Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.07.14, 17:12   #4
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Demokratik Kongo Cumhuriyeti | Afrika

  • Siyaset
Kongo anayasasında 2006 yapılan düzenleme ile ülkenin laik, demokratik, yarı başkanlık sistemi ile yönetildiği belirtilmiştir. Ülkenin devlet başkanı genel ve bağımsız seçimler ile her beş yılda bir halk tarafından seçilmekte olup, seçimlere girdiği takdirde peşpeşe ikinci bir beş yıllk görev süresine daha sahip olabilmektedir. Devlet başkanı ülkenin başbakanını ve hükumetini atama yetkisine sahip olup, ülkede Çift meclislilik yapısına uygun olarak üst merci olarak senato ve alt merci olarak ulusal meclis bulunmaktadır. Senatoda yer alan 108 temsilci her beş yılda bir il meclislerinden seçilerek göreve getirilirken, ulusal mecliste görev alacak 500 temsilci ise yine beş yıllık bir süre için halk tarafından seçilmektedir.


Devlet Başkanı Joseph Kabila

Ülke, 2006 yılında gerçekleştirilen seçimler hariç, demokratik ve hukuk devletine uygun bir seçim süreci yaşayamamaktadır. Ülkedeki kuvvetler ayrımı sadece teoride bulunmakta olup, pratikte bağımsız bir yargıdan, medyadan bahsedilememektedir. Yasada var olan kanunların uygulanması gerçekleştirilememekte, düzenlemeler kişilerin konumuna göre yapılmaktadır. Demokratik Kongo Cumhuriyeti 2012 Demokrasi İndeksi verilerin göre 167 ülke içerisinde 159. sırada yer almakta olup, otoriter rejime sahip ülkelerden biri olarak sınıflandırılmaktadır.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti yönetimi ülkenin egemenliğini doğu bölgelerinde buradan yaşanan ayrılıkçı hareketler ve savaşlar nedeniyle gösterememektedir. Her ne kadar ayrılıkçı gruplar ülkenin meşruiyetini sorgulamasa da, ayrılıkçı taleplerde bulunmasa da ülkenin her bölgesinde devlet gücünü gösteremediği için Demokratik Kongo Cumhuriyeti Başarısız Ülke sınıfında değerlendirilmektedir.

  • 2006 Seçimleri
30 Temmuz 2006 tarihinde gerçekleştirilen ve birçok adayın yarıştığı seçimlerin ilk turunda Joseph Kabila %44,8, Jean-Pierre Bemba %20,0 ve Antoine Gizenga %13,1 oy oranı alarak ilk üçe girmiş, hiçbir aday yeterli çoğunluğa ulaşamadığı için en çok oyu alan iki aday ikinci seçim turuna katılmışlardır. 29 Ekim 2006 tarihinde gerçekleşen ikinci tur seçimleri neticesinde oyların %58,05'ini alan Kabile devlet başkanı olarak seçilmiştir. Bu seçimler ülke tarihinin en şiddetten uzak, demokrasinin büyük çoğunlukla uygulandığı seçim olarak ifade edilmektedir.
  • 2011 Seçimleri
27 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen yeni seçimler bir önceki seçime göre şiddetin ön plana çıktığı, çatışmaların yaşandığı bir seçim dönemi olmuştur. Bu çatışmaların ana sebebi Kabila'nın seçimler öncesi kendisi lehine olabilecek ve muhalefetin de şiddetle karşı çıktığı bir yasa değişikliği ile seçimlerde ikinci tura gerek kalmadan, ilk turda oy çoğunluğu sağlayan adayın devlet başkanlığına seçilecek olmasını sağlayan hükmü onaylaması olmuştur. Şiddetin gölgesinde gerçekleştirilen 2011 seçimlerde oyların %48,95'ini alan Kabila, rakibi Étienne Tshisekedi'nin %32,33'de kalması ile ikinci bir beş yıllık süre için devlet başkanlığı makamına oturmuştur.


  • İnsan Hakları
Demokratik Kongo Cumhuriyeti insan haklarına önem vermeyen ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle çatışmaların yaşandığı doğu bölgelerinde insan hakları ihlalleri çatışan taraflar tarafından daha sık uygulanabilmektedir. Özellikle tecavüz vakaları DKC'de savaş silahı olarak çok yüksek oranda kullanılmaktadır. Ülkede gerçekleştirilen bir araştırmaya göre kadınların %39'u, erkeklerin ise %24'ü hayatlarında en az bir kez tecavüz vakası ile karşı karşıya kaldığı belirlenmiştir. Bölgeden 2010 yılında Luvungi'de yaşandığı gibi sık olarak toplu tecavüz olayları bildirilmektedir.



  • Uluslararası Organizasyon Üyelikleri
Demokratik Kongo Cumhuriyeti bir dizi siyasi ve ekonomik birliklerin içerisinde yer almaktadır. Bunlar şu şekildedir:

AEC (Afrika Ekonomi Birliği)
AKP (Afrika, Karayip ve Pasifik Ülkeleri)
AU (Afrika Birliği)
BAD (Afrika Kalkınma Bankası)
COMESA (Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı)
G33 (Kalkınmakta olan 33 ülkenin bir araya geldiği bir topluluk)
SADC (Güney Afrika Kalkınma Birliği)
UN (Birleşmiş Milletler)

  • İdari Yapılanma
Demokratik Kongo Cumhuriyeti merkezi bir yönetim ile idare edilmektedir. Ülkede toplamda var olan 11 bölgenin 10 tanesi il statüsüne sahip iken, başkent Kinşasa hiçbir bölgeye bağlı bulunmadan kendi başına bir bölge oluşturan Başkent Bölgesi statüsüne sahiptir. 2005 yılında kabul edilen bir yasa merkezi yönetim yetkilerini oluşturulacak bölgesel yerel yönetimlere bırakmayı, güncel olarak var olan 11 adet bölgenin oluşturulacak yeni bölgeler ile 25'e çıkmasını, bölgelerin elde edeceği toplam vergi gelirlerin %40'ını merkezi hükumete göndermeden kendisine alabileceğini öngörmekteydi. 2011 yılı için planlanan bu değişiklikler sadece teoride kalmış, Ocak 2011 tarihinde kabul edilen yeni yasa ile ülkenin bölgesel olarak yeniden yapılandırılması yasası tamamen geri çekilmiştir.

Aşağıda bulunan tabloda ülkenin güncel olarak var olan tüm bölgeleri yüz ölçümü ve nüfusu ile birlikte sıralanmıştır. Başkent Kinşasa resmi olarak hiçbir bölgeye bağlı olmayıp, Başkent Bölgesi statüsüne sahiptir.
  • Ekonomi
1960 yılında bağımsızlığını kazandığında Afrika ülkeleri içerisinde yüksek ekonomik verilere sahip gelişmiş bir ülke konumunda olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti, sahip olduğu birçok doğal maden zenginliklerine rağmen yıllar içerisinde yaşanan iç savaş ve yolsuzluklar nedeniyle günümüzde en kötü verilere sahip ülkelerden biri konumuna gelmiştir.

Ülkenin 2010 verilerine göre Satın alma gücü paritesi Gayrısafî yurtiçi hâsılası 23,117 Milyar ABD Doları düzeyinde, kişi başı GSYİH ise 328 ABD Doları seviyesindedir. 2011 verilerine göre enflasyon %13,3 düzeyinde gerçekleşmiş olup, yıllardır ülkede ABD Doları ikinci para birimi olarak çok sık olarak kullanılmaktadır.


