Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.03.14, 14:27   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Adı Demokratikleşme Paketi Ama Ya İçeriği?

ADI DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ AMA, YA İÇERİĞİ?


Başlığı ifade eden demokratikleşme paketi adı altında ki kanun yasalaşarak parlamentodan geçti! Çankaya Noteri kesinlikle onaylar.

Bu kanunda sakil olan ifade ki, Türkiye’nin resmi dilinin Türkçe olması bilinirken Anayasa’ya aykırı olarak geçen bu kanun maddesine göre, hem yerel hem de genel seçimlerde her türlü propaganda, Türkçenin yanı sıra farklı dil ve lehçelerde de yapılabilecek.

"Anlayışımıza göre bu bir demokratik hak değildir."


Siyasi partiler, tüzüklerinde yer almak ve 2'den fazla olmamak koşuluyla eş genel başkanlık sistemini uygulayabilecek. Siyasi partilerin, bir ilçede teşkilatlanmaları için beldelerde teşkilat kurma zorunluluğu kalkacak. “Bu anlayışı siyasi partilerin örgütlenmesinde ve gelişmesinde bir olumlu katkı olarak görebiliriz.”


Bu kanunun maddesine göre; siyasi partilere devlet yardımı yapılabilmesi için milletvekili genel seçimlerinde alınması gereken oy oranı yüzde 7'den yüzde 3'e indirilecek. >“Bunun da çok yerinde ve siyasi partilerin yaşayabilmesi, giderlerini asgari olarak karşılayabilmeleri açısından olumlu bulmak olasıdır.”


Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılacağı yer ve güzergâhı, ilgili belediye başkanları ile siyasi partiler, meslek örgütleri ve sendikaların görüşü alınarak, mahallin en büyük mülki amiri tarafından belirlenecek deniyor. “Bu madde de sakil olan mülki amirlerin son sözü söyleyecek olması. Malum Türkiye demokratik gelişimini sağlayamamış, mülki amirler devletin sembolik temsilcisi olması gerekirken seçimle gelen Belediye Başkanlarına dahi amirlik edecek konuma getirilmesi bir yana Akp anlayışındaki partilerin hükümet ettiği zamanlarda ve Akp anlayışında İl İlçe parti yetkilisi gibi davrandıkları 11 yıllık uygulamalardan sarih olarak görülmektedir.”


Toplantı ve gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergâhlar, yerel gazeteler ile valilik ve kaymakamlık internet sitelerinde ilan edilecek denmektedir ki; “Anayasal bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü, yapacak olanlar tarafından önceden izin almadan bu haklarını kullanır, dilediği yerde toplanır.”
Kanun maddesi açık yerlerdeki toplantı ve yürüyüşler, güneş batmadan önce dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00'e kadar yapılabilecek olur diyor. “Bu husus anlayış ile karşılanabilir.”


Toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında hükümet komiserinin görev ve yetkileri, düzenleme kuruluna verilecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde katılımcıların ve konuşmacıların ses ve görüntüleri, kolluk tarafından yapıldığı belli olacak şekilde kaydedilebilecek. Bu kayıtlar, şüphelilerin ve suç delillerinin tespiti dışında başka bir amaç için kullanılamayacak deniyor ama;

“uygulamalara bakıldığında, insanların fişlenmek üzere görüntülendiği de bir vakıa’dır. Hükümet komiseri ne demek? Bir olayı telin etmek isteyecek olanlar, telin amaçlarını, kullanacakları sloganları, pankartları hükümet komiserine bildirmek zorunda kalacak, komiser isterse, hükümet aleyhine olacak pankart ve sloganların engellenmesini Polis güçlerinden isteyebilecek gibi bir mana çıkıyor ki, bu anti demokratik bir davranış olur.”

“Toplantının amacı dışına çıktığı, yani hükümet aleyhtarlığına dönüştüğü izlenimine varan veya düzen içinde gerçekleşmesinin imkânsız olarak algılanması ve görülmesi halinde ve bu takdirde kurul veya toplanamadığı takdirde kurul başkanı, dağılma kararı alacak ve durumu derhal yetkili kolluk amirine bildirecek. Şartlı, icazetli, şikeli, izinli bir toplantı ve gösteri yürüyüşü bu anlayışla gerçekleşmez, toplantı ve gösteri yapmak isteyenler Polis ile daima karşı karşıya gelir.”


Düzenleme kurulu veya kurul başkanı, kanuna aykırı hale dönüşmesi durumunda, toplantı veya gösteri yürüyüşünün sona erdiğini topluluğa ilan edecek ve durumu derhal yetkili kolluk amirine bildirecek. Kurulun veya kurul başkanının bu görevi yerine getirmemesi halinde, durum yetkili kolluk amirince mahallin en büyük mülki amirine bildirilecek ve mülki amirce toplantının sona erdirilip erdirilmeyeceğine karar verilecek. Mülki amir, yazılı veya acele hallerde, sözlü emirle, mahallin güvenlik amirlerini veya bunlardan birini görevlendirerek olay yerine gönderecek. “Bundan anti demokratik anlayış ve uygulama olamaz.”


Farklı dil ve lehçelerde eğitim, öğretim


Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerle eğitim ve öğretim yapmak amacıyla özel okullar açılabilecek. Bu kurumlarda eğitim ve öğretimin yapılacağı dil ve lehçeler, Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilecek.

Kanunla, anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerden biri olan eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasının engellenmesi yaptırım altına alınıyor ve bu suç için belirlenen ceza artırılıyor.


Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla; devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine, kişinin eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasına, öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına engel olanlara, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.


Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılması hakkının engellenmesinde de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.


“Anayasa Dil olarak resmi dilin Türkçe olduğunu söyler, buna göre; eğitim ve öğretim dilinin de Türkçe olması gerekirken, getirilen kanun ile uygulama da; dilde, toprakta, bayrakta ayrılık isteyenlerin ekmeğine yağ sürülmektedir. Bu pakete genel olarak bakıldığında bunun adına demokratikleşme paketi denilemez!”



YAŞAM TARZINA MÜDAHALE SUÇ KAPSAMINDA




Kişilerin toplu ibadetleri yanı sıra bireysel ibadetlerinin engellenmesi de suç olarak düzenleniyor. Kişinin dini inancının gereğini yerine getirmesinin engellenmesi yaptırım altına alınıyor. Kişilerin Anayasa'da ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan dini inanç, düşünce ve kanaatleri açıklama özgürlüğünün cebir veya tehdit kullanılarak engellenmesi suç olarak tanımlanıyor.
Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet, ayinlerin bireysel ve toplu olarak yapılmasının cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde, fail bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.

Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden ve bunları değiştirmeye zorlayan kişiye de aynı ceza verilecek.


Bize göre yukarıdaki paragrafın anlamı şu; “her tür Cumhuriyet karşıtı odakların militanlarının, devrim kanunlarının yasakladığı kılık ve kıyafetler (çarşaf, türban, ağil, puşu, fes, takke, cübbe) ile her yerde toplanabilecekleri, Hu çekebilecekleri, devrim kanunları ile yasaklanmış olan (tekke ve zaviye”lerin) yeniden yaşatılır ve ihya edilir hale gelmesi, getirilmesi için verilmiş olan bir ödün bir taviz olarak görülmelidir.”


Nefret suçu


Kanunla, (ayrımcılığın) yanı sıra (nefret suçu) da kanun kapsamına alınıyor. Böylece söz konusu suçun nefrete dayalı ayrımcılık olduğuna vurgu yapılıyor. Yapılan vurgu ile; Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle; bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini, bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını, işe alınmasını, olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak deniyor kanun maddesinde.

“ Bize göre yukarıdaki paragrafın yorumu şu; kişiler zümreler, anti Cumhuriyetçi olacak, İslam’a, İslam ritüellerine şirk koşacak, dini siyasete alet edecek, Cumhuriyete karşıt olarak açıkça suç işleyecek, Cumhuriyet ilkelerini ve devrimlerini açıkça kabul etmeyecek, tüm bunları yapacaklar, bunları yapanlarla müşterek yaşam alanını ayırmak isteyenler, devrim kanunlarına aykırı kılık kıyafet içinde olanlarla aynı çatı altında olmak istemeyenler, kiraya ev ve dükkan vermeyenlerin durumu nefret suçu işlemiş olmaya girecek, bunun adı nefret suçu olacak ve böyle düşünen ve hareket edenler ceza evini boylayacak! Yani Cumhuriyet ve ilkelerinden, Atatürk ve devrimlerinden yana taraf olanlar, karşıt olanlarla, irticanın göbeğinde olanlarla aynı mekânları paylaşmaya mecburmudur? Bumudur? Demokratikleşme paketi dediğiniz!”


Köylere eski isimleri geri verilebilecek


Kanunla, köy isimlerinin resen değiştirilmesine yol açan hükmü kaldırılarak, köylere, eski isimlerinin geri verilmesine imkân tanınıyor.
Kanunun, "Türkçeden başka dil ve yazı kullanamazlar" ibaresi madde metninden çıkarılarak, ön seçimler esnasında yapılacak propagandalarda Türkçeden başka dil ve yazı kullanılması yasağı kaldırılıyor ve adayların ön seçim propagandasında kendilerini Türkçeden başka dil ve yazıyla da ifade edebilmelerine imkân sağlanıyor. Yani Kürtçü olanların çok istediği Kürtçe yerleşim adları yasal hale getirilmiş oluyor.. Ne güzel demokratikleşme paketi!
 

Her çeşit fitre, zekât, kurban derisi ve bağırsak yardımlarının sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının geliri sayılmasına ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılıyor. İsteyen her tür tarikat, cemaat anti Cumhuriyet odak militanlarının yuvalandığı kurumlara fitre zekat ve Kurban derisi bağışı yapabilecek!

Şapka İktisası Hakkında Kanun ile Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanunda yasaklanan eylemler ve yükümlülüklere aykırı davranmayı suç olarak düzenleyen Türk Ceza Kanununun 222. maddesi yürürlükten kaldırılıyor.
Kanunla, "terör eyleminden mahkûm olanların da aralarında bulunduğu bazı suçlardan" mahkûm olanların, siyasi partilere üye olamayacakları ve üye kaydedilemeyeceklerine ilişkin düzenleme yürürlükten kaldırılıyordu. Ancak Ak Parti'nin verdiği değişiklik önergesi ile bu maddede değişiklik yapılarak, mevcut hüküm korundu.


“Anarşist terörist, vatan ve millet düşmanı olanların kendilerini temsil eden partiler içinde varlık sürdürmeleri mümkün olacaktır.”


Bu kanuna göre, kamu hizmetlerinden yasaklılar; basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar; taksirli suçlar hariç beş yıl ağır hapis veya beş yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar, terör eyleminden mahkûm olanlar siyasi partilere üye olamayacak ve üye kaydedilemeyecek. Anarşist ve terörist olanların siyasi partilere üyeliği mümkün olacak, yurtseverlerin, Atatürk’çü olanların Balyoz, Ergenekon gibi davalardan 5 yıldan fazla ceza alanların siyasi partilere üyeliği mümkün olmayacak. Ne güzel bir demokratikleşme kanunu, Akp ve zihniyetinden demokratikleşme ancak bu kadar olur.


02.03.2014
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.