Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.03.14, 14:42   #405
Banemin
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 491
Mesajlar: 11,755
Ettiği Teşekkür: 44572
Aldığı Teşekkür: 75963
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Günün İçinden...

İçim şişmiş sanırım ve bu konuya 3-5 satır yazmak iyi gelir belki.

Pazar günü sınavlar vardı ve milyonlarca öğrenci ter döktü. Ülkemizin onlarca yıldır bir gerçeği bu sınavlar ve ne yazık ki sürmeyede devam edecek sanırım.

Benim değinmek istediğim konu ise bundan 10 gün kadar önce ÖSYM başkanı ile Hürriyet gazetesinde yapılmış bir röportaj. Bu röportajda basiretsiz başkan sınavdan
sonra soruların yayınlanmayacak olması ile ilgili açıklamalar da yapmış. Gerekçeleri; soru havuzu çok genişmiş ve bu soruların bazıları tekrar sorulabilirmiş, yayılmasını önlemek adına böyle bir uygulamaya gitmişler falan-filan...

Soruları göremeyecek adayların daha sonra neyi nasıl yaptıklarını bilemeyecek olmaları sorun teşkil etmezmiş. Bireysel bilgilenme hakkı bağlamında ÖSYM 'ye müracaat eden adaylar kendi soru kitapçıklarını inceleyebilirlermiş. Kesin sayıyı bilmiyorum ama 2 milyon civarında öğrencinin randevu alarak ÖSYM 'ye başvurması ve kendi kitapçıklarını incelemesi ne kadar mantıklı acaba? Ama en güzeli de sanırım tartışmaya açık sorular için söylediği çözüm önerisi. Eskiden adaylar sınav sorularını inceler ve yanlış olanlar tespit edilip iptal edilmesi sağlanırdı ya!..

Artık adayların kendilerini üzmelerine ve yormalarına gerek kalmamış. ÖSYM kendi kendine verileri inceleyip, yanlış soru varsa iptal edecek ve değerlendirmeyi ona göre yapacakmış. Bunun önündeki en önemli engel olan
bilgi edinme yasasını değiştirmek ve yeni yasa çıkartmak için çok emek harcamışlar.

Yani artık bir aday ÖSYM 'ye müracaat edip bilgi edinmek isterse alacağı cevap mealen şu olacaktır; "ne bilgisi, ne merak etmesi ulan! Biz biliyoruz ya senin yerine. Sen merak etme, düşünme rahat ol!. Düşünen ve merak eden beyinler bizim işimize gelmiyor ve bu eylemi biz sizin için gerçekleştiriyoruz"...

Ben sizin....

*****


Geçtiğimiz pazarı bırakıp gelecek pazara odaklanıyoruz artık. Malum sandık günü ve 17 aralıktan beri ortalık toz-duman. Cemaatçilerle particiler birbirine girmiş durumda ve havada uçuşan tapeler, küfürler, beddualar, yalanlar vb. bir sürü rezillik. İki tarafta birbirine giydirirken konuşmalarının içeriğini kullandıkları üslup ve beden dilinden soyutlarsak yanılgı içine düşeriz gibi geliyor bana.

Bir tarafta Tayyip efendi ağzında küfür eksik olmadan ve milleti enayi yerine koymaya devam eden bir üslupla eserken, diğer tarafta Fetto çok daha ağır başlı bir dil kullanarak seçkin ve daha aydın bir kesime
hitap ediyor. Tayyip artık etrafında kenetlenmiş ve biat edenlerine sıkı sıkı sarılmış durumda ve sadece onların sayesinde ayakta durabileceğini biliyor. Sürekli dışladığı %50 onun ipini çoktan çekti ve elinde kalanı kaçırmama derdinde. Çünkü başka şekilde paçasını kurtaramayacağını anlamış durumda. Fetto ve cemaati ise kendilerini temize çıkartma ve kendinden olmayanları ikna edebilme konusunda hala bir umut besliyor sanırım.

Bu nedenledir ki bir taraf yolun sonuna geldiğinin bilincinde ve günü kurtarmaya çalışıyor sadece. Diğer tarafın ise hala umudu var ve diğerine göre biraz daha yere sağlam basmakta.

Tayyipin bütün derdi kendi yarattığı canavar karşısında sürüsünü yedirmemek. Bu nedenle de onları bir arada tutabilmek adına hergün birilerine saldırmaya, kendince yeni tehditler bulmaya ve sürüyü korkutmaya çalışmakta.

Ne de olsa sürüden ayrılanı kurt kapar. Bu düsturdan yola çıkarak sadece kendi varoluş sebebi cehalete mesaj vermekte ve onlara sarılmakta. Zehirli diliyle tüm değerlerimizi, soluduğumuz havayı, yaşadığımız
doğayı, geleceğimizi, rüyalarımızı, hayallerimizi kirletti.

Fettoşun beddularını bilemeyeceğim ama bu milletin bedduasının tutcağına inanıyorum.

Beter ol usta!..

*****

Bu hafta süper lig de oynanan 9 karşılaşmanın dördü seyircisiz oynandı. Futbol temaşa zevki olan bir spor branşı ama ülkemizde geldiği bu durumda artık seyircisiz maçlar aldı başını gidiyor.

Kirliliğin sirayet etmediği hiç bir yer kalmadı memleketimde. Zevkimizin bile içine ettiler. Bir de federasyon kulüplere seyircisiz oynama cezası verip daha sonra kadın ve çocukları seyirciden saymayarak
bu maçlara bedava sokuyor ya!

Sonra da seyirciden saymadığı bu kadın ve çocukların, maç esnasında ettiği küfürler nedeniyle o kulübe bir kez daha ceza vermesi hangi mantığa sığıyor anlayabilen var mı?


Hem seyriciden sayma hem de seyirci küfür etti diye bir kez daha ceza ver.

Hay ben sizin mantığınıza...

*****


Neyse benim de ağzım bozulmadan ve "yazarsız konu" cezası almadan yazmaya son vereyim.

Kalın sağlıcakla...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.