Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.05.14, 16:05   #2
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2602
Mesajlar: 30,046
Ettiği Teşekkür: 161534
Aldığı Teşekkür: 177613
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Atatürk’e İzmir’de Suikast Girişimi ve Yargılama Sonuçları

  • İzmir Yargılamaları ve Suikast Planı
Duruşmalar 26 Haziran günü, Elhamra Sineması salonunda başladı. İstiklâl Mahkemesi heyetinin başkanlığını Afyonkarahisar milletvekili "Kel" Ali yaparken, üyeliklerini Gaziantep milletvekili "Kılıç" Ali ve Aydın milletvekili Reşit Bey, yedek üyeliğini Rize milletvekili "Laz" Ali, savcılığını ise Denizli milletvekili Necip Ali Bey yapmaktaydı.Mahkeme üyelerinin dördünün adının Ali olması sebebiyle mahkeme, "Aliler Mahkemesi" olarak da adlandırılmıştı. Zanlılar, doğrudan suikastta görev alanlar, suikastı hazırlayıp kışkırtanlar, suikasta doğrudan katılmayan ancak Türk inkılabına ve Mustafa Kemal Paşa'ya karşı olan eski İttihatçılar ve kapatılan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyeleri ve paşalar olmak üzere dört gruba ayrılarak yargılandı.

Kemeraltı Girişindeki Elhamra Sineması

Yapılan yargılamalar sonucunda, savcı Necip Ali Bey'in hazırladığı iddianamede suikast girişiminin kimler tarafından, nasıl ve ne zaman planlandığı sanıkların ifadelerine göre yer aldı.

21 Haziran 1926 günkü Vakit gazetesinde yayınlanan ve suikastın
yapılacağı noktayı gösteren kroki. Günümüzde bu nokta
853. sokak ile Anafartalar caddesinin kesiştiği noktadır.

Bu iddianameye göre suikast ilk önce Ankara'da yapılmak istenmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi I. dönem Lazistan milletvekili olarak görev yapan Ziya Hurşit Bey, hırsızlıktan sabıkalı "Laz" İsmail ve "Gürcü" Yusuf'un bu amaç doğrultusunda, İzmit milletvekili Ahmet Şükrü Bey'in maddî yardımlarıyla Ankara'ya hareket ederek buradaki Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası genel merkezinde misafir olarak kalmıştı. Daha sonra Ahmet Şükrü Bey'in evinde yapılan konuşmalarda suikastın yeri için önce Eskişehir milletvekili Arif Bey'in Çankaya yolu üzerindeki köşkünün yolu üzerindeki bahçesi ve dolayları, sonra da Türkiye Büyük Millet Meclisi binası ve bakanlar kurulunun toplandığı bina ile Anadolu Kulübü düşünülse de Ziya Hurşit Bey'in kardeşi olan Ordu milletvekili Faik Bey durumdan haberdar olarak kendilerini engelledi. Erzincan milletvekili Sabit Bey'in de kendilerini ihbar ile tehdit etmesi üzerine bu plandan vazgeçildi. Suikastın daha sonra Bursa'da yapılması düşünüldüyse de "Laz" İsmail dikkat çekmemek için yanına Naciye Nimet isimli bir kadını alarak burada yaptığı incelemeler sonucu şehrin böyle bir plan için uygun olmadığını tespit etti. En sonunda suikastın İzmir'de yapılması kararlaştırıldı. İstanbul'daki Ahmet Şükrü Bey'den gerekli cephane ve parayı alan Ziya Hurşit Bey, "Laz" İsmail ve "Gürcü" Yusuf, 15 Haziran'da Gülcemal vapuruyla İzmir'e geldi ve suikast için gerekli hazırlıkları yapmaya başladı. İzmir'e gelindiğinde Ziya Hurşit Bey Gaffarzâde Otel'ne, "Laz" İsmail ile "Gürcü" Yusuf ise Ragıp Paşa Oteli'ne yerleşti.

