Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.05.14, 21:46   #1
K-Pax
Uzman Üye

K-Pax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 80
Mesajlar: 1,021
Ettiği Teşekkür: 4727
Aldığı Teşekkür: 3991
Rep Derecesi : K-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmedeK-Pax muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Cok Yorgun
Standart Zülfü Livaneli Yeni Albümüyle Yeniden Karşımızda



Yeni albüm için dokuz sene beklediniz. Neden bu kadar uzun bir ara oldu?

- Müzik, yoğunlaşma gerektiriyor. Son albümden bu yana araya yazdığım kitaplar girdi. 35 ülkede yayılamdılar ve o ülkelere gittim. Dört yıl Meclis’te bulundum. UNESCO çalışmaları yaptım. Bu yüzden albüm gecikti.


Albüm alıştığımız Livaneli müziğinden farklı neler vaat ediyor?


- Bu sefer yeni teknolojiyle eski ruhu canlandırdım. Ferhat Livaneli’yle birlikte kayıt ve düzenleme kalitesine çok özen gösterdik.


12 Mart cuntası döneminde ilk albümünüzle Türkiye’de sol kesimin sesi olmuştunuz. Bugün durum ne?


- Ben sol sanat hareketinden geliyorum. Hâlâ aynı çizgideyim. Ama şarkılarım sadece solla tarif edilebilecek algıdan çıkıp Türkiye’nin her kesmine yayıldı.


Şarkılarınızda, ‘gökkuşağı, deniz, mavi ve güneş…’ vazgeçilmezleriniz. Neden?


- Bunlar benim özlemlerim, hayat temalarım ve simgeler. Çocukluğumdan beri deniz, aydınlık, mavi ve sonsuzluğa karşı bir hasretim var. Romanlarımda da bu temaları kullanıyorum. Mutluluk romanını hatırlarsan karada başlayıp denize gidiyor. Erkek egemenliğinden başlayıp kadının kurtuluşuna varıyor.


Yazarlık, bestecilik, söz yazarlığı, roman… Bu çeşitliliği nasıl sağlıyorsunuz?


- Sanatçıların sanatçı oldukları için nevrozları olmaz. O nevrozlarından kurtulmak için sanat yaparlar. Benim de bu kadar üretmemin sebebi biraz bu.


Sizin nevrozlarınız neler?


- Gündelik hayat, insan ilişkileri ve hoyratlıklar bana acı veriyor. Bunlardan kendime düş, roman ve müzik dünyası yaratarak kurtuluyorum.


Roman yazan adamla şarkı söyleyen adam farklı mı?


- Hayır, sadece prizmanın değişik yüzleri gibi. Sonuçta aynı kişiyim ve şarkılarımdaki temaları romanlarımda da kullanıyorum.


12 Mart cuntası döneminde ilk albümünüzle Türkiye’de sol kesimin sesi olmuştunuz. Bugün durum ne?


- Ben sol sanat hareketinden geliyorum. Hâlâ aynı çizgideyim. Ama şarkılarım sadece solla tarif edilebilecek algıdan çıkıp Türkiye’nin her kesmine yayıldı.


Şarkılarınızda, ‘gökkuşağı, deniz, mavi ve güneş…’ vazgeçilmezleriniz. Neden?


- Bunlar benim özlemlerim, hayat temalarım ve simgeler. Çocukluğumdan beri deniz, aydınlık, mavi ve sonsuzluğa karşı bir hasretim var. Romanlarımda da bu temaları kullanıyorum. Mutluluk romanını hatırlarsan karada başlayıp denize gidiyor. Erkek egemenliğinden başlayıp kadının kurtuluşuna varıyor.


Şarkılarınıza yine kardeşlik, dünya barışı ve umut hâkim. Sizce bu temalar biraz demode kalmadı mı?


- Ne yapayım savaşı mı savunayım? Ayrıca bakın Gezi hareketine, kardeşlik orada nasıl ortaya çıktı. Benim de insanlara umut vermek gibi bir misyonum olmuştur hep. Karamsar bir yazı yazdığımda okuyucular kızıyordu.

Gerçekten hâlâ umudunuz var mı?


- İnsanlıktan umudumu hiç kesmedim.


Türkiye’den de mi kesmediniz?


- Her canlı organizma iyiye gider. Türkiye de iyiye gidecektir.


Aykırı olmayı seviyor musunuz?


- Yapım böyle. Modaya uygun şeyler yapamıyorum.


Hep mi muhaliftiniz?


- Evet. Çocukluğumdan beri muhaliftim.

Derdiniz ne?


- Problemim otoriteyle. Şimdiye kadar Türkiye’de iktidarda olan hiçbir hükümetle anlaşamadım. Milletvekilliği yaptım, düşün kendi partimle bile anlaşamadım.


Zor bir adam mısınız?


- Tam tersi arkadaşlığı, birlikte çalışması kolay ve neşeli birisiyim. Sadece insanların hayatına müdahale eden, nasıl giyinip nasıl düşüneceklerini söyleyen otoritelere tepkim var. İçim böyle, değiştirmem. Gerçi şimdilerde Türkiye’de kendime göre nispeten daha kolay günler yaşıyorum.


Ne gibi?


- Bu sözü siyasi açıdan söylemiyorum. İnsanlarla aramızda müthiş bir sevgi bağı oluştu. Oysa zamanında askeri dönemler yaşadım. Vatan haini gibi gösterildim. Halkımı, ülkemi, seviyorum ama bu ülkeyi yönetenleri sevemedim işte.


Sol bir hükümete de muhalif olur musunuz?


- Hangi sol olduğuna bağlı! İnsan haklarından yana, gelir dağılımını adaletli hale getiren barışçı bir hükümetse; adı ister sağ, ister sol olsun canım feda! Yoksa ben ‘sol’ parti denilen partiden aday oldum. Sonra istifa edip kaçtım.


Kaynak
K-Pax isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz K-Pax'in Mesajına Teşekkür Etti.