Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.05.14, 15:31   #1
Deniz
Müdavim

Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2013
Konular: 389
Mesajlar: 3,914
Ettiği Teşekkür: 14441
Aldığı Teşekkür: 15352
Rep Derecesi : Deniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği varDeniz parlak bir geleceği var
Ruh Halim: none
Standart Bedava Kömür Dağıtımı!

Soma Kömürleri’nin sahibi olan Alp Gürkan acı olaydan bir yıl önce aynı tarihlerde bir TV kanalına yaptığı açıklamada “Madendeki bir olayda, işçileri 15-20 gün yaşatabilecek önlemler alındı…” demişti…
Yakın arkadaşı olduğu söylenen, hani seçim gecesi elektrik kesintilerini “trafoya giren kediye” bağlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bu maden ocağını 9 ay 10 gün önce gezdikten sonra, “örnek bir işletme” olduğunu söylemişti.
Gerçekten dünyaya örnek oldu! Yine bir “trafo olayı” onu buldu ve madendeki doğumdan yaklaşık 300 tabut çıktı…
***
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Soma’ya giderek olay hakkında incelemelerde bulunduktan sonra bazı açıklamalar yaptı.
“Literatürde ‘iş kazası’ denilen olay var!” dedi. “Literatüre” dilimizde “edebiyat” deniliyor. Başbakan herhalde bugünlerde edebiyata merak sarmış olmalı! “Başka ülkelerde de oluyor” derken, 1800’lerden ve 1900’lerin başlarından örnekler veriyor!
Peki, 1946’dan bu yana neden Avrupa’da olmuyor? “Avrupa Birliği’nin” ilk adı “Avrupa Kömür ve Çelik Birliği” değil miydi? Milyon ton başına üretimde, ölümler ABD’de yüzde 0.02, çok olayın yaşandığı Çin’de 1.27 ise, peki neden Türkiye’de yüzde 7.22 gibi çok yüksek oranda? Türkiye, işçi güvenliğini öngören uluslararası ILO Anlaşmasını 19 yıldır neden imzalamıyor?
Başbakan “Bunlar olağan… Fıtrat, işin özünde var!” diyor. Demek ki madenciler, madenlerde ölmek için yaratılmışlar?
Başbakan konuşuyor: “Konuyu istismar eden aşırı uçlar var.” Eskiden aşırı uçlar göndermesi “pis komünistlere (!)yapılırdı, herhalde şimdilerde Feto Efendi’den söz ediyor olmalı!
“Önce yaraları saralım, sonra hesap soralım!” diye de ekliyor. Sanki beş aydır, dört bakandan ve kendi oğlundan hesap sorulabildi! Kaldı ki Soma Savcılığı daha şimdiden “Gözaltına alınacak amirler de öldü!” sözleri ile eveleme, geveleme, develeme yolunda adımların atıldığını ortaya koyuyor. Demek ki burada da trafoyu kedi patlattı!
İki hafta önce CHP’nin Manisa milletvekilleri, Soma madenlerinde “tehlike geliyor” nitelikli ölüm olaylarını bir önerge ile TBMM’ye taşımışlardı. Bu önerge anımsatılınca, Başbakan “O günkü TBMM gündemini saptırma amacıyla verildiği için reddedildi” demez mi?
Seçimlerde AKP’ye oy veren Somalılar, bu kez “Hükümet istifa, katil Başbakan…” diye tepki göstermeye başlayınca korumalarınca bir markete güçlükle sığındırabildi. Mağazaya girerken Başbakan’ın bir Somalıya yumruk ve dışarıda da Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel’in de yere düşen bir göstericiye tekme atışları görüntülendi.
Korkarım bu millet 17 Aralık gibi bu acıları da kısa sürede unutur!
***
Madenin sahibi Gürkan kısa bir süre önce basına “Devletin maliyeti 135 dolardı. Biz maliyeti 24 dolara düşürdük!” diyerek övünmüştü…
Sonuç…
● Madende taşeronlaşma temel kural olmuştu… Böylece, çavuşlara 2.250, ustalara 1900, vasıfsız işçilere 1.300 lira aylık ödeniyordu. Sendika mı? Madenin dibinde sendika ne gezer… Sonuçta madenciler, işsiz kalkmaktansa kuru ekmeğe talim etmeyi ya da tabuta girmeyi göze alıyorlardı!
● Dünya madenlerinde “kaçış odası” yer alırken Afganistan, Pakistan ve Soma’da olduğu gibi Türkiye’de yok. Böylece maliyet azaltıldı mı? Kimin sırtından değil, kimin tabutundan?
● Yörede bu durumlarda kullanılması gereken “dev vantilatörler” yoktu. Olaydan çok sonra İstanbul’dan getirildi… Madene neden alınsın? Alınınca maliyet artmaz mı?
●“Trafo” çökerse, yerine “jeneratörün” anında devreye girmesi gerekmez miydi? Acaba jeneratör var mıydı? Madendeki oksijen maskelerinin en azından 40 dakika dayanması gerekirdi? Ama çoğu bozuktu? Yenisini almak mı? “Gerek yok! Bununla idare edin!” mantığı geçerliydi…
● İşçiler madene geldiklerinde, temiz elbiselerini çıkarıp soyunma dolapları yerine, sepetlere koyduktan sonra tavana iple asıyorlardı. Ne gerek vardı elbise dolabına?
● Böylece, şirket İstanbul Sanayi Odası’nın ilk 500 şirketi içinde 231. sıraya yükseldi. Holdingleşti ve İstanbul’da 47 katlı bir gökdelen ile Kartal’da bir AVM’yi de yapmaya başladı.
● Şirket, ürettiği kömürü Türkiye Kömür İşletmeleri’ne (TKİ) satıyor. TKİ ise kömürü, AKP hükümeti adına oy karşılığında bedava dağıtıyor… Yanan bedava kömür mü yoksa tabutların içindeki cesetler mi? Ne dersiniz?

● SGK ölenlerin ailelerine yaklaşık 1.000 TL aylık bağlayacakmış! Faturayı yine devlet ödeyecek demektir!
Neymiş, madende yılda iki kez “teftiş” yapılmış! Son olarak da geçen mart ayında gerçekleşmiş. Anlaşılan “teftiş” değil “teftiş fırçası” kullanılmış.
Başta ölenlerin aileleri olmak üzere, halkımıza başsağlığı ve sabır diliyoruz. Lütfen bu acıları 17 Aralık gibi örttürmeyiniz
16.05.2014
Özgen Acar
__________________
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus,Uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Deniz'in Mesajına Teşekkür Etti.