Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.05.14, 16:40   #2
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Leyla Saz (1850-6 Aralık 1936) Türk besteci, Yazar, Şair.







11 yaşına kadar sarayda sıkı bir geleneksel eğitim alan Leyla Hanım, babasının Girit Valiliğine atanmasıyla, babasıyla birlikte Girit’e gitmiştir. Girit’in ikinci büyük şehri olan, Hanya’da Atina Üniversitesi profesörlerinden Kirya Konsaksaki adlı yaşlı bir Rum hanımdan Fransızca ve Rumca öğrenmiş bu iki dili de şiir yazacak kadar geliştirmiştir. Leyla Hanım O'nun sayesinde Batı kültürünü daha yakından inceleme fırsatını bulmuş aynı zamanda Batı kültürü alarak eğitimini sürdürmüş ama geleneksel Osmanlı eğitim sisteminden de uzak kalmamıştır. Bu çerçevede Hanya'daki yıllarında Giritli Kutbi Efendi'den Osmanlı şiirini ve aruzu öğrenmiştir. Bir yandan saray eğitimi diğer yandan aldığı özel dersler Leyla Hanım’ın Arapça, Farsça, Fransızca ve Rumca'yı çok iyi öğrenmesini sağlamıştır.

Yeni Bir Ufuk: Sırrı Paşa

Babası İsmail Paşa ikinci kez Aydın’a Vali olarak atanınca babasıyla İzmir’e gelen Leyla Hanım, 19 yaşında iken, çok parlak geleceği olan Vilayet Mektupçusu Selim Sırrı ile İzmir’de, evlenerek İstanbul’a yerleşir.(1869) Sırrı Efendi daha sonra kayınpederi gibi Paşa ünvanını almıştır. Bağdat başta olmak üzere birçok Osmanlı şehrinde valilik görevinde bulunur. Fransızca, Rumca, Arapça, Farsça'yı çok iyi bilen Sırrı Paşa, çoğunluğu din, tasavvuf ve felsefe üzerine olan 16 kitap yazmıştır. Aynı zamanda şair ve hattattır. Irak'ta Hindiyye Barajı'nı ve Hille kanalını, valilik yaptığı diğer illerde de birçok yol ve bayındırlık eserlerini yaptırmıştır. Leyla Hanım, evli kaldıkları yıllar boyunca eşinden çok şey öğrendiğini söyler.

Leyla Hanım'ın 2 oğlu ve 2 kızı olmuştur. Yusuf Razi Bey(1870) , Vedat Bey, Nezihe Beler Hanım, Feride Hanım çocuklarıdır. Leyla Hanım'ın evliliği eşi Sırrı Paşa'nın ölümüne kadar 26 yıl sürmüş, O'nun ölümü üzerine Leyla Hanım 45 yaşında dul kalmıştır. Bu evlilik süresince zaman zaman eşinin görev yaptığı şehirlerde, zaman zaman da İstanbul'da yaşayan ve saray ile ilişkisini devam ettiren Leyla Hanım, 1895 yılından sonra tamamen İstanbul'a yerleşmiştir. Dolayısıyla yaşamı boyunca hem İstanbul hem de taşradaki kültürel yapı hakkında önemli gözlemleri olmuş, bu gözlem ve yaşadığı tecrübeler hem şiirlerine, hem şarkılarına, hem de yazdığı anı kitabına rehberlik etmiştir.

Leyla Saz'ın gençlik yılları...

Leyla hanım'ın yaşamındaki en büyük üzüntü ileri yaşlarındayken İstanbul'un Bostancı semtinde bulunan köşkünün tamamen yanmasıdır. Çıkan yangında bütün notaları, şiirleri ve hatıra defterleri de kül olmuştur. Leyla Hanım bu olaydan sonra dostlarının yardımıyla hatırlayabildiği eserlerini yeniden toparlayıp kaleme almışsa da özellikle şarkılarının büyük bölümü yok olmuştur. Şiirlerini ise yangın sonrası "Solmuş Çiçekler" adlı kitapta bir araya getirmiş, 1928 yılında bu kitap basılmıştır. Leyla Saz’ın belki de en önemli özelliği son derece verimli bir sanatkâr olmasına rağmen bir o kadar mütevazı ve kendine dönük olmasıdır. Hayatının en önemli olaylarından olan evinin yanmasında onu en çok üzen şiirlerinin ve bestelerinin kaybolmasıdır. 200’den fazla eser bestelemesine rağmen günümüze 50 kadar eseri ulaşan Leyla Hanım’ın eserlerinin çoğunun güfteleri de kendisine aittir. Eserlerinin tamamı Şarkı formunda olup Büyük formda eser bestelememiştir. Bestekârlık açısından tekniği sağlam eserler vermiştir.

Eserleri incelendiğinde geçki tekniğini çok iyi bildiği görülür. Tanınan eserleri arasında.. “Mani oluyor halimi takrire hicabım ( Hicazkâr), Seni sevda çiçeğim, tac-ı serim (Hicaz), Zevki sevda duymadım (Hicaz), Yaslı gittim şen geldim (Akdeniz marşı), Ey sabâh-ı hüsn ü ânın afitâb-ı enverî (Hüzzâm), Harâb-ı intizâr oldum aman gel (Hüzzâm),Bir gece şu bahçeden bir ses getirmişti sabâ (Mâhûr) Etmedin asla terahhum pek çok üzdün cânımı (mâhûr), Dilberim terk-i sebâta her zaman âmâdedir (Sultaniyeğah)eserlerini sayabiliriz.

Leyla Hanımın saray hatıraları, önce 1920-1922 yılları arasında Harem-i Hümâyun ve Sultan Sarayları başlığı altında Vakit ve İleri gazetelerinde daha sonra da 1974 yılında Haremin İçyüzü ismiyle, kitap olarak yayımlanmıştır.

Saz hakkında İngilizce kaynaklar
bulunuyor.

Leyla Saz'ın "Solmuş Çiçekler" adlı
kitabı 1928 yılında basılmıştır.

Leyla Saz kendi döneminin eğitimli, kültürlü, renkli kişilikli en önemli kadın profillerinden biridir. 86 yaşında yaşama veda etmiş olmasına rağmen halen eserleri ve bugüne kalan hatıraları ile dönemin yaşantısını merak edenlerin ve musiki şinasların zihinlerinde yaşamaktadır.

Görsel arşiv: Milli Kütüphane Arşivleri

Bu yazı KADEM Dergisi 2011 yılı 2'nci sayısında yayınlanmıştır.
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.