Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.04.14, 19:14   #1
Ekin
Moderator

Ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2011
Konular: 1175
Mesajlar: 8,990
Ettiği Teşekkür: 30790
Aldığı Teşekkür: 40437
Rep Derecesi : Ekin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardırEkin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart Dünyanın Yaşayan 7 Ölü Harikası

Dünyanın Yaşayan 7 Ölü Harikası


1) Çek Cumhuriyeti, Sedlec Kemik Odası: Sedlec Kemik Odası dünyanın en muazzam kemik koleksiyonlarından biridir. Kutna Hora'nın eteklerinde bulunan bu minik kilise 40,000'den fazla insanın kalıntılarıyla dolu. Kemik kilisesinin içeriği kadar ilginç bir kökeni var. 1278 yılında Henry adlı başrahip İsa'nın gömüldüğü yere hacca gidip ufak bir parça toprak alıyor. Bu toprağı Sedlec mezarlığına serpiyor ve böylece orayı kutsal bir yer hâline getiriyor. Gömülmek için en popüler yer olan Sedlec'te yer kalmayınca önceki gömülenler çıkartılıp 1511 yılı ile yeni ölüler için yer açılmaya başlanıyor. 1870'lere kadar çıkarılan kemikler kullanılmasada bölgede olan ahşap oymacıdan kemikler ile dekoratif bir şekilde düzenlemesi isteniliyor ve bunun sonucunda kemik odası oluşuyor.





2)
Roma, Santa Maria della Concezione: Santa Maria della Concezione, herkesin ölümden korkulacak Bir şey olmadığını gösteren muhteşem bir örnek. Kilisede 4,000'den fazla Capuchin keşişinin cesedi olup bu cesetler artistik bir şekilde sunuluyor. Bazı cesetler bütün hâlinde ve üzerlerinde Capuchin pelerinleri var. Ancak çoğu parçalarına ayrılmış ve teker teker sergileniyor. Hayatın geçici olduğunu gösteren bir hatırlatıcı niteliğindeki bu yer, korkunç değil oldukça nazik ve pozitif bir izlenim bırakıyor.





3)
Çek Cumhuriyeti, Brno Kemik Odası: Brno Kemik Odası, yüzyıllardır var olmasına rağmen çoğunlukla unutulmuş bir yerdir. 2001'de yeni inşa projesi için rutin bir arkeolojik kazı yapıldı ancak ortaya çıkanlar herkesin tahminlerinin ötesindeydi. Yaklaşık 50,000 kişinin kalıntıları toprak altında bir kanala konulmuştu. Burası ölü bedenlerle dolu olmasına rağmen insana hüzün vermiyor çünkü düşünmek ve ölümle yaşam arasındaki ilişkiyi kavrayabilmek için kesinlikle gidilebilecek bir yer.




4)
Portekiz, Capela dos Ossos: Anlamı Kemik Şapeli olan Capela dos Ossos, St.Francis Kilisesi'nin tam yanındadır. Şapelin amacı diğer kemik odaları gibi toplu bir mezar oluşturmaktır. Hayatın geçiciliği bu şekilde daha da kolay anlaşılıyor. Capela dos Ossos, 16.yüzyılda bölge mezarlıklarındaki patlamanın önüne geçebilmek için yapılmış. Şapelin en göze çarpan özelliği ise; Ailenin annesine çok kötü davrandığı için bir adam ve küçük bir çocuktan oluşan iki çürümüş cesedin zincirlerle duvara asılmış olması.




5)
Polonya, Kurukafa Şapeli: Kurukafa Şapeli öyküsü, bu Polonya kilisesindeki gerçek insan kalıntılarının sergilenmesinden bile daha ilginç. 1776 ve 1804 yılları arasında Çek bir papaz ve bölgedeki bir mezar kazıcı, Czermna bölgesindeki toplu mezarlarda yatan cesetleri topraktan çıkarmak için saatlerce çabaladı. Daha ilginci olan kafataslarını bir kenara koyup geri kalanları şapele götürdüler. Sonunda 24,000 kadar iskelet çıkartıldı. Bunların çoğu yer altındaki mezarlara defnedildi ancak yaklaşık 3000 kişinin kemikleri bugün şapeli süslüyor.





6)
Paris, Paris Katakombu: Dünya'nın en büyük yer altı katakombları Paris'in altındaki kemikli katakomblardır. 18. yüzyıldan beri yaşayanlarda ciddi hastalıkara sebep olan Paris mezarlıklarındaki kötü gömü prosedürleri ve aşırı yükleme, tünel sistemleriyle kentin altına gömülerin yapılıp taşınmasında karar kılınıldı. Ne yazık ki Eylül 2009'da yaşanan bir vandalizm saldırısı sebebiyle katakomb turist ziyaretine kapatıldı.




7)
Sırbistan, Nis Kurukafa Kulesi: Listede tek korku salmak amacıyla yapılmış tek kemik koleksiyonu. Ancak kulenin asıl hedefi korku salmak için eski bir düşman. 1809'da Sırp isyancı ordusu, Osmanlı İmparatorluğu'nda bağımsızlıklarını kazanabilmek için verdikleri mücadeleden ciddi hasarlar alarak çıktı. Türk ordusunun kumandanı ölen Sırplar'ın başlarının kesilerek İmparatorluğa karşı gelecek herkesi uyarmak için bir kulenin tepesine asılmasını emretti. başlarda 952 kurukafa, Kurukafa Kulesi'nin bir parçasıydı, ancak yıllar içerisinde kafatasları çürüdü veya aile yakınları kemikleri istedi. Bugün sadece 58 tanesi yerinde duruyor. Kuleyi korumak içinse bir şapel yapıldı.



Kaynakça:
weburbanist.com


__________________



Ekin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Ekin'in Mesajına Teşekkür Etti.