Necip Ali Bey, "Kel" Ali ve "Kılıç" Ali Mahkeme Salonuna Hareket Ederken


Ziya Hurşit Bey'e Ahmet Şükrü Bey tarafından verilen ve Miralay Rasim Bey tarafından imzalanıp "Sarı Efe" Edip Bey'e hitaben yazılan mektup sayesinde üç suikastçı, "Sarı Efe" Edip Bey ile tanıştı. "Sarı Efe" Edip Bey'in çiftlik kâhyası "Çopur" Hilmi'nin de katılımıyla önce Karşıyakalı İdris'in bahçesinde, sonra da "Giritli" Şevki isimli motorcunun evinde toplanan grup, suikast planını konuştu. Hazırlanan plana göre suikastın Mustafa Kemal Paşa'nın İzmir ziyareti sırasında, İzmir'in Kemeraltı semtinde yapılması belirlenmişti. Baş Durak Caddesi (günümüzdeki adı Anafartalar Caddesi) ile Hükümet caddesinin (günümüzdeki adı 853. sokak) kesiştiği kavşakta dönmek için yavaşlayacak olan Mustafa Kemal Paşa'nın otomobiline, Gaffarzâde Oteli'nin altındaki berber dükkânından Ziya Hurşit Bey, "Gürcü" Yusuf ile "Laz" İsmail tarafından ateş açılacak ve bombalar atılacaktı. Bu sırada yan sokaktaki otomobilde bekleyecek olan "Çopur" Hilmi ile "Giritli" Şevki ile birlikte olay yerinden kaçılacak ve daha sonra "Giritli" Şevki'nin kullanacağı bir motorla Sakız Adası'na geçilecekti. Tüm bu suikast planı, "Sarı Efe" Edip Bey'in İstanbul'a gitmesinin ardından şüphelenen "Giritli" Şevki'nin suikast girişimini haber veren ihbar mektubunu Mustafa Kemal Paşa'ya iletmesi için, 14 Haziran günü İzmir Valisi Kâzım Bey'e, vermesiyle bu plan gün yüzüne çıktı.

"Laz" İsmail Mahkeme Salonuna Getirilirken

  • İzmir Yargılamalarındaki Sorgulamalar
İddianamenin okunmasının ardından ilk sorgulama Ziya Hurşit Bey'e yapıldı. Suikastı eski Ankara valisi Abdülkadir Bey ile planladıklarını, paraları olmadığından kendilerine destek sağlamak için İzmit Milletvekili Ahmet Şükrü Bey ile görüştüklerini, daha önce Ankara ve Bursa'da da suikast planladılarsa da gerçekleştiremediklerini belirterek suikast için yapılan tüm hazırlıkları anlatan Ziya Hurşit Bey'in ifadeleri; daha sonra sorgulanan "Laz" İsmail, "Gürcü" Yusuf ve "Çopur" Hilmi'ninkilerle paralellik göstermekteydi."Çopur" Hilmi'den sonra sorgulanan "Sarı Efe" Edip Bey, suikasttan bir gün önce İstanbul'a gidiş sebebini durumu Celâl Bey'e bildirecek olması olarak açıklamış; suikast için kendisini Ahmet Şükrü Bey'in kışkırttığını ve gerekli olan paraları kendisine onun verdiğini söylemişti. Sonradan sorgulanan Miralay Rasim Bey ile Abidin Bey ise, suikastla olan ilişkilerini reddetti.Bu sorgulamalarla birlikte suikastta birinci derecede suçlu olanların sorgusu tamamlanmış oldu.

"Gürcü" Yusuf ve "Laz" İsmail Duruşmalar Esnasında

Ziya Hurşit Bey'in ağabeyi Faik Bey'in ifadesine göre; Rauf Bey kendisine, kardeşi Ziya Hurşit Bey'in bir suikast girişiminde olduğunu ve bunu Sabit Bey'den öğrendiğini, buna engel olunmasını istediğini söyledi. Faik Bey ayrıca, Ziya Hurşit Bey'in bunu reddetmesi üzerine kendisinin yatıştığını; ancak yine de Arif Bey'in Çankaya'daki evine giderek bilgi almak istediğini ve orada Ahmet Şükrü Bey'e rastladığını ifade etti. Daha sonraları ise Rauf Bey'in, Kâzım Karabekir Paşa ile Rıfat Paşa'ya da olayı anlattığını; ancak bunların uydurma olduğunu düşünerek sessiz kaldıklarını sözlerine ekledi.Faik Bey'in ardından sorgulanan Ahmet Şükrü Bey; suikastla ilişkisi olmadığını, Ziya Hurşit Bey'i ara sıra gördüğünü ve "Laz" İsmail'i hiç tanımadığını söyleyerek bütün suçlamaları reddetti. Ziya Hurşit Bey, "Sarı Efe" Edip Bey'e iletmesi için verdiği mektubun tütün ticaretiyle ilgili olduğunu söylemesinin ardından Miralay Rasim Bey ve "Sarı Efe" Edip Bey ile yüzleştirildi. "Sarı Efe" Edip Bey suikastı birlikte hazırladıklarını ve gelen mektubun suikastla alakalı olduğunu söylese de Ahmet Şükrü Bey bunları kabul etmedi. Miralay Rasim Bey ise, sarhoş olan Ahmet Şükrü Bey'in isteğiyle "Sarı Efe" Edip Bey'e mektup yazdığını kabul etmişti. Sonrasında sorgulanan Arif Bey ise Ziya Hurşit Bey'i gazinoda görerek tanıştığını, "Laz" İsmail'in evinde kalmadığını ve suikastla bir ilgisinin olmadığını söylese de yapılan yüzleştirmede "Laz" İsmail, Arif Bey'i kendisini özel otomobiline alarak evine getirdiğini söyledi. Arif Bey'in şoförü ve hizmetçisi Ayşe'nin de bu yöndeki ifadelerine rağmen bu anlatılanlar Arif Bey tarafından reddedildi.

Refet Paşa Mahkeme Salonunu Terk Ederken

Diğer taraftan suikast olayıyla ilişkisi bulunmadığına karar verilen Bursa milletvekili Osman Nuri Bey, Trabzon milletvekili Ahmet Muhtar Bey, Erzurum milletvekili Münir Hüsrev Bey, İzmit milletvekili Mustafa Bey, Kastamonu milletvekili Halit Bey, Kars milletvekili Ömer Bey ve "Sarı Efe" Edip Bey'in kayınbiraderi Doktor Mustafa Şevket serbest bırakıldı.

Savcı Necip Ali Bey'in 30 Haziran günü yayınlanan iddianamesi, suikastın esas suçluları dışındaki paşalar ve diğer sanıklarla ilgili olarak hazırlanmıştı. Bu iddianamede adı geçen isimler, "suikastın düşünce ve planlama aşamasında katılımları ve haberleri bulunmakla" suçlanmaktaydı. 3 Temmuz günü paşaların sorgusuna geçildi.

Sabit Bey'in eski ifadesini tekrarlamasının ardından sorgulanan Rüştü Paşa, suikastla ilgisi olmadığını, Sabit Bey'den Şükrü Bey'in suikastla ilgilendiğini duyduğunu ve sonradan da bunu yalanladığını belirtti. Kâzım Karabekir Paşa sorgusunda, suikasttan haberi olmadığını, haberi olanların da hükümete haber vermesi gerektiğini ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası üyelerinden katılımcı varsa partiyi dahi kapatabileceğini söyledi. Sonrasında sorgulanan Ali Fuat Paşa da suikastla ilgisi olmadığını, içki sofrasındaki suikast konuşmalarını gerçek olarak yorumlamadığını söylerken, Refet Paşa ve Cafer Tayyar Paşa da aynı şekilde suikast hazırlıkları hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtti.

İsmail Canbulat Bey Mahkeme Salonundayken

Paşaların ardından sorgulanan Halis Turgut Bey'in suikast olayıyla hiçbir ilgisinin olmadığını ileri sürmesi üzerine kendisi, Ziya Hurşit Bey ile yüzleştirildi. Bu yüzleştirmede Ziya Hurşit Bey'in İstanbul'da Ahmet Şükrü Bey ile buluştuklarını ve suikastı konuştuklarını, Halis Turgut Bey'in kendisine vermeyi vaat ettiği silahları vermediğini açıklamasına rağmen Halis Turgut Bey, tüm bunların yalan olduğunu söyledi. 6 Temmuz'da sorgulaması yapılan eski Maliye Nazırı Cavid Bey de suçlamaları reddetti. Bu sorgulamanın ardından savcı Necip Ali Bey, elde ettiği bulgulara dayanarak olayın, İzmir'de planlanan suikast ve karışıklık çıkartarak hükümetin devrilmesi olmak üzere ikiyüzlü olduğunu ileri sürerek bu ikinci kısmın Ankara'da görüşülmesini istedi.

Böylece dokuz sanığın yargılanması Ankara'ya sevk edildi. Akabinde sorgulanan İstanbul milletvekili İsmail Canbulat Bey, Cavid Bey'in evinde yapılan toplantının Mustafa Kemal Paşa'ya sunacakları teklifle ilgili olduğunu, sonraki toplantının da "Kara" Kemal Bey'in Mustafa Kemal Paşa ile yaptığı görüşmeyi öğrenmek için düzenlendiğini ve suikasttan haberi olmadığını söyledi. 8 Temmuz'da savcı Necip Ali Bey, Tokat milletvekili Bekir Sami Bey, Afyonkarahisar milletvekili Kâmil Bey, Dersim milletvekili Feridun Fikri Bey, Mersin milletvekili Besim Bey, eski Erzurum milletvekili Necati Bey, Gaziantep milletvekili Hafız Mehmet Bey, eski Sivas milletvekili "Kara" Vasıf Bey ve eski Isparta milletvekili Cemal Paşa'nın suikast olayını duyduktan sonra Refet Paşa'nın evinde toplandıkları için, olayın başlangıcını hazırlayarak Avrupa'ya gittiklerini ileri sürdüğü Rauf Bey, İstanbul milletvekili Adnan Bey ve eski İzmir Valisi Rahmi Bey'in gıyabında yargılanmasını istedi. Bu isteğin ardından adı geçen kişilerin sorgulamasına geçildi.

Yaşlı bir adam olduğundan iktidar hırsına sahip olmadığını söyleyen Bekir Sami Bey'in ardından konuşan Feridun Fikri Bey, gerçekleştirdikleri toplantının bir amacı olmadığını ve Ahmet Şükrü Bey'in milletvekili olmasına rağmen tutuklanışını görüştüklerini söyledi.Besim Bey, Gümüşhane milletvekili Zeki Bey ve Canik milletvekili Ahmet Nafiz Bey'in sorgularında da kendilerinin konuyla bir ilgisi olmadıklarını belirtmelerinin ardından eski Mersin milletvekili Selâhattin Bey'in sorgusuna geçildi.Muhalif bir parti olmadan demokrasi olamayacağı fikrini savunan Selâhattin Bey, "Kara" Kemal Bey ile kurduğu ilişkinin yalnızca kendisinin siyasî tecrübesinden yararlanmak için olduğunu belirtti.Eski Erzurum milletvekili Hüseyin Avni Bey, kendi programına uygun bulduğu için Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na katıldığını, İttihatçılarla yalnızca bilgi edinmek için görüştüğünü ve partinin kapatılmasını zamanın şartları içinde doğal karşıladığını belirttikten sonra suikast konusu hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi. Olayla ilişkisi olduğunu itiraf eden Hafız Mehmet Bey, Ziya Hurşit Bey'e rastladığı bir gün Sabit Bey, Rauf Bey ve Halis Turgut Bey'in de kendilerine yardımcı olduklarını belirtti.

11 Temmuz günü savcı Necip Ali Bey tarafından okunan iddianamede, suikast hakkında Ali Fuat Bey ve arkadaşlarının bilgisi olduğu ve Ankara'da yapılması planlanan suikast girişimini yalnızca Sabit Bey'in engellemeye çalıştığı ileri sürüldü.

İddianamede Ahmet Şükrü Bey, Miralay Rasim Bey, Ziya Hurşit Bey, "Laz" İsmail, "Gürcü" Yusuf, "Çopur" Hilmi, Hafız Mehmet Bey, "Kara" Kemal Bey ile Abdülkadir Bey'in idamı; Halis Turgut Bey, İsmail Canbulat Bey, Rahmi Bey, "Sürmeneli" Vahap, Adnan Bey, Rauf Bey ve Rüştü Paşa'nın küreğe konulması; Kâzım Karabekir Paşa, Cafer Tayyar Paşa, Ali Fuat Paşa, Refet Paşa, Cemal Paşa, Sabit Bey, Münir Hüsrev Bey, Faik Bey, Bekir Sami Bey, Kâmil Bey, Zeki Bey, Besim Bey, Feridun Fikri Bey, Halit Bey, Necati Bey'in beraati istendi.

ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti