Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.06.14, 21:28   #25
Efruz
Dost Nâzım

Efruz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 84
Mesajlar: 2,466
Ettiği Teşekkür: 34640
Aldığı Teşekkür: 12438
Rep Derecesi : Efruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardırEfruz şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Melek Gibi
Standart Cevap: Çin Seddi | Great Wall (Beijing )



Çin Seddi, MÖ 246 yılında (Şi Huang-ti) tarafından yaptırılmıştır. Hunlar kuzeyde sık sık çarpışmalara neden oluyorlardı. Bu yüzden bir Çin atasözü “Cenuptan kaplan gelse korkma, şimalden ise horoz bile gelse, ondan çekin” derdi. Şi Huang-ti Şimal Çin’i tehdit eden kavimle başa çıkamayacağını düşünerek, hiçbir atlının aşamayacağı bir duvar meydana getirmeye karar verdi. Bu iş için Çin’in bütün sağlam erkeklerini seferber etti. O zamana kadar eli kalemden başka bir şey tutmamış münevverler taş ocaklarında grafik çıkarmaya mecbur oldular.




Katiller, hırsızlar, tedhişçiler ve diğer suçlularla beraber suçsuz insanlar duvarın inşaatında çalıştırıldı. Çin Seddi bir sürgün yeri oldu. İşçiler birer ekip teşkil ediyorlardı. Bu ekiplerin başında gayet merhametsiz kişiler vardı. Bunlar memleketin çeşitli yerlerinden getirilmiş insanları kırbaçla çalıştırıyorlardı. Bu muameleye isyan edenler canlı olarak duvara kapatılıyordu. Hasta olanlar da tedavi edilmeden bırakılıyor, cesetleri çukurlara atılıp üzerleri toprakla örtülüyordu.




Çin Seddi aynı zamanda dünyanın en büyük mezarlığı oldu. Duvarı yapanlar aralarında 8 metre bulunan iki çizgi halinde temeller kazıyor, bunlara grafit taşlar, kiremitler yerleştiriyorlardı. Duvarların arasında meydana gelen boşlukta bir patika meydana getiriyor, sonra duvarın iki tarafında bir buçuk metre yüksekliğinde bir duvar daha örerek boşluğu kapatıyorlardı.




İnsanlar nefes nefese ve ter içinde kalarak Çin Seddi'ni, muntazam bir şekilde, her santiminin üzerinde dura dura meydana getiriyorlardı. İlk beş yüz kilometreyi bitirinceye kadar ayakları düz yere basmadı. Ağır taşları yükseklere çekmek zorunda kalıyorlardı. Gıdaları kâfi olmadığı için kuvvetsiz düşüyor, nihayet ölüyorlardı. Duvarın bir parçası bitince, oraya derhal bir nöbetçi dikiliyordu. Her nöbetçi 180 metrelik yere bakıyordu. Nöbet kulelerinde daima asker bulunur, nöbetçiler buradan her şeyi görerek yok edici göçebelerin dolaşmasını gözetler, verecekleri işaret üzerine asker derhal silaha sarılırdı.




Bu müdafaa sistemini sonraları gittikçe daha da mükemmelleştirdiler. Lüzumunda gönderilecek takviye kıtalarının sevkini kolaylaştırmak, çabuklaştırmak için, büyük masraflar ve emeklerle başlıca sınır kalelerinden imparatorluğun içlerine doğru yollar açtılar. Bir yandan da sınırı müdafaa eden askerin iaşesini kolaylaştırmak ve ucuzlaştırmak için, daimi ateş hattı sayılan sınırların gerisine sivil halk yerleştirerek, buralarda köyler kurdular. Bu adamlar nöbet zamanları haricinde kendilerine verilmiş olan tarlaları işleyerek geçiniyorlardı.




Bütün milletler arasında ilk defa olarak Çin, üç milyonluk daimi bir ordu kurmuştur. Çin Seddi gün geçtikçe ilerliyordu. Tepeler tırmanıyor, vadiler iniyor, nehirlerin üzerinden geçiyor, bin altı yüz metre yüksekliğe ulaşıyordu. Nihayet dibinde köpüklü suların delice aktığı bir uçuruma vardı ve durdu. Bu duvar ile kuzey kavimlerinin istilacı hareketleri 400 sene kadar önlenebilecekti. - Blake Clark –



__________________



Sakın sen kuş vurma yavrum,
En engin bir kardeşlikte uçar kuşlar gökyüzünde.
Tüfekle oynama yavrum,
Şakacığı bile çirkin bir canlıyı öldürmenin.

Efruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Efruz'in Mesajına Teşekkür Etti.