Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.04.14, 16:11   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,277
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32337
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart AKP Niye Kazandı? Niye Kazanır? - Mustafa Domaniç

30 Mart yerel seçimlerinin sonuçları, AKP’nin oylarında düşüş bekleyen birçoğumuz için soğuk duş etkisi yarattı. Hevesimiz kursağımızda kaldı.

Hükümet, Fethullah Gülen Cemaati, muhalefet partileri ve dış güçlerin yoğun saldırısı altındaydı ve zayıf yerlerden çatırdamaya başladığı hissi veriyordu. Başbakan ve ailesinin kanunsuz işleri ayyuka çıkmış, korkuları ortalığa saçılmış, etraflarındaki dokunulmazlık duvarı paramparça olmuştu.



Tayyip Erdoğan, balkon konuşmasında ailesiyle birlikte halkı böyle selamlamıştı. (Ümit Bektaş / Reuters)

Mahalle kavgasını kazanmış bir ergen gibi

Seçim sonrası ailesiyle çıktığı o meşhur balkondan, mahalle kavgasını kazanmış bir ergen gibi konuşuyordu Erdoğan: “Ne oldu? Kaset siyasetiyle bizi yok edebileceğini sananlar, ne oldu? Millet size bir Osmanlı şamarı vurdu!”

1 Nisan itibariyle artık kimse kaset yayınlamıyordu. 1′inci raund, Erdoğan’ın kesin ve net galibiyetiyle bitti.

Nedeni basit

‘Millet’in (AKP’ye değil) Erdoğan’a oy veren kısmı, belli ki hevesi kursağında kalan bizler gibi düşünmüyor, yolsuzluğa inanmıyor, inansa bile umursamıyordu. Diktatörlükse zaten birçoğunun hoşuna giden bir kavramdı.

Bunu açıklamak için ekonomik, psikolojik, ideolojik ve demagojik birçok yorum ve analiz okudum. Hepsinin mutlak haklı olduğu yönler vardır fakat ben olayın çok daha basit olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizin şeffaflık ortamında siyasi partilerin bildirmek zorunda olduğu rakamlara ne kadar güvenebiliriz bilemiyorum. Mesela AKP araştırma geliştirmeye 11 milyon harcarken CHP’de böyle bir kalem yok.

‘Gerçek’ rakamlarla durum daha da vahim

Rakamlar doğru olmasa bile, hangi partinin daha çok raporlanmayan kaynağı olduğuyla ilgili (tapeler sağolsun) fikirlerimiz olduğundan, tablo ancak daha çarpıcı hale gelecektir.

Partiler çalışan sayılarını açıklamıyor, dolayısıyla karşılaştırmak mümkün değil ama bildirilen harcamalara bakıp AKP’nin kabaca en yakın rakibinden dört beş kat geniş bir profesyonel kadroyla çalıştığını tahmin etmek zor değil.

Bunun yanında son 12 senede yaşanan kadrolaşmanın etkisiyle devlet memurlarının, özellikle Diyanet bünyesinde çalışanların çok büyük bir bölümünün AKP kadrosu olarak görev yaptığını unutmamak lazım. Diyanet’in her köyde, her kasabada bir çalışanı var. Sadece facebook üzerinden AKP yanlısı sayfaları gezip profillere baktığınızda inanılmaz yüksek oranda memurun bu sayfalarda aktif olduğunu görebilirsiniz.

Bunun da ötesinde AKP 7.5 milyon üyesi olduğunu açıkladı. CHP’nin açıkladığı rakamsa 1 milyon 35 bin civarında.



‘OccupyCHP’ sloganıyla sosyal medyada örgütlenen gençler CHP Genel Merkezi’ni ‘işgal etti’. “Şikayet etmiyor, CHP’yi değiştirmeye geliyoruz” diyen gençlere parti yönetimi tam destek verdi. (DHA)

Sandık gözlemcisi olarak görev yapan gönüllüler AKP kadrolarının sandık sandık oy hedefi olduğunu, sandıktan çıkacak oyu aşağı yukarı bildiğini, buna rağmen gün içinde, sayım sırasında, ilçe seçim kurulunda ve tüm yasal mercilerde rakiplerinin iki-üç katı kalabalık şekilde olduklarını gözleriyle gördü. Akşam ilçe seçim kuruluna yemek servisi yapan AKP aynı zamanda görevli memurlara ikramda bulunuyordu. Bir AKP’li gözlemci durumu gayet iyi özetlemişti:

“Paran olması ayrı şey.”

AKP’nin yaratmış olduğu ekonomik çarktan beslenen, gelir transferinin doğru tarafında olan binlerce kişi ‘Parti‘ için kapı kapı dolaşırken insanların tanımadıkları gazetecilere inanmalarını, güvenmelerini beklemek saçma değil mi?

Ne siyaset yaptığından bağımsız…

Uzun lafın kısası, seçimlerde oy tahmini işine girişmeden önce takip edilmesi gereken metrikler olduğunu anlayıp o metrikler değişmeden çok heyecanlanmamak lazım.

Onlar hâlâ dini siyasete alet etmenin, kadrolaşmanın, devlet bütçesini parti bütçesi yapmanın CHP’nin centilmence tasarladığı çok partili sistem kurallarına uymamak olduğunu söyleyip, şikayet etme eğiliminde olacaktır. İşin gerçeği şu ki dünyanın hiçbir yerinde siyasetin kuralları centilmence değil. Türkiye’de de hiçbir zaman olmadı.

Eğer CHP iş çevrelerine gidemeyecekse, pamuk elleri o ceplere sokturup rekabet edemeyecekse bu oyunu izlemenin faydası yok çünkü sonu hep hüsran. Umarım işgalci kuvvetler bu mesajı iletebilirler.

Mustafa Domaniç


Diken.com.tr
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla