Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.07.14, 03:35   #6
ReaL
Deniz Sevengillerden

ReaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2603
Mesajlar: 30,048
Ettiği Teşekkür: 161546
Aldığı Teşekkür: 177622
Rep Derecesi : ReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardırReaL şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Atatürk’ün Dostları | Yakın Çalışma ve Silah Arkadaşları









Mehmet Kazım Dirik (1881 - 1941)




Türk asker ve politikacıdır. 1880 yılında Makedonya'nın Manastır (Bugünkü Bitola) şehrinde doğmuştur.

Kazım Dirik, 00 Aralık 1881 tarihinde o zamanlar Osmanlı Devleti’ne dahil olan Makedonya'nın Manastır şehirinde (Bugünkü Bitola) doğmuştur. Babasının adı Selanikli Mülazim Hasan Tahsin Beydir. Küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Kazım Dirik, 1897’de girdiği Manastır Askeri Rüstiye ve İdadisinde okuduktan sonra İstanbul’a gelip Harbiye’ye girmiştir. 5 ocak 1899'da Harp Okulu'nu bitirerek Piyade teğmen oldu. 1900 – 1905 yılları arasında 3üncü Ordu 5inci Nişancı Taburunda, 20nci Piyade Alayı ve sonra da 5inci Tümen Karargahında, 1905 – 1906 yıllarında Selanik Bölge Komutanlığı Karargahında, 1906 -1909 yılları arasında Tuz ilçesi Kaymakamlığı ve aynı zamanda İşkodra Vali sekreteri ile İşkodra Tümen kurmay başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Bu görevlerdeyken İttihatçılarla ilişkisi başlar.

General Kazım Dirik İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin ilk üyelerindendir. 1909 yılında girdiği Erkân-ı Harbiyede (Harp akademisi) kurmaylık eğitimini 1912'de bitirerek kurmay yüzbaşı oldu. Mezun olunca 1912 – 1913 yılları arasında İzmir’de Batı Ordusu Harekat Şubesinde, Başkomutanlık Karargahı İstihbarat Şubesinde ve Şark Ordusu Menzil Müfettişiliğinde Haber subayı olarak bulundu. 27 Ekim 1913 de binbaşılığa terfi etti.

Mehmet Kazım Dirik; Fahrettin Altay ve Atatürk ile Birlikte


I. Dünya Savaşı başlayınca Kazım Dirik, merkezi Şam’da bulunan IV.Ordu Menzil Müfettişliğine 20 Ağustos 1914 de atandı. I. Dünya Savaşı’nın en zor cephelerinde savaşan Türk birliklerinin ihtiyaçlarını karşılamak çok zorlu bir işti. Bu zorluklar ve imkansızlıklar içinde Kazım Bey bir de hidrofil pamuk, sebze konservesi atölyeleri, portakal ve limon suyu imalathanesi, bir nal ve mıh imalathanesi ve atölyesi kurdurmuştur. Şam’da her aranan ilaç ve tıbbi malzemenin bulunduğu görkemli bir ecza deposu oluşturmuştur. Büyük kasaba ve şehirlerde açtığı atölyeler birer fabrika gibi çalışmış, ordu için gerekli eşyaları oluşturmuştu. Bu görevinde iken 1915 yılında yarbay oldu. 1 Aralık 1916’da da albaylığa terfi etti.


18 Mayıs 1917’de Cebelilübnan’da Aliyedeki 43. Tümen Komutanlığına tayin edilmiştir. 30 Haziran 1917’de 7. Tümen Komutanı olmuş, Gazze’de merkez kolu olarak çalıştıktan sonra 1 Şubat 1918’de 56. Tümen Komutanlığına getirilmiş, 5 Mart 1918’de 49. Tümen Komutanlığına tayin edilmiştir.

8 Haziran 1918’de Batum (Şark Orduları Grubu) Menzil Müfettişliği’ne atandı. Aynı yıl, Brest Litowsk Anlaşması ile Türkiye’ye ait olduğu kabul edilen Batum ve Tiflis Valiliği görevlerini de yürüttü. Ekim 1918 tarihinde İstanbul’a geri döndü. Kendisi de aynı vapurda olan Kazım Dirik, Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 günü "9. Ordu Müfettişi" olarak Bandırma Vapuru’yla Samsun'a çıktığında Kazım Dirik’de Müfettişlik "Erkan-ı Harbiye Reisi" (Ordu kurmay başkanı)ydı. Kazım Dirik, 1922'de generalliğe yükseldi.

Kazım Dirik, Milli Mücadele'nin başında Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Samsun'a çıkanların arasında yer alarak ülkenin düşmandan kurtarılması için, fikir ve ideal birliği yapmıştır. 15 Eylül 1919’da Erzurum’da Müstahkem Mevki Komutanlığı ve Gürcistan’da TBMM Fevkalade Mümessili (Olağanüstü Temsilcisi) olarak görev yaptı.

Kurtuluş Savaşı sırasında 10 Mayıs 1921’de Konya’da Batı Orduları Menzil Müfettişliği’ne atandı, 30.06.1921 tarihinde de kolordu komutanlığı yetkisi verilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde müfettişliğini Kazım Bey’in yaptıgı Menzil Teşkilatı’nın düzenli ve çok çalışması sayesinde ordunun hemen hemen bütün ihtiyaçları karşılanmıştı.

Kurtuluş savaşından sonra 26 Eylül 1923 tarihinde Siirt’teki II. Tümen Komutanlığı’na tayin olmuş ve Tümen Komutanı iken Mirlivalığa (Tuğgeneral) terfi ettirilmiştir. 1924’te Tümgeneral (Ferik) oldu. Aynı zamanda Bitlis Vali Vekilliği yaptı. 20 Eylül 1925 tarihinde asaleten Bitlis Valiliği’ne tayin edilerek, mülki idareye geçti.

Kazım Dirik Paşa’nın Bitlis Valiliği, Cumhuriyet tarihinin en üzücü ve sıkıntılı olaylarından biri olan “Şeyh Sait Ayaklanması”nın patlak verdiği döneme rastlamaktadır.
1928’de Korgeneral oldu.(1. Ferik) (Emekli edilirken terfi ettirilmiştir)

Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele'nin bitiminden sonra, 24 Eylül 1928’de askerlikten emekliye ayrılan Kâzım Dirik, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde, önce İzmir Valiliğine atandı,(1926-1935) işgal kuvvetlerince yakılıp yıkılmış olan İzmir’in imarı için gece gündüz çalışarak şehirde çok sayıda bayındırlık eseri yapılmasını, kooperatifler, okullar açılmasını sağladı. Ardından Trakya Umum Müfettişliği (bölge valiliğine) (1935-1941) gibi önemli görevlerde bulunarak başarılı görevler yaptı.

İzmir'de valilik yaptığı dönemde 16 Haziran 1926 günü Mustafa Kemal Atatürk’e İzmir suikastı düzenlendiğinde Kazım Dirik paşanın önlediği dönemdir. Kazım Dirik Paşa 3 Temmuz 1941 tarihinde Edirne’de karaciğer ve safra kesesi iltihabından öldü. Cenazesi İzmir Altındağ Kokluca Mezarlığı'na defnedilmiştir. Daha sonra ailesinin rızasıyla Ankara Devlet Mezarlığı’na nakledilmiştir.






Mustafa Cantekin (1878 - 1955)




Doktor ve siyaset adamı. 1878'de Çorum'da doğdu. İstanbul Tıp Fakültesi'nde okurken siyasetle ilgilendiği için kalebent olarak üç yıllığına Şam'a sürüldü. Burada, İstanbul'dan uzaklaştırılmak amacıyla Şam'a atanan Mustafa Kemal ile tanıştı. Dostlukları hemen o gün başladı. Mustafa Efendi'nin kitapları ilk bakışta Mustafa Kemal'in dikkatini çekti. İki Mustafa'nın dostluğu hızla gelişti ve çok geçmeden kendilerine katılan, genç subaylardan, Kırşehirli Lütfi Müfit (Özdeş) Efendiyle birlikte gizli Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurdular. Sürgünden döndükten sonra öğrenimini tamamladı. Kurtuluş Savaşı başlarında Mustafa Kemal'in yanında yer aldı. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Kırşehir milletvekili olarak girdi. 1950'ye kadar da sürekli olarak Meclis'te kaldı. Milletvekilliğinin sürdüğü yıllarda bir ara da Afyon Askeri Hastanesinin başhekimliğini yaptı. Savaş yaralılarını kurtarmak için çaba gösteren Mustafa Efendi, 1955 yılında Ankara'da öldü.





Mustafa Necati (1894 - 1929)




Devlet adamı. 1894 yılında İzmir'de doğdu. İstanbul Hukuk Okulu'nda okudu. İzmir Öğretmen okulunda kısa bir süre öğretmenlik, Özel Şark okulunda müdürlük yaptı (1915-1918). Avukatlık yaptı. İzmir, Yunanlılar tarafından 15 Mayıs 1919'da işgal edilince, Balıkesir Cephesindeki çete savaşlarına katıldı. Anzavur kuvvetlerine karşı, Kuvayı Milliye komutanı olarak savaştı. Yunanlılara karşı girişilen savaşlarda da bulundu. Balıkesir'de, İzmir'e Doğru gazetesinde Milli Kurtuluş Savaşını destekleyen yazılar yazdı. Saruhan Milletvekili oldu (1920). İstiklal Mahkemesi başkanlığı yaptı.


Millet Meclisi'nin ikinci dönemine, İzmir Milletvekili olarak girdi. Mübadele ve İmar ve İskan Bakanlığına (1923) daha sonra da Adliye bakanlığına getirildi (1924). İki yıl kadar Öğretmenler Birliği başkanlığında bulundu. 1925 yılından, ölünceye kadar da Milli Eğitim Bakanlığı (Maarif Vekilliği) yaptı. Hayatının en önemli ve en etkili görevi budur. 1929'da Ankara'da öldü. Mustafa Necati, 1928'da eğitimimizi daha üstün bir duruma getirmek için acele alınması gereken tedbirleri düşünmüş ve kanun haline getirmişti.


İlk defa temelli olarak ve çok sayıda öğretmen yetiştirmekle zorunlu ilköğrenimi gerçekleştirme yolunu açtı. Onun zamanında kabul edilmiş kanunlarla öğretmenlik, bir meslek haline geldi. 1928'de Türk harflerinin kabul edilmesiyle eğitimimizde görülen gelişme de onun zamanında gerçekleşti. Sürgünden döndükten sonra öğrenimini tamamladı. Kurtuluş Savaşı başlarında Mustafa Kemal'in yanında yer aldı. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Kırşehir milletvekili olarak girdi. 1950'ye kadar da sürekli olarak Meclis'te kaldı. Milletvekilliğinin sürdüğü yıllarda bir ara da Afyon Askeri Hastanesinin başhekimliğini yaptı. Savaş yaralılarını kurtarmak için çaba gösteren Mustafa Efendi, 1955 yılında Ankara'da öldü.
ReaL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz ReaL'in Mesajına Teşekkür Etti.