Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.05.14, 23:22   #1
marco
Yeni Üye
marco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 2
Mesajlar: 3
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür: 11
Rep Derecesi : marco Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart 1929 Dünya Ekonomik Krizi Öncesi Durum ve Krizin Nedenleri

1929 Dünya Ekonomik Krizi Öncesi Durum ve Krizin Nedenleri

EKONOMİK KRİZ ÖNCESİ

Büyük bunalım olarak da adlandırılan 1929 Ekonomik Bunalımı ABD′de başlayan, fakat dünyanın farklı bölgelerinde 1930′lu yıllar boyunca yıkıcı etkilere yol açan bir gelişmedir. 1929 Bunalımı genellikle Amerika′da borsanın çöküşü olarak hatırlansa da sonuçları itibariyle büyük bir yıkım getirmiştir.


Krizin Öncesinde Avrupa

I.Dünya Savaşı dünyada en önemli sömürgeci güç olarak bilinen İngiltere′nin ekonomik değerlerini bozmuş. İngiliz ihracatının azalmasına ve borçlanmaya neden olmuştur.Almanya ise tazminat sorunuyla karşı karşıyaydı. Ekonomisi durma noktasında idi.Enflasyon inanılmaz boyutlara ulaşmıştı.


Kriz Öncesi ABD

ABD savaş sonrasında görece bir istikrar yakalamış, işsizlik azalmıştı. Teknoloji ve üretim patlaması yaşanıyordu. Otomotivden, enerjiye kadar akla gelebilecek her sektörden her gün yeni bir buluşun haberi geliyordu. Yeni fabrikalar açılıyor, ücretler ve tüketim artıyordu.

Seri üretim ön plana çıktı. Henry Ford seri üretim sayesinde otomobil üretimini katladı. Ülkedeki otomobil sayısı kısa sürede altı milyondan yirmi yedi milyona yükseldi. Otomobil fiyatları düştü. Ford işçi ücretlerini günde beş dolar gibi görülmedik seviyeye çıkardı.
Zenginlere özgü bir ayrıcalık olarak görülen seyahat sıradan insanlar için de geçerli olmaya başladı. Sıradan Amerikalıların tatil yörelerine yönelmesiyle turizm sektöründe büyük patlama yaşandı. Arsa ve gayrimenkul fiyatları görülmedik boyutlara ulaştı. Bataklıklar bile müşteri buluyordu.

Aslında bazı politikacılar ve ekonomistler bazı şeylerin iyi gitmediğini görüyordu. Borsadaki yükselişin anormal olduğunu, fiyatların aşırı yükseldiğini ileri sürenler vardı.


Krizin Sebepleri


Büyük kriz öncesindeki atmosfere bir göz attıktan sonra krizin sebepleri ve gelişimi üzerinde durmak gerekir. Dünyayı etkileyen pek çok olay üzerinde olduğu gibi bu olayın da sebepleri üzerinde çok sayıda araştırmalar ve değişik yorumlar yapıldı ancak bunların genelinde yer alan ortak birkaç sebebi şöyle sıralayabiliriz:


Birincisi; Amerika’daki şirketlerin mali güçleriydi. 1870'li yıllarda Amerika’da irili ufaklı pek çok şirket varken I. Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklar karşısında küçük şirketler birleşmek zorunda kalmış ve savaş sonrasında tekeller oluşturmuşlardır. Öyle ki 1929 yılına gelindiğinde Amerikan ekonomisinin %50’si üzerinde söz sahibi olan holding sayısı 200 kadardı. Bu da tek bir holdingin bile iflasının ekonomiyi sarsmaya yeteceğini gösteriyordu.


İkinci
bir sebep de bankaların kötü yapılanmış olmasıydı. Bankaların sermaye esaslarını, rezerv ve kredi oranlarını belirleyen yasalar yoktu. Örneğin şirketlerin mali tablolarının güvenilirliğini sağlayan yasalar yoktu. Bu yüzden yatırımcı senedini aldığı firma hakkında yeterince bilgiye sahip olamıyordu. Yine ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar da mevcut değildi.


Üçüncü
bir sebebin de, başkan Hoover yönetiminin ekonomi alanındaki tecrübesizliği olduğu söylenebilir. Bu düşüncenin savunucularına göre başkan Hoover yönetimi, 1920'lerde hüküm süren liberal ekonomi anlayışına göre ekonomiye devlet müdahalesi yapmamayı uygun görmüştü. Ancak 1929 krizine müdahale etmemenin toplumsal maliyeti çok büyük olmuştu. Daha sonraları başkan müdahaleye karar verdiğinde ise hem çok geç olmuştu hem de müdahale başarılı değildi. Örneğin devlet bütçesini dengelemek için devlet harcamalarını kısması ve vergileri arttırmasının işsizliğe sebep olduğunu ve bunun da insanların satın alma gücünün azalmasına ve fiyatların düşmesine neden olduğu savunuldu. Hükümetin tecrübesizliğinin bir diğer göstergesi de altın standardına bağlı kalmakta ısrar edişiydi. Hükümet altına bağlı olmayan para basmayı reddederek sıkı bir para politikası izledi ve piyasada para bulunmayınca ekonomik faaliyetler durdu, reel sektör küçüldü. Bu da daha fazla işsizlik, daha az gelir demekti.


Vurgulanması gereken son sebep ise; başta da belirtildiği gibi Amerika’nın dünya üzerindeki net kreditör olmasıydı. Bunun yanında I. Dünya Savaşı sonrası Almanya ve İngiltere’den istediği tazminatların altın olarak ödenmesini talep ediyordu. Ancak yeryüzündeki altın stoğu yetersizdi ve varolan stoğu da zaten Amerika kontrol ediyordu. Bu sebeple de bahsedilen tazminatların ve kredilerin mal ve hizmet olarak ödenmesi denendi ancak bu da Amerika’nın kendi mal ve hizmet sektörünü vurdu. Son çare olarak gümrük duvarları koyma yoluna gidildi ancak bu da yalnızca dış ticareti küçülttü. Sonuçta Amerika hesapsızca vermiş olduğu kredileri geri alamadı.


Kaynak
__________________
marco isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz marco'in Mesajına Teşekkür Etti.