Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.02.14, 10:04   #1
Cansuyu
« Gün Batımı »

Cansuyu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Konular: 1857
Mesajlar: 7,734
Ettiği Teşekkür: 20107
Aldığı Teşekkür: 34522
Rep Derecesi : Cansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardırCansuyu şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Neseli
Standart Hırsızların İmparatoru!.. | Mehmet Türker

“Zekat hırsızlarını koruma altına alan bir güç var. Ben bu güce HIRSIZLARIN İMPARATORU diyorum. Bu İmparator hem altındaki figüranları koruyor hem de kendisine ulaşılmasını engelliyor”
Bu sözler, Alman yargıcın “Yüzyılın dolandırıcılığı” olarak nitelediği Deniz Feneri eV. davasının Türkiye’deki ayağının soruşturmasını yürüten savcı Abdülvahap Yaren’e ait…

Yanlış anlaşılmasın, bu sözler durup dururken bakınız nereden aklıma geldi:
Abdülvahap Yaren ile iki savcı Almanya’daki Deniz Feneri eV. davasının Türkiye ayağını soruştururken, iktidarın en yakınlarından olan RTÜK Başkanı da tutuklanmıştı…
Soruşturmada epey yol almışlardı ki “resmi evrakta sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanma” iddialarıyla üç savcıya da dosyadan el çektirildi!..
Haklarında açılan soruşturma sonucu, Yargıtay’da yargılanmaya başladılar!..
Deniz Feneri eV. soruşturması ise başka savcılara verildi ve bugüne kadar sallandı, durdu…
Peki bu üç savcının yargılanması ne oldu?..

Üç savcı Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nde beraat ettiler…
Başsavcılık itiraz etti, dava Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘na gitti…
Oradan da önceki gün karar çıktı:
Beraata onama!..
Yani ortada ne görevi kötüye kullanma, ne de resmi evrakta sahtecilik vardı!..
İktidar, bu davanın ucunun kendilerine dokunacağını anlamış, savcıları görevden almak için suç icat etmişti!..

Peki Savcı Abdühlavap Yaren‘in “HIRSIZLARIN İMPARATORU” dediği şahıs kimdi?..
Belli olmadı!..
Zamanla unutuldu!..
Bu sözler bizim aklımıza, babacık Tayyip’le oğlu sakallı Bilal arasında geçtiği iddia edilen “paraları sıfırla” telefon görüşmesi nedeniyle değil, üç savcının beraat kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanması üzerine geldi!!!
Babacık Tayyip ile oğlu sakallı Bilal arasında geçtiği ileri sürülen “Oğlum paraları sıfırla, Sümeyye’yi gönderdim” telefon görüşmeleri Türkiye’yi ayağa kaldırdı!..
Protesto yürüyüşleri her yerde…
Tomalar, biber gazlı ve coplu iktidar polisleri de tepelerinde!..
Bizim polislerin de Ukrayna’daki polisler gibi diz çöküp halktan özür dileyecekleri günler acaba ne zaman gelecek?..

İki konu var…
Birincisi kayıtlar önceki sabah ortaya çıktı ve iktidar 7-8 saat içinde ABD’den montaj olduğunu doğrulattı!!!
Şu sürate bakınız!..
Aradaki saat farkını da hesap ediniz!..
Yine kargaları bile bilmem nereleriyle güldürdüler!..
Yeni Bilim ve Teknoloji Bakanı ise dün bilimini (!) konuşturdu ve “Bunu teknik olarak inceletmeye gerek bile yok, montaj olduğu kesin” dedi!..
TİB’ten kayıtlar istenecekmiş, gerçek ortaya çıkacakmış… TİB’in bütün kadrolarını çaycısına kadar kendileri tespit ettiler; zaten telefonun dinlendiğini “Kriptolu telefonu bile dinlemişler” diyerek, Tayyip Bey itiraf etti!..

İkinci konu Ankara Başsavcılığının resen harekete geçmesi…
Haberi duyunca bir “Oh” çektim, “Ankara’da savcılar var” diye düşündüm…
Ben savcıların sıfırlanan paraların peşine düştüğünü saf saf zannederken;
Babacığın oğlu Bilal hakkında dinleme kararı olup olmadığını;
Yasal dinleme olsa bile CMK hükümleri gereğince imha edilmesi gerektiği konusunda soruşturma başlattığını öğrendim!..

17 Aralık’tan bu yana insanlar sokaklarda toplanıp, “Hırsız vaaar!” diye bağırıyor!..
Hırsız bir-üç-beş-on değil, bir sürü…
Ama asıl önemlisi hırsızların imparatoru!..
O kim?..


Yüce Divan’a el salla!..

AKP’nin önceki günkü grup toplantısında yine kadrolu amigolar, oğluna “paraları sıfırla” dediği iddia edilen Tayyip’e moral verme görevini yerine getiriyorlardı:
“Dik dur eğilme Kocaeli seninle!”
“Dik dur eğilme Ankara seninle”
“Reeeceeep Taaayyiip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan”
Amigoların lideri elini kaldırıyor susuyorlar, elini kaldırıyor slogan atmaya başlıyorlar, Meclis’i stada çeviriyorlar!..
Kıyafetleri tek tip…
Koyu renk takım elbise, mavi kravat…

Slogan atmalar devam ederken Tayyip de onlara dönüp selam veriyor, sonra “Alçaklar, ********ler” diye devam ediyor…
Fakat o da ne?..
Kadrolu amigolar birden “El salla, el salla Yüce Divan’a el salla” diye bağırmaya başlamazlar mı?..
Allah söyletiyor!..
Tam da “Oğlum paraları sıfırla- Peki babacım” konuşmaları bütün Türkiye’yi sarsarken!..
Meğer “Yüce Divan” dedikleri AKP Grup Divanıymış, ona el sallıyorlarmış!..
Allah insanları bazen işte böyle şaşırtıyor!..



------- Sözcü-------
__________________
“Gittin mi büyük gideceksin!
Ayrılık bile gurur duyacak seninle..



Cansuyu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Cansuyu'in Mesajına Teşekkür Etti.