Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.07.14, 15:47   #2
Mislina
Süper Üye

Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,764
Ettiği Teşekkür: 3855
Aldığı Teşekkür: 9391
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Büyük Saray Mozaikleri Müzesi | İstanbul

Çeşitli motifler


Kaplan avı tasviri


Kaplan avı: Uzun av mızraklarına sahip iki avcı, kendilerine doğru atılan bir kaplanla mücadele eder. Kolsuz gömlek, geniş omuz atkısı ve tünik giyen avcıların bacakları da koruma amaçlı olarak bandajla sarılmıştır. Avcıların giyisilerinde bulunan, muhafız alayının armasını andıran armalar, avcıların saray mensubu olduklarını düşündürür.

Yaban domuzu avı: Üzerinde kaban benzeri bir giysi, ayaklarında sandalet olan bir avcı, elindeki mızrakla diz çöküp beklemektedir. Bir yaban domuzu, sol taraftan hızla avcının ve mızrağın üzerine gelmektedir. Gri-siyah renkteki hayvanın derisinin çeşitli yerlerinde kanamakta olan yaralar vardır.

Aslan avı: Bir atın üzerindeki avcı, gerilmiş yayını ata arkadan saldırmak üzere olan aslana doğrultmuştur. Avcı, göğsünde süslemeleri olan, dizine kadar uzanan bir tünik altına pantolon ve çizme giymiştir. Hellenistik dönemde soylular va hatta krallar için ayrıcalıklı bir eğlence olan aslan avı, mozikte de böyle bir tasvirle yer almıştır.






Kartal ile yılanın mücadelesi


Kartal ile yılan: Kartal ile yılanın mücadelesi, antik döneme ait eserlerle sıkça rastlanan bir temadır ve ışığın karanlığı yenmesini sebmolize eder. Roma lejyonlarının amblemlerinde bile yer alan bu motif, mozikte de kartlaın tüm vücudunu saran bir yılan ile tasvir edilmiştir.

Aslan ile boğa: Aslan ile boğa bu motifte birbirine denk iki savaşçı olarak işlenmiştir. Bacaklarını iki yana açıp kafasını yere eğmiş durumdaki kızgın boğa boynuzların aslanın yan tarafına saplamıştır. Aslan ise bu sırada dişlerini boğanın sırtına geçirmiştir.

Geyik ile yılan: Yunan öykülerinde sürekli düşman olarak görülen bu iki hayvanın mücadelesi de mozaikte yer alır. Yılan tıpkı kartal ile olan mücadelesindeki gibi, geyiğin tüm bedenini sarmıştır.

Ayı grubu: Ön planda, tünik, omuz atkısı ve sandalet giyen diz çökmüş bir adama erkek ayı saldırmaktadır. Arka planda ise, yavrularını beslemek için bir nar ağacına çıkmış olan dişi ayı görülmektedir.

Aygır, kısrak ve tay: Barışçıl kır yaşantısının sembolü olan, özgürce otlayan atlar, imparatorluk döneminde lahitlere işlenen sembollerden biriydi. Mozaikte de kahverengi bir ayrı ile gri bir kısrak ve tay görülmektedir.

Kuş avlayan maymun: Kuyruksuz bir maymun, dalları meyve ile dolu bir hurma ağacının altında oturmaktadır. Maymunun sırtındaki kafeste kahverengi bir doğan bulunmaktadır. Maymun elindeki sırık yardımıyla, ağacın dallarındaki kuşları yakalamaya çalışır.

Emziren anne ile köpek: Cennete görneme yapılan sahnelerin başında emziran anne figürü gelir. Mozikteki resim, İsis'in bereket sembolü olan çocuğu Horus'u kucağında tuttuğu tasviri anımsatır. Sivri burunlu bir köpek kadının solunda oturmakta ve başını kaldırıp kadına bakmaktadır.

Balıkçı: Sağ ve sol taraftaki iri kaya parçalarıyla çevrelenmiş su kenarındaki bir yerde, oturan bir balıkçı oltasıyla tuttuğu balığı çekmektedir. Kayaların üzerinde balıkçının yakaladığı balıkları koyduğu bir sepet durmaktadır. Balıkçının ayağını uzattığı mavi yeşil suda iki balık daha yer alır. Balıkçı basit giysili ve yanık tenli tasvir edilmiştir.

Keçi sağan çoban: Kamıştan yapılmış ve girişi yapraklarla örtülmüş bir kulübenin yanında, kabana benzer kırmızı bir çoban giysisi giymiş olan sakallı ve yaşlı bir adam uzun tüylü bir keçiyi sağmaktadır. Sol tarfa ise, mavi tünikli bir çocuk süt testisini taşır. Roma kültüründe, mezar taşlarında buna benzer birçok tasvire rastlanır. Bu durum, sanatçının bu tasviri, benzer resimlerin örneklerini içeren bir model kitabına bakarak yaptığını düşündürmektedir.

Tarlada çalışan çiftçiler: Mozaiğin büyük bölümünde sade insanlar kır yaşantısı içinde tasvir edilmiştir. Buradaki çalışan çiftçi resimlerinin benzerlerine Roma lahitlerinde ve bazı dokumalarda da rastlanıyordu. Resimde, belden bağlanan tek parça bir giysi olan chiton giymiş iki çıplak ayaklı adam tarlada çalışmaktadır. Sağdaki kazmasını yere indirmek üzere havaya kaldırmış durumda, diğeri ise iş aracını çekerken tasvir edilmiştir.

Çeşme üzerindeki yapı: Kare bir zeminde kule benzeri bir bina görülmektedir. Binanın yanındaki çeşmenin üzerinde kalın gövdeli bir fıstık ağacı vardır. Kemerli bir girişten geçilerek yapının içindeki suya ulaşılmaktadır. Aslan başı benzeri bir oluktan akan su dörtgen bir havuza dökülür.

Çembere oynayan çocuklar: Ellerindeki sopalarla ikişer çemberi çeviren dört çocuk görülmektedir. İkisi mavi çizgili, diğer ikisi ise yeşil işlemeli tünikler giymiştir. Mavi ve yeşil renkler hipodrom yarışlarında farklı takımları, siyasette ise farklı görüşlerin taraftarlarını ayırmakta kullanılırdı. Sahnede iki dönüş sütunu (metae) görülmektedir. Bu da çocukların bir yarış pistinde oynamakta olduklarını gösterir. Oynayan çocukların tasvirleri, Roma lahitlerinde de sıklıkla işlenmiştir.

Küçük çocuk ve köpek:Tombul hatlara sahip, vücuduna oranla biraz büyük kafalı, çıplak ayaklı ve kırmızı tünikli bir çocuk köpeğini okşarken tasvir edilmiştir.




Deve sırtındaki çocuklar


Deve sırtında iki çocuk ve rehber: Bu konu saray mozaiğinde birkaç defa yer alır. Tek hörgüçlü bir devenin sırtında chiton giymiş iki çocuk oturmaktadır. Çizmeli bir adam devenin dizginlerini tutar. Başında taç, elinde evcil bir kuş olan öndeki çocuk soylu bir aileye mensuptur. Çocukların giysilerine düşürülen parlak beyaz ışık sayesinde motife canlılık katılmıştır.

Pan'ın omuzlarına oturmuş çocuk görünümünde Dionysos: Dionysos'un Hindistan'daki zafer alayının tasvir edildiği bu sahnede tanrı, sıra dışı biçimde çocuk olarak görülmektedir. Yapraklardan bir taç takan çocuk Pan'ın boynuzlarını tutar. Pan'ın sol omzundan bir post sarkmakta, ellerinde ikili bir flüt bulunmaktadır. Pan'ın arkasında bir Afrika fili ile fil sürücüsünün sopa tutan sağ eli görülmektedir.

Bellerophon ile Chimera: Bellerophon tasvirden geriye sadece kahramanın Pegasus isimli atının arka ayakları ile canavara saldırdığı mızrağının ucu kalmıştır. Canavarın ise üç başı da iyi durumdadır. Canavarın aslan başının ağzından üç çatallı bir dil çıkarken, kahraman da mızrağını keçi başına doğrultmuştur. Canavarın yılan şeklindeki kuyruğunun ucunda ise bir yılan başı görülmektedir.

Kanatlı Aslan: Kanatlı aslan, anatomik açıdan doğada var olan gerçek hayvanlar gibi tasvir edilmiş destansı yaratıklardan biridir. Gri-kahverengi aslanın tüylü kanatlarından sadece biri görülmektedir.

Kanatlı Aslan: Kanatlı aslan, anatomik açıdan doğada var olan gerçek hayvanlar gibi tasvir edilmiş destansı yaratıklardan biridir. Gri-kahverengi aslanın tüylü kanatlarından sadece biri görülmektedir.

Okapi başlı kanatlı pars: Eski metinlerde kanatlı tek boynuz olarak betimlenen hayvana benzeyen bu tasvirde, pars gövdesine sahip bir yaratık görülür. Yaratığın başı ve boynu ise tam olarak bir hayvana benzemez. Alnında boynuz benzeri bir uzantı, kırmızı ağzının içinde ise dört sivri diş vardır. Yaratığın kafa yapısı okapiye benzemektedir.

Kanatlı dişi kaplan: Başı, bacakları ve kuyruğu kaplana benzeyen bu yaratığın, belirgin meme uçları sebebiyle dişi olduğu anlaşılmaktadır. Hayvanın iki büyük kanadı ve kafasında bir çift boynuzu vardır. Hayvanın ağzında, dişlerini geçirdiği koyu yeşil bir kertenkele görülmektedir.




Kanatlı dişi kaplan
__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.