savaşı’ nda tarafsızlığını koruyan İsveç, savaş sonrası kendi sınırlı ekonomisi ile yetinmek zorunda kalmıştır. Palme, üst sınıf bir aileye mensup olduğundan, eğitimini tamamlayabilmek için Amerika’ ya gitmek zorundadır. 1947-1948 tarihlerinde Ohio’ da bulunan Kenyon College’ da eğitimini tamamlayarak, kapitalizmim anavatanından, sosyalist düşünceler edinerek İsveç’ e, Stockholm Üniversitesine döner.

1951 yılında, Sosyal Demokrat Hareket Birliği’ ne girer, bir yıl sonra da İsveç Öğrenci Birliği’ nin başkanı olur. Palme, ABD’de tanık olduğu derin sınıfsal ve ırksal ayrımlar ile 1953′ de, Asya’ da yakından yaşadığı emperyalizmin katı tutumlarından dolayı, ‘Sosyalizm’ in en iyi ve eşitlikçi yönetim şekli olduğuna inanmıştır. Olof Palme’ nin Öğrenci Birliği’ ndeki etkin tavırları, İsveç’ in o dönemde Başbakanı olan Tage Erlander’ in dikkatini çeker ve 1953 – 1954 tarihleri arasında yapacağı, Sosyal Demokrat Parti’ deki danışmanlık görevine başlar.

1946-1969 tarihleri arasında yirmi üç yıl Başbakanlık yapan Erlander döneminde İsveç, en sorunsuz günlerini yaşamıştır. Amerika’ nın ayrımcı ve emperyalist siyasetine karşı olduğu bilinen Palme’ nin Başbakan olması bu güçlerde rahatsızlık yaratmıştır. Tarafsızlığı ile bilinen İsveç’ in, Palme döneminde ‘Batı’ ya karşı alacağı pozisyon az çok bu ülkeler tarafından bilinmekteydi.

Olof Palme, dünyanın yaşanabilir bir yer olması için, üç sorunun çözülmesinin gerektiğine inanıyordu ve bu doğrultuda siyaset yapıyordu: ABD’ nin yayılmacı politikası, Üçüncü Dünya Ülkeleri’ nin ekonomik durumu ve ırksal ayrımcılık. Afrika ve Doğu Halkları Palme’ yi kısa sürede idolleri durumuna getirerek, insancıl çözümler için umut beslemişlerdir. Birleşmiş Milletler Toplantısı’ nda, Amerika’ nın, Vietnam politikasını ağır sözlerle eleştirmesi, Palme’ nin dünya üzerindeki siyasi duruşunu da göstermiştir: Mazlum Halkların yanı.


Dekorima Mağazasının Önündeki Cinayete Giden Yollar

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa’ da yükselen sosyalizm’ den rahatsızlık duyuyordu; bu akım, kendi halkı tarafından da benimsenirse, topraklarında yeşeren emperyalizm’ in sonu olabilirdi. Olof Palme, sosyalizm’ in ulusal boyuttan, evrensele açılması için gerekli adımları atmaya başlamıştı; O’ nun için Vietnam’ ın, Filistin’ in veya Güney Afrika’ nın İsveç’ ten hiçbir farkı yoktu. FKÖ ( Filistin Kurtuluş Örgütü) Lideri Yaser Arafat’ ı, Devlet Başkanı sıfatı ile İsveç’ e davet etmesi ABD’ nin büyük tepkisini çekmiştir. Küba Devlet Başkanı Fidel Castro ile yakınlaşması ve ‘ Nükleer Silahların Yasaklanması’ çağrısı, ABD yanlısı, Palme karşıtlarının İsveç’ te örgütlenmesini de başlatmıştır. İsveçli sağ görüşlü siyasetçiler, ülkenin S.S.C.B ( Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) nin yörüngesine doğru kaydığını, demeçlerinde de belirtmeye başlamışlardır. Olof Palme, Güney Afrika’ da, beyaz ırkın üstünlüğünü savunan ‘Aportheid’ siyasetine acımasız eleştiriler getirerek, mutlak eşitliği savunmuş, zenci çoğunluğun liderlerini ülkesine çağırmıştır. 1976 yılında Başbakanlığı bırakan Palme, 1982′ de tekrar İsveç’ in lideri olmuştur. Altı yıllık aradan sonra Olof Palme, mücadelesine kaldığı yerden başlamıştır. Hiçbir gelişme göstermeyen Güney Afrika’ daki ırkçılık ve Filistin sorunu ile ilgili siyasetini ön plana çıkartmıştır. Palme döneminde İsveç, ekonomik olarak, diğer Avrupa ülkelerine göre daha ileri durumdaydı. Bu dönemde, İsveç’ in sınırları, politik göçmenlere açılmış, sorunlarını dünya kamuoyunda ifade edebilmeleri için, demokratik haklardan yararlandırılmıştır.




