Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.03.14, 05:37   #1
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2603
Mesajlar: 30,049
Ettiği Teşekkür: 161604
Aldığı Teşekkür: 177633
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Süleyman Şah Kimdir? | Süleyman Şah Türbesi | Türkiye İçin Önemi

Süleyman Şah Kimdir?
Süleyman Şah Türbesi | Türkiye İçin Önemi




Türk askeri Süleyman Şah’ın Türbesi önünde nöbet tutuyor

Süleyman Şah Türbesi ile Süleyman Şah Saygı Karakolu ve bulunduğu alan Suriye'nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunan ve Türkiye'nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçasıdır.


Türbe'de, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi'nin dedesi ve Ertuğrul Gazi'nin babası olan Süleyman Şah'ın ve iki askerinin naaşları bulunmaktadır.



Tarihçe
Büyük Selçuklu Devleti Sultanı Alp Arslan’ın Malazgirt Zaferi’nden sonra, yeni vatan edinmek maksadıyla batıya yönelen Oğuz boyları arasında Süleyman Şah önderliğindeki Kayı boyu da bulunmaktaydı. Süleyman Şah yeni yurt aramak üzere çıktığı bu yolculukta Halep yakınlarındaki Caber Kalesi’ne gelir ve Fırat Nehri boylarına yerleşir. Buradan tekrar yeni yurt aramak üzere yola çıkar ancak 1086 yılında Fırat Nehri’nin karşı kıyısına geçmeye çalışırken, muhafızları ile birlikte Fırat sularında boğulur.


II. Abdülmecid ve Süleyman Şah Türbesi hassasiyeti nedeniyle
TBMM'ne gönderdiği teşekkür mektubu, 1921.



Süleyman Şah’ın naaşı ve iki askeri Caber Kalesi eteklerine bir kümbete defnedilir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde imparatorluk sınırları içerisinde olan mezarın bulunduğu yere bir türbe yapılarak buraya “Türk Mezarı” adı verilir. Türbe ve Caber Kalesi, Osmanlı İmparatorluğu yıkılınca Fransız Suriye Mandası sınırları içerisinde kalmıştır.


21 Ekim 1921 tarihinde Türkiye ile Fransa hükûmetleri arasında imzalanan Ankara Antlaşması'nın 9. maddesi ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması'nın 3. maddesi gereğince Caber Kalesi ve türbe müştemilâtı ile berâber Türkiye'nin tapulu malı sayılmış ve Türkiye'ye orada muhâfız bulundurma ve bayrağını çekme hakkı tanınmıştır.


Süleyman Şah'ın ve İki Askerinin Naaşları


Ankara Hükûmeti ile Fransa'nın 20 Ekim 1921’de imzaladıkları ve Caber Kalesi ile türbenin Türk toprağı olmasını öngören Ankara Anlaşması'nın görüşmeleri devam ederken; son Halife II. Abdülmecid, TBMM'ne gönderdiği bir mektupta kendisinin ve Osmanlı Hanedanı'nın "atası" olan Süleyman Şah’ın mezarı konusunda Meclis’in gösterdiği alâkaya teşekkür etmiştir.



Süleyman Şah Türbesi ve Mimarı


Suriye'nin 1973'teki baraj inşaatının yükselen suları bölgeyi tehdit edince, Suriye ve Türkiye ortak çalışması ile türbe Halep'in Karakozak köyü yakınına taşınmıştır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yapı ve İmar İşleri Etüd Proje Dairesi Müdürü Prof. Dr. Ünal Demirarslan Dışişleri Bakanlığı'nın da talebiyle Süleyman Şah Türbesi'nin mimarı olarak görevlendirildi. Türbe, karakol ve lojman; iki Türk mimar ve yirmi işçisinin çalışmalarıyla 4 ayda tamamlanmış ve masrafların tamamı Türk Hükûmeti tarafından karşılanmıştır. İnşaat çalışmaları sırasında Suriye Hükûmeti, yeni yapılacak türbenin Caber Kalesi'nde ki türbeden daha büyük olmaması şartını getirmiştir.



Süleyman Şah Türbesinin Şimdiki Yeri


Süleyman Şah Türbesi'nin yer değişiklikleri: Türbenin ilk ve orijinal yeri Caber Kalesi. El-Assad gölü üzerinde inşa edilen baraj sonrasında 1973'de ikinci yeri Karakozak Köyüne taşındı ve güvenlik problemleri nedeniyle 2015 yılında Suriye Eşmesi'ne taşındı.
Süleyman Şah Türbesi, hem geleneksel Türk mimarî motiflerini hem de modern mimarî özelliklerini taşımaktadır. Türbe'de ayrıca, o dönemde dışarıdan gelen taciz ateşleri sebebiyle, Türk askerleri'nin nöbet tuttuğu yerler içe dönük olarak inşaa edilmiştir.

2008 yılında Teşrin Barajı'nın yükselen su seviyesinin yeniden türbeyi tehdit etmesi üzerine Türkiye Cumhuriyeti Orman ve Su İşleri Bakanlığı çevresindeki duvarların altına 11,5 m boylarında 880 adet fore kazık ve geçirimsiz tabaka yerleştirmiştir. Ayrıca, türbenin çevresine beton duvar örülmüş ve iki bayrak direği dikilmiştir. Karakoldan çıkan atık suların Fırat Nehrini kirletmemesi için karakol binasının arka bölümünde paket arıtma sistemi kurulmuştur. Bunun yanında, türbenin etrafı Türkiye'den gönderilen ağaçlar ve hazır çim ile yeşil bir alan haline getirilmiştir. Bilinenin aksine, günümüzde Türbe Caber Kalesi'nde değil Halep'in Karakozak köyü yakınındaki yerindedir.



Caber Kalesi ve Nakli


Suriye hükûmeti, Fırat Nehri üzerinde 1968 tarihinde başlattığı Tabka Barajının 1973 yılında tamamlanacağını ve barajın su toplamaya başlamasıyla ile Caber Kalesi ve Süleyman Şah'ın türbesinin tamamen sular altında kalacağını ileri sürerek Türk Hükûmetinden türbenin yerini değiştirmesini ya da türbenin Türkiye'ye naklini talep eden bir nota gönderdi. Türkiye de buna karşılık Suriye'ye bir nota verdi ve Keban Barajı'nın kapaklarını kapattı. Karşılıklı bu restleşmenin ardından Türkiye bölgeye Devlet Su İşleri'nde (DSİ) görevli uzmanlar ve mimarlar gönderdi ve türbenin nereye taşınabileceğinin tespit edilmesini istedi.


Süleyman Şah Türbesi'nin eski yeri Caber Kalesi, Rakka

Ankara ve Şam hükûmetleri arasında uzun süren müzakerelerin ardından bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre;

  • Türbe, müştemilatı ile birlikte Halep–Hasseki yolu üzerinde bulunan Karakozak köyü yakınındaki yeni yerine nakledilecek,
  • Barajın kenarında, türbenin bugünkü konumuna en yakın yerde mermerden bir kitabe dikilecek,
  • Türbenin bugünkü yerini tespit etmek maksadıyla, göl üstüne bir şamandıra konacaktır.
1973 yılında türbe ve karakol, Halep şehrine bağlı Karakozak köyündeki 10.096 m²'lik yeni yerine taşınmıştır.

1995 yılında, Suriye Hükûmeti bu kez de Fırat Nehri’nin daha üst kotlarında inşasına başladığı Teşrin Barajı sebebiyle Karakozak bölgesinde ki Süleyman Şah Türbesi’nin bölge dışında başka bir alana ya da Türkiye’ye taşınması hususu yeniden gündeme getirdi. Bunun üzerine, Türkiye ile Suriye arasında yapılan görüşmeler sonucunda, türbenin mevcut yerinin baraj gölünün olumsuz tesirlerinden korunması için tahkim edilmesine karar verildi. 2001 yılında Fırat Nehri üzerindeki Teşrin Barajının tamamlanması nedeniyle türbenin taşınması bir kez daha gündeme geldi. Suriye tarafı bu kez türbenin şimdiki yerinden de kaldırılarak gösterecekleri ve Türk tarafının da kabul edeceği bir yere taşınmasını istedi. Ancak Türk hükümetinin girişimleriyle proje türbenin mevcut yerinin korunması yönünde değiştirildi.


Süleyman Şah Türbesinin Bulunduğu Yer



23 Ocak 2003 tarihinde Ankara'da “Süleyman Şah Türbesi Tahkimat Projesinin Uygulanmasına İlişkin Ana Tutanak” imzalandı. Bu çerçevede 10 dönüm'lük türbe arazisi sınırları tahkim edilmiş, türbe binasının içi ve dışı onarılmış, karakol binası yeniden inşa edilmiş ve Süleyman Şah Türbesi yeniden ziyarete açılmıştır.




Suriye İç Savaşı ve Tehdit
13 Mart 2014 tarihinde, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile El Kaide'nin Suriye kolu Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı grup arasında ki çatışmalar sonucu Karakozak köyü ve türbenin bulundu bölge IŞİD kontrolüne geçti. 20 Mart 2014 tarihinde IŞİD terör örgütü, YouTube üzerinden yayımladığı bildiride Süleyman Şah Türbesinin üç gün içerisinde boşaltılıp Türk bayrağı indirilmediği takdirde türbeyi yerle bir edecekleri tehdidinde bulundu. Bunun üzerine Türkiye, güvenlik tedbirlerini artırarak en üst seviyeye getirdi.

Gaziantep 5'inci Zırhlı Tugay Komutanlığı'ndan da araç ve personel takviyesi yapıldı. Sınır hattında bulunan mevcut nöbet kulübelerine ilave kulübeler yapılarak askerler konuşlandırıldı. Ayrıca, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Süleyman Şah Saygı Karakolu için kriz masası kurulduğunu açıkladı.


25 Mart 2014'te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Süleyman Şah Türbesi'ne yönelik tehdit ile ilgili soruya;
"Böyle bir yanlışlık olacak olursa gereği neyse yapılacaktır. Bu topraklar bizim toprağımızdır. Bu topraklarda yapılacak bir saldırı aynen Türkiye'ye yapılmış bir saldırıdır."
şeklinde cevap vermiştir. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise yaptığı açıklamada, "Süleyman Şah Türbesi'nin bulunduğu toprakların uluslararası hukuk gereğince Türk toprağı olduğunu ve bir tehlike söz konusu olması halinde her türlü karşılığın verileceğini" belirtti. 26 Mart 2014'te Genelkurmay Başkanlığı yaptığı yazılı açıklamada; "Türk Silahlı Kuvvetlerinin Süleyman Şah Saygı Karakolu hariç, Suriye topraklarında herhangi bir birliği bulunmadığını" açıkladı.

27 Mart 2014 tarihinde, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan arasında, Suriye'deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesine yönelik bir saldırı karşısında yapılması gerekenleri görüştükleri toplantıya ilişkin olduğu ileri sürülen bir ses kaydı yayınlandı.

Bunun ardından T.C. Dışişleri Bakanlığı bir yazılı açıklama yaparak, bu ses kaydını "Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik alçakça bir saldırı ve casusluk faaliyeti olduğunu ve faillerinin en kısa zamanda yakalanıp adalete teslim edileceğini" belirtti. 28 Mart 2014'te Milli Savunma Bakanı, İsmet Yılmaz "Bordo bereliler'in bölgeye takviye edildiğini, her türlü tedbirin alındığını ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin teyakkuz halinde olduğunu" açıkladı.

Kaynak
__________________



Tüm katılımcı arkadaşların okumasını rica ediyorum... Lütfen Tıklayınız..
* * *
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.