Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.04.14, 18:24   #3
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ezra Pound (1885 - 1972)

Pagani’nin, 8 Kasım

O çok güzel Normandiyalı yosmanın gözlerinde
Birdenbire keşfetmek
British Museum’daki o çok bilge çalışanın gözlerini.



Coda

Ey şarkılarım,
Niçin hevesle ve merakla bakarsınız
insanların yüzlerine,
Onların arasında mı bulacaksınız yitik ölülerinizi?



Zenginlere

Ben kimim ki sizleri ayıplayayım? Ey Zenginler,
Tıpkı sizlerin faydasız zenginlikle acılandığı gibi
Acılanmışım yoksullukla ben.



Arides

Utangaç Arides
çirkin bir kadınla evlendi,
Usanmıştı kendi hayat tarzından,
Başka bir şeyi yapar gibi bunu da yapabilirim
Diye düşündü lakayt ve bezgin.

Gönlünden şunları geçirerek, ”Kendime faydam yok”
Beni isterse, alsın beni”.
Gitti felaketine doğru.



Dum Capitolium Scandet

Hiçbiri benden daha iyi değil, fakat benim kadar
iyi şarkı söyleyen kaç kişi gelecek benden sonra;
Söyleyecekler gerçeklerinin yüreğini
tıpkı onlara söylemeyi öğrettiğim gibi;
Tohumumun meyvesi,
Ey benim isimlendirilemez çocuklarım.
Bilin o halde ki ben sizleri zaman öncesinden sevdim,
Parlak hatipler, güneşte çıplak, özgür.



Sebep

Bu sözleri dört kişi için söylerim,
Başkaları bunları tesadüfen işitebilir,
Ey dünya, acırım sana,
Sen tanımazsın bu dört kişiyi.



Mihrap

Harika bir dostluk inşa edelim burada,
Alaz, güz, ve aşkın yeşil gülü
Burada sonlandırmışlardı mücadelelerini, burası mucizevi bir yer;
Bunlar oluyorken, buraya gel, bu zemin kutsaldır.



Horae Beatae Inscripto

Ben uzaklardayken, bu güzellik nasıl da
Geri yayılacak üstüme ve yutacak gönlümü!

İkimiz de yaşlandığımızda, bu saatler nasıl da
Safir bir gelgit misali taşıp gelecek üstümüze!



Erat Hora

“Her ne olursa olsun, teşekkür ederim”. Ve sonra döndü
Ve rüzgâr onları bir kenara doğru kaldırırken
O sarkan çiçeklerdeki soluk gün ışığı misali
Hızla ayrıldı benden. Hayır, her ne olursa olsun
O bir saat güneşle doluydu ve geçen o saati izlemekten
Daha iyi bir şey yapabilirim diye
Böbürlenemez en yüksek tanrılar bile.



H. S. Mauberley (Hayatı ve Tanışları) – XII –

“Kabuğundaki kalçalarıyla Daphne
Esnetir yapraksı ellerini bana doğru”, -
Öznel olarak. Doldurulmuş saten salonda
Beklemekteyim Lady Valentine’ın emirlerini,

Bilerek ceketimin her daim
Tam olarak modaya uygun olmadığını
Uyarmak için, O’nda,
Sürekli bir arzuyu;

Kuşkuluyum, nasılsa, değerinden,
İyi bir sabahlığın tasvibinden,
Yazınsal çabadan,
Fakat Lady Valentine’ın çağırmasından asla:

Şiir, O’nun fikirlerinin sınırı,
Kenar, belirsiz, fakat daha alçakla daha yükseğin
Bir sonu olduğu başka katmanlarla
Karışmak için bir araç;

Lady Jane’in dikkatini çekmek için bir çengel,
Tiyatroya doğru bir modülasyon,
Devrim durumunda da,
Olası bir arkadaş ve teselli edici.

Rehberlik et, öbür taraftan,
“En yüksek kültürlerin beslendiği” ruha
Gitmesi için Doktor Johnson’un geliştiği
Fleet Sokağı’na;

Bu geçidin yanında
Pieria güllerinin yetiştirilmesinin
Yerini aldı hayli zaman önce
Çorap dükkanı.



Perigord Yakınlarında – III –

Kafa karıştıran ilkbahar, ve Auvezere kenarında
Yeşil minede yükseldi üstümüzde
Gelincikler ve papatyalar; ve bütün bu akışı tanıdık,
Ve çıkıp gitti ovalardan iki atımız;
Genç günlerinde gökyüzünün derinliği dostça davrandığında,
Bilirlerdi etrafı kavaklarla çevrili hafif taşkınlı toprakları.
Ve alacakaranlıkta çırptı üstümüzde haşmetli kanatlar,
Ve haşmetli tekerlekler gökte
Taşıdı bizi birlikte… kabararak … ve birbirinden ayrı …
İnanarak dudaklarla ve ellerle karşılaşacağımıza.

Yüksekte, yüksekte ve muhakkak … ve sonra karşı-koyuş:
“Niçin seviyorsun beni? Hep sevecek misin beni?
Fakat tıpkı çimen gibiyim ben, seni sevemem ben”.
Ya da, “Sevgilim, ve seviyorum ve seviyorum seni,
Ve nefret ediyorum arzundan, senden değil, ruhundan, ellerinden”.

Böyledir işte son ayrılış, Tairiran!

Orada kapanıp kendi kalesine, Tairiran,
Ne kulakları ne de dili, fakat sadece elleri olan o kadın,
Gitti -ah, gitti- dokunulmadan, erişilmeden!
O kadın ki sadece bir kişi aracılığıyla yaşayabilirdi,
O kadın ki sadece bir kişiyle konuşabilirdi,
Ve geri kalan her şeyi sürekli bir değişimdi,
Kırık aynaların bir yığını!...



Kaynak

Kaynak
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.