  • Maden
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünya üzerindeki yeraltı ve yerüstü doğal kaynaklar bakımından en zengin ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle madencilik ürünleri ülkenin dış ihracat gelirlerinin ve döviz girişlerinin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. İhraç edilen ürünler arasında elmas, altın, koltan ve bakır önemli bir yer almaktadır. Ülkede koloni döneminden kalma maden yapıları ve gereçleri bakımsızlık nedeniyle neredeyse çökmüş bir konumda olup, günümüzde maden çıkartma işlemlerin çok büyük bir bölümü endüstriyel gereçlerden ve makinalardan yoksun, el ile yapılabilmektedir. Ülke nüfusunun önemli bir kısmına iş istihdamı sağlayan bu iş alanı devletin kontrolü altında bulunmaktadır.

Savaş dönemlerinde hem devletin hem de ayrılıkçı grupların en büyük gelir kapısını elde edilen maden zenginlikleri oluşturmuştur. Hem diğer komşu ülkeler hem de özel şahıs ve firmalar sistematik olarak ülkenin doğal zenginliklerini yağmalamış ve bu şekilde kazanç elde etmiştir. Doğu bölgelerdeki madenlerin gelirlerinin çoğunu ayrılıkçı gruplar elde ettiklerinden dolayı, kendileri adına savaş teçhizatlarına finansman sağlayabilmektedirler.

Hükumet doğu bölgelerdeki yasa dışı yapıların madenlerden elde ettiği kaynakları sona erdirmek adına doğu bölgelerinde ki tüm madencilik faaliyetlerine Eylül 2010 tarihinde tamamen yasak getirmesi, yasal olarak kazanç sağlamaya çalışan iş sahiplerini ve çalışanlarını etkilemiş, yasa dışı üretim ön plana çıkarak ayrılıkçı grupların daha çok kazanç elde etmesine sebebiyet vermiştir. Bu durum karşısında hükumet Mart 2011 tarihinde getirdiği maden çıkarma yasağını sonlandırmak durumunda kalmıştır



  • Petrol ve Doğalgaz
Demokratik Kongo Cumhuriyeti tahmini olarak sahip olduğu 180 milyon varil petrol rezervi ile petrol yatakları açısından da zengin bir ülke konumundadır. 2011 yılında günlük 20.160 varil petrol üretimi gerçekleştiren ülkede, petrol üretimi devlet tarafından desteklenmektedir. Bu işlemler sırasında doğaya ve insan sağlığına saygı gösterilmemesi ve ciddi zararların verilmesi de eleştirilmektedir.

Ülke şu anda daha henüz işletilmeyen 991,1 milyon metreküp rezervlik doğalgaz kaynaklarına da sahiptir.
Kuzey Kivu'da Tarım İşçileri

Ülke Belçika kolonisi olduğu dönemlerde ihracatını yapabilmek adına halk meyve, sebze ekimini zorlanmaktaydı. Koloni döneminin son yıllarında da Avrupalıların kurduğu büyük tarımsal işletmeler ile ihracatta artış sağlanması hedeflenmiştir. Bağımsızlığın kazanıldığı 1960 yılından itibaren ise tarım alanlarında ve tarım ile uğraşan sınıfta sürekli azalma gerçekleşmiş, özellikle 1973 yılında tüm verimli işletmelerin kamulaştırılması ile elde edilen mahsulün devlet tarafından alınması bu sektörü bitirme noktasına getirmiştir.

Tarım ülke genelinde daha kazançlı bir zanaat olan madencilik nedeniyle ihmal edilmiş bir konumdadır. Ülkenin çoğu bölgesinde günümüzde gerçekleştirilen tarım faaliyetleri de şahsi tüketim ve satış için yapılmakta olup, büyük şehir pazarlarında ki olası şahsi satışlar ise var olan ulaşım sıkıntıları nedeniyle yaygın olarak gerçekleştirilememektedir. Ülke genelinde tarım ürünü olarak manyok, muz, kahve, şeker kamışı ve kauçuk yaygın olarak işlenmektedir. Ayrıca kereste ticareti de yüksek oradan gerçekleştirilmektedir.


Kaynak - Kaynak
Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti