Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.05.14, 23:05   #1
drcengy
« ForumGerçek Sever »

drcengy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2010
Konular: 498
Mesajlar: 2,995
Ettiği Teşekkür: 21009
Aldığı Teşekkür: 9679
Rep Derecesi : drcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura aboutdrcengy has a spectacular aura about
Ruh Halim: none
drcengy - MSN üzeri Mesaj gönder
Thumbs up Birinci Dünya Savaşı Sonrasında Fransızların Trakya’yı İşgali (Araştırma)



ÖZET

Birinci Dünya Savaşı’nın henüz devam ettiği yıllarda Osmanlı toprakları İtilâf Devletlerince paylaşılmak istenmiş, bu maksatla aralarında gizli antlaşmalar imzalanmıştır. Rus devrimi bu gizli antlaşmaları açığa çıkarınca, İtilâf Devletlerinin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Birinci Dünya Savaşı döneminde, Türk hakimiyetinde bulunan topraklar üzerindeki emellerini gerçekleştiremeyen İtilâf Devletleri, Mondros Mütarekesi ile sonuca gitmek istemişlerdir. Mondros Mütarekesi’nin elastikî hükümlerine dayanarak, bir çok Türk toprağı işgale uğramıştır. İşgal edilen bu topraklardan biri de Trakya topraklarıdır. İtilâf Devletlerince Trakya topraklarının işgali ve İstanbul’u tehdit etme görevi başlangıçta Fransa’ya verilmiştir.

Bu araştırma, arşiv vesikaları ve diğer literatürdeki bilgilerin değerlendirilmesiyle ortaya konmaya çalışılmıştır.

THE INVENSION OF THROCE BY THE FRENCH AFTER THE WORLD WAR I

ABSTRACT

During the World War I, ally forces wanted to partake Ottoman country and signed secret agreements for this purpose. When the Russian revolution revealed this contracts, real intention of allies was disclosed. Allies tried to achieve their goals through Mudros Truce, as they failed within Turkish-dominated area during the war. Supported by the ambigious codes of Mudros Truce, allies begin invasion of Turkish territory. Thracian territory was one of the invasion areas. The mission of Thrace’s invasion was given to France by ally forces. In this study, archives and literature have largely been reviewed and evaluated, then the results have proposed.


Trakya, I. Balkan Savaşı’yla Midye-Enez hattına kadar işgal edilmiş, ancak, II. Balkan Savaşı sonrasında Meriç’e kadar olan toprakları işgalden kurtarılmıştır. Balkan harbinden [1913] sonra imzalanan İstanbul Antlaşması [29 Eylül 1913] ile Batı Trakya’nın 25 Ekim’e kadar Bulgaristan’a teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Bu tarihten itibaren Türk idaresinde kalan Meriç nehrinin doğusundaki topraklar “Doğu Trakya” adıyla anılmaya başlanmıştır7. Bu son hâliyle Doğu Trakya, Birinci Dünya Savaşı süresince de Osmanlı Devleti’nin yönetiminde kalmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde İtilâf Devletleri’nin Selanik cephesi, Fransız generali Franchet d’Espérey’in emrinde bulunuyordu. Fransa’nın öteden beri Almanya’ya karşı duyduğu intikam hissiyle Fransızlar, Almanya’yı müttefikleri karşısında yalnız bırakmayı düşünmüştür. Fransa, bu maksatla Bulgaristan’ı Almanya’nın yanından ayırmayı ve Osmanlı Devleti’nin Almanya ile olan irtibatını keserek, Almanya’nın yalnız kalmasını plânlamıştır. İtilâf Devletleri’nin Trakya’da bulunan Franchet d’Espérey’in emrindeki ordusu bu maksatla ikiye bölünerek, bir kolu Franchet d’Espérey’in komutasında Tuna üzerine yöneltilmiş, diğeri ise İngiliz generali George Milne’nin komutasında İstanbul’a hareket etmiştir.

Franchet d’Espérey, Bulgar ve müttefik devletler cephesine karşı, İngiliz, Yunan ve Sırp kuvvetlerinden oluşturulan 700 000 civarındaki Makedonya ordusuyla Manastır-Doyran hattında taarruza geçip (15-24 Eylül 1918), Dedeağaç’tan Avlonya’ya kadar uzanan 630 km. lik cephede On üç gün savaştıktan sonra 29 Eylül’de Bulgaristan’ı çökertmiş, arkadan “Selanik Mütarekesi” imzalanarak Bulgaristan’ın savaş dışı kalması sağlanmıştır9. Bulgaristan’ın Makedonya bölgesinden çekilmesiyle, Franchet d’Espérey’e Doğu Trakya ve İstanbul yolu açılmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti’ni çok ağır hükümler ihtiva eden Mondros Mütarekesi’ni imzalamaya mecbur etmiştir.

Bulgaristan’ın mütareke imzalayarak Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilmesi Türkler için iyi olmamıştır. Zira, İstanbul-Berlin yolunu kontrol altında bulunduran Bulgaristan’ın savaş dışı kalması, bu demiryolunun İtilâf Devletleri’nce kapatılmasına sebep olmuştur. İstanbul-Berlin yolunun İtilâf Devletleri’nce kapatılması, Osmanlı Devleti’nin müttefiklerinden yardım alamamasına ve İstanbul yolu da İtilâf Devletleri’ne açılmıştı11. Nitekim, Bulgaristan’daki Fransız kuvvetlerinden bir birlik 6 Kasım 1918’de Uzunköprü’ye gelerek, daha sonra buraya gelecek olan Fransız birliklerine yer ve yiyecek temin etmiş, Fransız birlikleri 9 Kasım’dan itibaren Uzunköprü- Sirkeci arasındaki demiryolunu kontrollerine almışlardır.





Osmanlı Devleti’nin İtilâf Devletleri’yle imzaladığı 25 maddelik Mondros Mütarekesi’nin hiçbir maddesinde, açık bir hüküm olarak Türk topraklarından herhangi bir yerin işgal edileceğine dair bir ifade bulunmamasına rağmen, kapalı hükümlere dayanılarak, Anadolu’nun bir çok bölgesinde olduğu gibi Doğu Trakya toprakları da işgal edilmek istenmiştir. İtilâf Devletleri, Mondros Mütarekesi’nin 15. maddesinde yer alan; “Bütün trenlere İtilâf Devletlerinin kontrol memurları yerleştirilecek; İtilâf yetkilileri, Türk trenlerini istedikleri gibi serbestçe kullanabilecek, fakat halkın ihtiyaçlarını nazar-ı dikkate alacaktır” 13 hükmü gereğince, Trakya’daki demiryollarını da bu maddeye istinaden kontrol altına almak istemişlerdir. İngiltere Anadolu’daki demiryollarını kendi kontrolüne aldığından, Trakya’da birliği bulunan Fransızlara da Uzunköprü-Sirkeci demiryolunun kontrolünü vermiştir. Böylece Fransızlar, 4 Kasım 1918 günü Uzunköprü-Sirkeci demiryolunu ele geçirip, işletmesini de yapmaya başlamıştır.

Osmanlı Devleti’nin İtilâf Devletleri’yle imzaladığı Mondros Mütarekesi hükümlerine göre; itilâf donanması 7 ve 11 Kasım 1918 günlerinde İstanbul’a gelerek, gemilerini Dolmabahçe önünde demirlemişlerdi. Yine Mütarekeye göre; Çanakkale boğazının deniz ve kara tesisleri boşaltılarak müttefiklere teslim edilmişti. Bu durum, Doğu Trakya’nın Anadolu ile irtibatını kesmişti.

Trakya üzerindeki hâkimiyet, aynı zamanda boğazların kontrolü ile de yakından ilgili olduğundan, bilhassa Rusya bu son gelişmeleri benimsememekteydi. Ancak, Ekim Devrimi (1917) sebebiyle Rusya’nın savaştan çekilmesi, Boğazlar üzerindeki Rus hâkimiyetini de ortadan kaldırmıştı. Bu boşluğu doldurmak için, bu defa Fransa ve İngiltere birbiriyle yarışmaya başladı.

İngiltere, müttefikleri arasında Türkiye’ye karşı güçlü görünmek için Mondros Mütarekesi’ni imzalarken Fransa’ya hiç bir bilgi vermeyip, Türk toprakları üzerinde adeta tek söz sahibi olma konumuna gelmişti. Zira İngiltere’nin 12 Eylül 1919’da Damat Ferit Paşa ile imzaladığı söylenen gizli antlaşma, Anadolu’daki demiryollarının İngiliz etkisinde olan bir komisyon tarafından işletilmesi, Fransa ve İtalya’nın İngiltere’ye karşı kuşkularını artırmaktaydı.

İngilizlerin gerek Türkiye’ye karşı tek güçlü devlet olduğu intibaını vermeye çalışması ve gerekse Osmanlı Devleti’nin İngilizleri Fransa’ya göre daha güçlü görüp, İngilizler yanında yer alma temayülünde bulunmaları sebebiyle, İstanbul ve Trakya’daki İtilâf Devletleri komutanlığı İngiliz Generali Milne’ye kalmıştı. Bu durum Fransızları kızgınlığa sevk ederken; Almanya’nın 11 Kasım’da Antlaşma imzalayarak saf dışı kalması Fransa’yı memnuniyet sarhoşluğuna sokmuştu. Bu atmosferde Fransız Generali Franchet d’Espérey, Doğu Orduları Komutanı edasıyla 23 Kasım 1918’de bir savaş gemisiyle İstanbul’a geldi19. İngilizler, Fransızların kızgınlığını gidermek istemiş olacaklar ki; İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Wilson, General Wilson’a d’Espérey’den emir almasını bildirmiş, 3 Aralık’ta Londra’da alınan bir kararla, Türklerin elinde bulunan Rumeli’nin neresinde olursa olsun bütün birliklerin d’Espérey’in emrinde olmasını istemiştir. Fakat d’Espérey, İstanbul’a bu ilk gelişinde kendisine pek parlak bir karşılama töreni yapılmadığı için, kısa bir süre sonra İstanbul’dan ayrılmıştır.
__________________
drcengy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
drcengy'in Mesajına Teşekkür Etti