İsveç’ in mültecilere tanıdığı sığınma ve demokratik haklardan, PKK ( Kürdistan İşçi Partisi) de yararlanmış, örgütlenmesini bu ülkede tamamlayarak, Avrupa merkezli yeni bir siyasi oluşuma geçmiştir. PKK’ nın terör eylemlerini İsveç’ te planlaması, Palme’ nin tolerans göstermesini bitiren etken olmuştur. Örgütün ileri gelenlerini İsveç’ ten sınır dışı etmiş ve teröre hoşgörü göstermeyeceğinin de altını çizmiştir. PKK ile yapılan düzenlemelerin olduğu günlerde, bir Şubat akşamı, eşi ile birlikte sinemaya giderler…


Cinayetin Failleri:

1- PKK, seksenli yıllarda, İsveç’ te rahat hareket etme olanağı bulmuştur. Seksenlerin ortasında, örgüt içi tasfiyenin sonucunda, yeni bir yapılanmanın önüne geçebilmek için, Olof Palme’ nin talimatı ile örgüt yöneticilerinin ileri gelenlerinin hareket alanını sınırlayıcı kararlar alınmıştır. Bu karşıt karar, Olof Palme’ yi, PKK’ nın ölüm listesine almasını sağlamıştır.

2- Palme’ nin evrensel sorunlara çözüm araması ve mutlak eşitlik ilkesi ile hareket etmesi, İsveçli sağcı fanatiklerin tetiklenmesi sonucunu doğurmuştur. Konu ile herhangi bir kanıt bulunamamıştır.

3-Tesadüf eseri olay yerinde bulunan uyuşturucu satıcıları mı işlemiştir bu cinayeti? Christer Petterson adındaki madde bağımlısı, İsveç Polisi tarafından tutuklanır ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılır. Ancak, yeterli kanıtın olmamasından Petterson, özür dilenerek serbest bırakılır ve kendisine tazminat olarak elli bin dolar ödenir, 2004 yılında beyin kanamasından ölene kadar gizemini korur.

4- Olof Palme’ nin, ‘Aportheid’ siyasetine karşı olan Güney Afrikalı Beyazların yönettiği ‘İstihbarat Ajanları’ tarafından öldürüldüğü hipotezi de ortaya sürülmesine rağmen, bir sonuç elde edilememiştir.




Şüpheler birçok örgüt veya kişiler üzerine yönelse de günümüzde de yaşanılan delil karartmaları bu olayda da kullanılmıştır.

Yirmi dört saat kameralarla gözetilen sokak, cinayetten kırk beş dakika öncesi de dahil olmak üzere hiçbir kayıtta yer almamış, kameraların bozulduğu raporlanmıştır. Cinayeti haber veren Lisbet Palme’ ye, polis tarafından kimlik sorgulaması yapılması olayın boyutlarını gösteren hedef noktalar olmuştur.

Olof Palme’ yi, ister PKK gibi bir terör örgütü, ister kirli pazarlıklar sonucu ikna edilen uyuşturucu satıcıları ya da MOSSAD veya CIA gibi istihbarat kuruluşları öldürmüş olsun, vur emrini veren kesinlikle emperyalist dünyadır.




Şubat ayının soğuk akşamlarında, Lisbet Palme yardım çığlıklarını atmaya devam etmektedir, ama kulaklar korkunun karanlığı ile sağırlaşmıştır. ‘Yardım edin! Kocamı vurdular! O, İsveç’ in Başbakanı!..’


Kaynak
__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti.