Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.05.14, 17:06   #200
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,267
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32310
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Soma'da Maden Faciası: Ölü Sayısı Belli Değil (302)



Madeni gördüm dün Soma’da. Günler geçmiş, daha bir savcı, bilirkişi, görüntü alan, fotoğraf çeken, tutanak tutan bir tek görevli yoktu ortalıkta. Koşuşturup duranlar, dışarıda ocak önünde nöbet tutan acılı aileler, adet yerini bulsun diye koca koca markalarını göze sokmak için çadır kurmuş, araçlarını getirip park etmiş fiyakalı firmalar vardı… Turistik merkez gezer gibi gezip dolaşıp hatıra fotoğrafı çekenler. Ne kanıtların tespiti yapılıyor, ne bir ses, ne bir nefes var güven veren, varsa da ben görmedim… Malum, hukuk güvenliği gözden yiteli çok oldu bu ülkede, artık kimse aramıyor. Hukuk çözer mi bu cinayeti, bu katliamı? Zor. Deliller kararır mı? Kararır böyle giderse. Ne ihtiyati tedbir kararı var, ne olası şüpheliler hakkında yurtdışı çıkış yasağı, ne de başka bir adli kontrol talebi. 300 candan söz ediliyor, 300 can dile kolay. Yanan bir sobada gibi kavrulmuş canlar binlerce metre aşağıdan çıkartılırken ne devletin ihmali, hatta işbirliği sorgulanıyor ne bişey. O havasız ortamda bile suni teneffüs yapıp, can kurtarmaya çalışırken düşüp can verenler, ölürken birbirine sarılıp, kardeş olanlar var dediler. Herkes bir şey anlatıyor, sayılar havada uçuşuyor. Listelere kimse güvenmiyor. Tam bir kaos.

"BİZE GÖÇ YOLU GÖRÜNDÜ"

Oğlu ölen çok kadın gördüm dün Soma’da, Kınık’ta. Oğulları aynı gün ölense bir kadın.

Kınık’ın içinde, döne döne çıkılan yolu toprak bir köyün içinde, Elmadere köyünün içinde bir yoksul ev. Evin içinde acıların acısı. Beton üstüne atılmış şiltede ağlayan 10 anne. Her birinin birer, birinin iki oğlu birden yok artık. Küçücük yoksul bir dağ köyünün kaybı, acısı, dağın yamacına kazıp defnettikleri taze oğulları, şimdiden dolmuş, özenle hazırladıkları küçük şehitlikleri… Orman köyü, hayvancılık yapamıyorlar, arazi yok, madenin üç kuruşuna mahkumlar… Şehitliğin de içinde bulunduğu orman alanını da maden için satmış devlet onu anlattı acılı gençler, 'artık kalamayız buralarda, bize göç yolları göründü' dediler bir ara.



Oğulları ölen o kadınsa herşeyden unutulmazdı. İkisi birden aynı yerde aynı gün ölmüşlerdi. Beni görmüyordu, sadece haykırıyor ve oğullarını anlatıyordu. Sanki yeryüzü, gökyüzü, oturduğu taş zemin, eşyalar onunla ağlıyor, sanki yüreğindeki yangın sönsün ister gibi üstünü başını yırtmak istiyordu. Kalk oğlum, kalk oğlum, kalk kuzum dayanamam diye haykırıyor, ikisi birden gitti tek kızım kaldı artık diye sayıklıyor. 20 yaşında gelinim, iki bebeyle bir başına kaldı, aklını yitirdi diyor kendi kendine. İçinin ateşi yüzüne vurmuş, yanıyor.



Ve herkes, ama herkes kaderiyle başbaşa, başetmeye çalışıyor. Devlet yok, belediye başkanı hiç uğramamış.



Bense, kendime kırgınım niye burda kalamıyorum hep. Dünyaya kırgınım niye bu kadar kötü, niye bu kadar yüreklere zarar bir yer. Ülkeme kırgınım niye bu çağda kurulan köle pazarlarına engel olamadık, niye insanlar başka insanların sahibi? Kızgınlık olsa ağlarsın, kavga eder hepsiyle, olmadı barışırsın, geçer ama öyle değil işte. Bu kırgınlık çok ağır, çok.



"SANDIK DA SANDIK" DEMEYE DEVAM EDECEKLER

Böyle dehşetli anlar, acıdan yanmış mekânlar görmedim ben. Kimisi nişanlı, kimisi evli… Gencecikti ölenler, annelerinin ciğer pareleriydi, canlarının parçaları. Evlat yitirmek nedir, evlat acısı nedir, bize bir yıldır öğrete öğrete bitiremediler. Yine bu ay başlamışlardı geçen yıl, daha bitiremediler ya, onlara değil bize de yazıklar olsun artık! Bize, duyuyor musunuz, bize de yazıklar olsun diyorum, böyle siyaset olmaz olsun diyorum. Buna da sessiz kalmamız, sakin olmamız filan isteniyorsa ilgililere duyururum ki, “o kadar uzun boylu değil”, uzun tamam ama o kadar da değil!



Evet, biliyorsun duymayacaklar. Fıtratında nefret olanlar sussun, sonsuza dek sussun diyeceksin. Duymayacaklar. “AB standardında iş güvenliğimizle biz muhteşemiz, tek suçlu ölenler, bla bla bla” diyenlere, matemimiz çok derin, onlar bu derin matemi hakediyor biraz sessizlik, susun diyeceksin. Ama susmayacaklar. Parmak sallayıp azarlamaya, aşağılamaya, nefret suçu işlemeye, yoksul düşmanlığına, “sandık da sandık” demeye devam edecekler. Hay sandığınız başınızda paralansın, hırsızlık gibi, cinayeti de mi artık sandık aklıyor söyleyin?




Sussun tekmeci, yumrukçu, penguen kılıklı halk düşmanları sussun ki, anneler, çocuklar, gencecik gelinler sessizce yasını tutsun, bu katliamın hesabı sorulsun diyeceksin duymayacaklar.



Siyaset, insanın yaşaması, mutlu olması için yapılır, katliamları aklamak için, kanlı paraları istiflemek için değil diyeceksin, aldırmayacaklar.



Ölen o gençlerin kömür tozlu çizmeleri ülkenin en temiz şeyleriydi, kalbi kirli olanlar utansın diyeceksin utanmayacaklar.

En onurlu, en temiz, en yoksul adamlar toprağın altında, ya onursuz, kirli ve en zenginler? diyeceksin anlamayacaklar.



Olanlardan vicdanlar sızlasın istiyorum, olmuyor. Pekala, sızlamayanlar için onların yerine varsın bizim vicdanlarımız tekrar tekrar ve tekrar sızlasın. Varsın bu kadar güzel adam ölmüşken, biz yaşamaktan ağır utanalım.



Nereye baksan kırgınlık, öfke… Bu korkunç acıyla, ızdırapla nasıl başedilir ki? Hesap sorulmadan, kalem kırılmadan nasıl başedilir ki? Ancak içi çürümüş, saldırgan yumrukçu katillerden hesap sorarak. Sessizce oturup, seyretmeyerek… ve muhalefetin hakkını vererek.

Fıtratında sırf nefret olan katillerden hesap sor Türkiye. Unutma Türkiye. Olmuşları sakın unutma, olacakları engellemek için hesap sor be Türkiye. Artı birimle daima seninleyim.

Emine Ülker Tarhan
Odatv.com


__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.