Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.02.14, 10:03   #1
Cansuyu
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,734
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34522
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik!.. | Mehmet Türker

Sıradan bir vatandaş söylese veya bir gazeteci yazsa, hakkında “Halkın bir bölümünü diğer bölümüne karşı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan dava açılır!..
Suçtur!..
Ama Tayyip Bey meydanlarda, partisinin grup toplantısında uluorta konuşuyor:
“Benim başörtülü kardeşime saldırdılar”
Başörtüsünü bir simge yaparak, halkın bir kesimini, diğer bir kesimine karşı dini hislerle tahrik ediyor!..
“Benim başörtülü kardeşim”
Bunu dediği insan bu toplumun bir ferdi…
Tayyip, bu ferdi kullanarak ayrımcılık yapıyor!..

* * *

Önceki günkü AKP grup toplantısında şu söylediklerine bakınız:
“Medya tarihinin en alçakça linç girişimi yapılıyor… Bahçelievler Belediye Başkanı’nın gelini Kabataş’ta linç girişimine maruz kalıyor. Bunu ifade vererek izah ediyor. (…) Malum gazeteler, televizyonlar aynı yerden emir alarak genç bir kadın üzerinden linç kampanyası başlatıyor.
Sizin insanlığınız öldü mü be?..
Sizin vicdanınız bu kadar mı karardı? Çocuklarınızın, eşinizin yüzüne nasıl bakıyorsunuz be?”
Sonra, en can alıcı (!) noktaya geliyor:
“Eğer o kadın başörtülü olmasaydı bu linç olur muydu?.. Bunu yapanların ilkesi yok. Gerektiğinde Hazreti Peygamber’i kamyona bindiriyorlar”

* * *

Türban takan, başörtülü, mütedeyyin insanlar bu sözlerden tahrik olmaz mı?..
Türbanlı-türbansız ayrımcılığının yolu açılmaz mı?..
Siyaseten zaten büyük bir kamplaşmanın yaşandığı ülkede “türban” ya da “başörtüsü” düşmanlığının olduğunu alenen ifade etmek “kin ve nefret duygularını” körüklemez mi?..
Hangi yasa bir başbakana suç işleme imtiyazı veriyor?..

* * *

Olay büyük!..
Issız bir yerde, dağ başında değil, binlerce insanın metroya, finikülere, tramvaya, otobüslere, taksilere, vapurlara inip bindiği, trafiğin kördüğüm olduğu bir yerde bir kadın deri eldivenli, belden yukarısı çıplak, başları bandanalı acayip insanlar tarafından dövülüyor, üzerine işeniyor, bebeği yola savruluyor, ama kimse görmüyor!..
Bir tek tanık yok!..
Polis bu kişileri bulamıyor, kamera kayıtlarında yok ve failleri yakalamakla görevli taze İçişleri Bakanı “Olay olmuştur” demekten başka bir şey diyemiyor!..

* * *

İş çığırından çıktı!..
Türban sömürüsü Kabataş aşamasıyla Türkiye’nin gündemini işgal ediyor!..
Toplum birbirine karşı kızıştırılıyor!..
“Yüzde 50’yi zor tutuyorum, polisler destan yazdı” diyerek sadece yüzde 50’nin Başbakanı olduğunu itiraf eden bir Başbakan toplumun asabını bozuyor!..
Tayyip Bey, paraşütsüz düşüşünün sancılarıyla Türkiye’de yarattığı gerginliği kopma noktasına getiriyor!..

Şecaat arz ederken!..

Evinde üç beş kuruş değerindeki 1 trilyon lira ve para kasaları bulunan oğlu tutuklanınca istifa etmek zorunda kalan eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, yaptığı telefon konuşmasının dinlenmesinin suç olduğunu söylüyor!..
Bonjur!..
Bugüne kadar binlerce telefon polis tarafından yasa dışı dinlenirken, kendisi İstanbul Valisi, sonra Güvenlik Müsteşarı, daha sonra İçişleri Bakanı’ydı, bunun suç olduğunu bilmiyor muydu?!.
Ergenekon, Odatv gibi davalarda telefonların yasa dışı dinlenmesinin hukuken delil sayılamayacağı ifade edilirken, iktidar mensupları ile yandaşları, “Sen içeriğine bak… O konuşmalar doğru mu değil mi” diye kıyameti koparıyorlardı!..

* * *

AKP’li vekil Muammer Güler “Ne ben oğlumu telefonla aradım, ne de oğlum beni” diyor!..
Peki konuşma nasıl olabilmiş?..
Efendim, özel kalem telefonundan, evde bulunan oğlunun avukatı aranmış… (Kim niye aramış belli olmuyor) Sonra yetkililerin izniyle bu telefondan oğluyla görüşmüş…
Vay bu görüşme nasıl dinlenirmiş?..
Yani neticede oğluyla konuşmuş mu, konuşmuş!..
Ve sürekli parayı sormuş!..
Çocuk “üç beş kuruş” diyor, bakan bey tatmin olmuyor “Oğlum kaç para?” diye üsteliyor!..
Para 1 trilyon lira…
Muammer Bey, hâlâ çıkıp konuşabiliyorsun!..
Bari sus, aklımızla alay etme!..


------- Sözcü-------
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti