Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.07.14, 17:02   #3
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Demokratik Kongo Cumhuriyeti | Afrika



  • Nüfus
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Temmuz 2010 yılında gerçekleştirilen tahmini nüfus sayımında 68 milyon nüfus tespit edilmiş olup bu oran ile ülke, Afrika kıtasının en kalabalık dördüncü ülkesi konumundadır. Ülke içerisindeki nüfus yoğunluğu 30,2 kişi/km² ile toprak büyüklüğü ile orantılı bakıldığında düşük olup nüfusun büyüme hızı yıllık %3 ile oldukça yüksek bir orandadır.

1984 yılında gerçekleştirilen son resmi nüfus sayım sonuçları ile karşılaştırıldığında geçen süreç içerisinde ülkenin nüfusunu ikiye katladığı gözlemlenmektedir. Nüfusun %46,9'u 15 yaşının altında olup bu oran ile dünyadaki en genç nüfusa sahip ülkelerden biri konumundadır. Sadece %2,5'in 65 yaş ve üzeri olduğu ülkede Beklenen yaşam süresi erkeklerde 52,9 yaş, kadınlarda ise 56,6 yaş düzeyindedir.


  • Etnik Gruplar
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde tıpkı diğer kolonileştirilmiş ve sömürge konumda olan ülkelerde olduğu gibi yapay etnik gruplar oluşturulmuştur.Ülkede var olan etnik grupların birçoğu modern zaman öncesi kabile mevcudiyetlerine göre oluşturuluken, kimi etnik grupta tıpkı Baluba gibi baştan meydana getirilmiştir.

Günümüzde ülkede var olan 200'den fazla etnik grubundan %80'i Bantu etnik grubuna mensup olmaktadır. Bantu etnik grupları içerisinde de Bakongo (%16), Baluba (%18), Mongo (%13) ve Banjaruanda (%10) en önde gelen gruplar konumundadır. Nüfusun geri kalan %20'sinden %18'i Sudan topluluklarından, %2'si Nilotan topluluklarıdan oluşmaktadır. Ülke genelinde ise 20.000 ila 50.000 arasında Pigme yaşamaktadır.Ülkenin bağımsızlığını ilan ettiği tarihte 100.000 civarında olan ve çoğunluğunu Belçikalıların oluşturduğu Avrupalılar, günümüzde 20.000 dolayında bir nüfus oluşturmaktadır. Belçika'nın ülkenin bağımsızlığını kabul etmeden önce etnik gruplar arasındaki yapay sorunlar ülkenin tarihindeki tüm savaşların ve problemlein ana kaynağı olarak kabul edilmektedir

  • Dil
Ülke içerisindeki etnik grup çeşitliğine paralel olarak çok sayıda da dil kullanılmaktadır. Ülke genelinde 214 dolayında dil konuşulmaktadır. Ülkenin eğitimde, edebiyatta kullanılan resmi dili Belçika'nın kolonisi olması etkisiyle Fransızca'dır. Ülke genelinde Fransızca'nın kullanımı dışında dört adette ulusal resmi dil mevcuttur. Kongoca, Lingalaca, Svahili ve Ciluba dilleri de yaygın olarak kullanılmakta olup, Fransızca'nın dışındaki resmi dillerin de dört dilde ile sınırlandırılması da Belçika tarafından karara bağlanmıştır.

Kongoca, geçmişte Kongo Krallığı'nda da kullanılan bir dil iken günümüzde Angola ve Kongo Cumhuriyeti'nde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ciluba dili sadece Kasai-Occidental ve Kasai-Oriental illerinden konuşulurken, Avrupalılar tarafından iletişim dili olarak kullanılan ve bu sayede yaygınlaştırılan Lingalaca ülkenin kuzey-kuzeybatı bölgelerinde Bangala topluluğu tarafından kullanılmaktadır. Bu dil özellikle Mobutu diktatörlüğü döneminde ülke içerisinde önem kazanmış, Mobutu ulusa seslenişlerini bu dil vasıtası ile gerçekleştirmiştir. Afrika kıtasının doğusunda yaygın olarak kullanılan ve çoğu ülkede resmi dil olan Svahili dili, DKC'de de kullanılmaktadır. Özellikle ülkenin doğu kesimlerinde konuşulan dil, Mobutu rejiminin sona erdirilmesi ile birlikte ordunun resmi dili olarak kullanılmaya başlanmıştır.


Kongo kanunlarına göre yayımlanan bir yasa, kanun en geç 60 gün içerisinde diğer resmi dillerde de yayımlanmak zorundadır.

  • Din
Ülke genelinde nüfusun %80'i Hristiyan dinine mensuptur. Belçika sömürgesi olduğu dönemlerde gerçekleştirilen yoğun misyonerlik faaliyetleri neticesinde yerel dinlerden Hristiyan dinine geçen Kongoluların birçoğu da katolik mezhebine bağlı olarak dinini yaşamaktadır. Ülke nüfusunun %50'si katolik mezhebinde iken, %20'si protestan, %10'u ise bağımsız bir Afrika hristiyanlığı olan Kimbangizmi benimsemektedir. İslamiyet Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yoğun olarak görülen bir din olmayıp, ülke nüfusunun sadece %10'u islami değerlere uygun yaşantısını sürdürmektedir. Ülke nüfusunun geri kalan %10'luk dilimi ise Senkretizm ve diğer Afrika yerel dinlerine inanmaktadır.



  • Sosyal Durum
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyadaki en fakir ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir. 2006 yılında Kongo hükumetinin gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre nüfusun %76'sı çocuklarını okula gönderme imkanına sahip değilken, %79 yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürdürmektedir. Yine aynı araştırmada nüfusun %81'i evlerde yeterli oda sayısına sahip değilken, %82'si tıbbi bakım olanaklarından faydalanamamaktadır. Ülke içerisinde genel olarak nüfusun %71'i ise açlık sınırının altında yaşamaktadır. Özellikle Équateur (Türkçe:Ekvator) ili ile iç savaştan en çok etkilenen Kivu illerinde yaşayan nüfusun çok büyük bir oranı açlık sınırının altında bir yaşam sürdürmektedir.

  • Sosyal Sistem
Ülke genelinde var olan sosyal sistem dünyada ki en kötü sistemler biri olarak görülmektedir. Her ne kadar teorik olarak Belçika kolonisi olduğu dönemden kalan ve örnek alınabilecek bir sosyal güvenlik sistemi mevcut olsa da, pratikte hiçbir işlevi bulunmamaktadır. 1992 yılında hükumet tarafından alınan karar ile tamamen sonlandırılan sosyal güvenlik sisteminin yanı sıra devlet memurlarına verilen maaşlarda da tümüyle kesintiye gidilmiştir. Her ne kadar Mobutu iktidarının devrilmesinin ardından tekrar devlet personeline maaş ödenmesi yönünde çalışmalar gerçekleştirilmiş olsa da, bu yönde ki çabalar sonuçsuz kalmış, zaman zaman ödenebilen maaşlar memurların geçimi için yeterli düzeyde olmamıştır. Tüm bu gelişmeler neticesinde ülke vatandaşları devlet tarafından yapılması gereken ancak gerçekleştiremediği için aksayan işlerin ilerlemesi adına öğretmenlere, polislere, devlet memurlarına, doktorlara ücret öder bir duruma gelmiştir. Kongo-Fransızca'sında la motivation olarak adlandırılan bu uygulama hükumet tarafından yasaklanmak istense bile, görevliler ve sivil vatandaşlar tarafından yapılması gereken maaş ödemelerinin taahhütlere rağmen zamanında yapılamayacağı inancından dolayı pek kabul görmemiştir.

  • Sağlık
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde tıbbi imkansızlıklar had safhada yaşanmaktadır. Ülkede halkın sağlığını ön planda tutan bir sistem bulunmamaktadır, ülkede az sayıda var olan sağlık merkezleri de yıllar süren iç savaşlar nedeniyle kullanamaz bir hal almıştır. Ülkede doktor başına düşen hasta sayısı 10.000 dolayında olup, bu sayı DKC'ye benzer ülkelerin bazılarından bile 40 kat daha yüksek bir orandadır. 2005 yılında hükumetin açıkladığı sağlık bütçesi 1 milyon Dolar'ın da altında belirlenmiştir.

Ülkede ki sağlık problemlerin en büyük sebeplerinden biri olarak gösterilen temiz su bulamama olarak gösterilmektedir. Kırsal alanlarda halkın sadece %29'u temiz suya ulaşabilirken, şehirlerde bu oran %82 olarak ifade edilmektedir. BM'nin 2011 yılında gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre su kaynakları açısından çok zengin bir olan DKC'de, ülke genelinde 51 milyon kişi temiz su sıkıntısı yaşamaktadır. Ülke genelinde kanalizasyonun yaygın olmaması nedeniyle ishal, yüksek ateşin yanı sıra sıtma, çeçe sineğinin neden olduğu uyku hastalığı ülkede yaygın olarak gözlenmektedir.

2003 verilerine göre DKC'de 1 milyondan fazla yetişkin HIV virüsü taşımaktadır. Bu oran yetişkinlerde ülke nüfusunun %4,2'sine denk gelmekte olup, sayı yüksek olmasına rağmen bu oran diğer tüm Sahraaltı Afrika ülkelerinin ortalamasının altında bulunmaktadır.





  • Eğitim
Ülke genelinde okuma yazma bilme oranı %67,2 (2001 verilerine göre Erkekler %80,9, Kadınlar %54,1) ile Mali ve Nijer gibi ülkelerden yüksek bir konumda olmasına rağmen, bu sayılar yıllar geçtikçe yaşanan iç savaşında etkisiyle azalmaktadır. 1995 yılında yapılan bir araştırmaya göre nüfusun %77'si okuma yazma biliyorken, bu oran 6 yıl gibi kısa bir sürede %67 seviyesine gerilemiştir.

Her ne kadar ülke genelinde devlet tarafından garanti altına alınan eğitim zorunluluğu bulunsa da, bu eğitimleri gerçekleştirecek eğitim kurumları yok denecek kadar az konumda olup, var olanlar ise devlet desteğinden yoksun kalmaktadır. 2008 yılında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre ülkede 39 öğrenciye bir öğretmen düşmektedir.

1950'li yıllara kadar o dönemki Belçika-Kongo olarak adlandırılan bölgede herhangi bir üniversite bulunmamaktaydır. İlk üniversite 1953 yılında başkent Kinşasa'da kurulan ve katoliklerin hakimiyetinde olan Lovanium Katolik Üniversitesi olmuştur. 1955 yılında ilk devlet üniversitesi olarak Lubumbashi'de kurulan üniversitenin haricinde üçüncü üniversite ise bu sefer protestanların hakimiyetinde 1962 yılında Kisangani'de kurulmuştur.

Mobutu'nun göreve gelişi ile birlikte 1971 yılında her üç üniversite de üç farklı şehirde kalmak üzere Université Nationale du Zaire adı altında tek çatıda birleştirilmiştir. 1981 yılında yapılan yeni bir düzenleme ile de bu duruma tekrar bir son verilerek her üç şehirdeki üniversite tekrar ayrı birer üniversite haline getirilmiştir.
Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti