Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.04.14, 11:46   #1
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Ünlü Kimyagerler

Ünlü Kimyagerler






Antoine Lavoisier (1743 - 1794)



Fransız kimyacı (Paris 1743 - ay.y. 1794). Zengin bir tüccarın oğluydu, La Caille'in gökbilim derslerini izledi, Roulle kimya laboratuvarı'nda çalıştı, Bernard ve Jussieu'nün en devamlı dinleyicileri arasında yer aldı. 23 yaşında, Memoire sur le meilleur systeme d’ éclairage de Paris (Paris için en iyi aydınlatma sistemi üzerine inceleme) adlı çalışmasıyla Bilimler akademisinin ödülünü kazandı, kısa bir sûre sonra da Memoire sur les couches des montagnes (Dağ katmanları üzerine inceleme) ile Analyse des gypses des environs de Paris 'yi (Paris yöresindeki alçı taşlarının çözümlenmesi) sundu.

1768’de, 25 yaşında, Bilimler akademisi"ne girdi. Aynı yıl mültezim Baudon'un yardımcısı oldu; 1779'da bir vergi bölgesinin mültezimliğine getirildi, daha sonra Turgot tarafından Barut ve güherçile genel müfettişliğine atandı. 1789'un Etats généraux’sunda yedek milletvekilliği yaptı, 1790'da yeni ölçü ve tartı sistemini hazırlayacak komisyona katıldı. 1791’de, hazine sekreterliğine getirildi, vergilerin tahsili için, De la richesse territoriale du royaume de France (Fransa krallığının toprak zenginliği) adlı yapıtında açıkladığı bir plan önerdi.

24 Kasım 1793'te Konvansiyon tüm mültezimlerin tutuklanması için bir kararname çıkardı. Lavoisier teslim oldu, 8 Mayıs 1793'te hüküm giydi ve giyotinle idam edildi.Maddeyi ağırlığıyla tanımlayan, yetkinleştirmek için uğraştığı terazinin sistemli kullanımını benimseten, kütle ve elementlerin korunumu yasasını ortaya koyan Lavoisier, kimyanın bir bilim dalı olarak kurulmasını sağladı. Havayla temas eden metallerin yükseltgenme mekanizmasını açıklaması, onun ilk başarılarından biridir: fîlojistik kuramını savunanların tersine Lavoisier, "kireç"in değil, metalin yalın bir cisim olduğunu gösterdi.

İlk deneylerinden biri, kalayı, içinde hava bulunan kapalı bir kapta kavurması ve böylece toplam kütlenin değişmezliğini saptaması oldu (1774). 1777’de civayla yaptığı aynı deney, tüm kimyanın en ünlü deneyidir. Böylece havayı bileşenlerine ayırdı; oksijeni ve azotu tanımladı ve bunları daha sonra karıştırarak normal havayı yeniden elde etti. Laplace ile birlikte suyun, hidrojenin yanması sonunda oluştuğunu gösterdi; 1781'de elması yakarak, karbondioksidin bileşimini ortaya koydu.

Yine Laplace ile birlikte, ilk ısı ölçümlerini yaptı, içinde buzun eridiği bir ısıölçer kullanarak, Memoire sur la chaleur (ısı üzerinde inceleme) [1780] adlı kitabında belirttiği özgül ya da kimyasal tepkime ısılarının çeşitli değerlerini verdi. Oksijenin, asit ve bazların bileşimine girdiğini kanıtladı ; Guyton ve Morveau, Fourcroy ve Berthollet ile birlikte, kimyasal element kavramına dayanan akılcı kimyasal bir ad dizini oluşturmaya girişti (1787).

Büyük başarı kazanan Traité élémentaire de chimie (Temel kimya kitabı) [1789] adlı yapıtında bu ad dizinini kullandı. Kimyanın biyolojiye uygulanmasına büyük bir ilgi duydu; hayvansal ısının, karbon ve hidrojene bağlı organik yanma sonunda oluştuğunu ilk kez gösterdi. Essonnes barut fabrikasında, kara barutun niteliğini iyileştirmek üzere çeşitli incelemeler yaptırdı, yapay güherçile fabrikalarının geliştirilip iyileştirilmesini sağlayarak Fransa'da güherçile üretimini beş katına çıkarmayı başardı.

Dunkerque, Valenciennes ve Morlaix krallık tütün fabrikaları ve Rennes ambarıyla ilgili denetleme raporlarında, burna çekilen ve çiğnenen tütünün hazırlanmasında mekanik ve kimyasal koşulların iyileştirilmesi amacıyla son derece yerinde öneriler sundu. Mekanikleşmenin öncüsü olan Lavoisier, Dunkerque'te, o zamana dek elle çevrilen barut değirmenlerinde rüzgar enerjisini kullanmayı önerdi. Hava durumunu akılcı biçimde tahmin etme sorunuyla ilgilendi; 1780 de Avrupa'da, birbirleriyle karşılaştırılabilecek aletlerle donatılmış uluslararası bir meteoroloji istasyonları ağı kurma girişiminde bulunan Fransız bilim adamları arasında belirleyici bir rol oynadı.


Emil Hermann Fischer (1852 - 1919)


Alman kimyacı (Euskirchen, Rheinland Prusyası, 1852 - Berlin 1919). Münih'te Adolf von Baeyer'in asistanı oldu (1875), sırasıyla Erlangen (1879 - 1882), Würzburg (1885) ve son olarakta Berlin (1892) Üniversiteleri kimya profesörlüğüne atandı ve ölünceye kadar Berlin Üniversitesi'nde ders verdi. Araştırmaları, stereokimya, organik kimya ve biyoloji arasında bağlantı olduğunu kanıtladı. 1887'de bireşim yoluyla früktoz, glukoz, mamit ve bazı yeni şekerler üretti.

Aminoasitleri birleştirerek peptonlara benzer bileşikler elde etmeyi başardı. Kafeini ve teobromini inceledi ve anilini boyanın kimyasal yapısını açıkladı. 1902'de Nobel kimya ödülünü kazandı. Aminoasitleri birleştirerek peptonlara benzer bileşikler elde etmeyi başardı.





Cabir İbn-i Hayyan (720 - 813)
Platon'un ''Timaios'' adlı diyalogları dünyanın yaratılış tarihini konu edinir. Burada tanrının uzayda küçük üçgenler keserek bunlardan ilksel cisimleri, bu öğelerden de gerçek cisimleri, bitkileri, hayvanları ve insanı yarattığı belirtilir. ''Timaios''un başarısı doğuda da batıdaki kadar büyük olmuştur. Örneğin; Cabir İbni Hayyan'ın metalleri dönüştürme öğretisi, tümüyle '' Timaios''un matematiksel atomculuğu üzerine kuruludur.

Cabir Kufe'li bir eczacının oğlu idi ve Cabir'in ailesi daha sonra Kufe'den, Horasan'ın Tus kentine gelip yerleşmişti. Ortaçağ Latin literatüründe ''Geber'' adıyla anılan Cabir hekimlik pratiği yapmışsa da elimize ulaşacak şekilde herhangi bir tıbbi yazısı kaydedilmemiştir. Bazı zehirlerin elde edilmesi ona atfedilmektedir. Cabir, Arap simyasının babası olarak ünlenmiştir.

Cabir simya alanında, özellikle altın ve gümüş yapımıyla ilgilenmiştir. O, cevherlerin hepsinin kükürt içerdiğini, özelliklerindeki farklılıkların, kükürt oranlarındaki farklılıktan ileri geldiğini düşünmüştür.

Cabir'e göre nesneler basit ve bileşik olarak ikiye ayrılır. Bileşik nesneler basit nesnelerin birleşmesinden meydana gelir. Bu nedenle doğada bulunan varlıkların çoğu basitlerin birleşmesi sonucunda oluşmuştur. Birleşik nesnelerin birleşmesiyle ise karmaşık nesneler oluşmuştur.

Cabir'e göre metaller altın, gümüş, kurşun, kalay, bakır, demir ve Çin Demiri (Khar Sini) olmak üzere yedi tanedir. ''Çin Demiri '' parlatılarak ayna yapımında kullanılan bakır-çinko-nikel alaşımıdır. Cabir'in sınıflandırmasına göre civa bir metal olmayıp bir ruhtur. Metalleri oluşturan iki ilke kükürt ve civadır. Bunlar varsayımsal maddeler oup bilinen civa ve kükürtle bir ilişkileri yoktur. Değişik metallerin varoluş sebebi kükürt ile civanın her zaman saf olmaması ve her zaman aynı oranda birleşmemesidir. Eğer bunlar mükemmel saflıkta iseler metallerin en değerlisi olan altın oluşmaktadır.

Sürgün yeri olan Kufe'de ölmüştür. Kurmuş olduğu laboratuar ölümünden 200 yıl sonra harabe halinde bulunmuştur.



Svante Arrhenius (1859 - 1927)



İsveçli kimyacı ve fizikçi (Wijk, Uppsala yakınında, 1859 - Stockholm 1927). Stockholm Üniversitesi'nde fizik profesörü (1891), sonra rektör oldu (1897); 1905'te, Nobel enstitüsü yöneticiliğine atandı.

Geliştirdiği elektrolitlerin iyonlaşması kuramı (1887), elektrolizin fiziksel yasalarını ve Raoult yasalarına göre metal çözeltilerinin gösterdiği sapmaları yorumlama olanağı verdi; bu buluşun sonucunda elektrolitlerin kimyasal özelliklerini açıklayan iyonlar kuramı ortaya çıktı.

1900'de kuyruklu yıldızların kuyruğu konusunda, ışınım basıncına dayanan bir kuram geliştirdi ve panspermi varsayımını ileri sürdü; buna göre yıldızlararası uzamda yer değiştiren çok küçük canlı tohumlarla yaşam bir gökcisminden öbürüne geçebilir.

Ayrıca gök cisimlerinin evrimini açıklayan bir evrendoğum kuramı ortaya attı (1903 Nobel kimya ödülü).
Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.