Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.07.14, 19:54   #4
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5429
Mesajlar: 24,466
Ettiği Teşekkür: 97404
Aldığı Teşekkür: 135829
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Hanedanın Mücevherleri

OSMANLI SARAY KADINININ MÜCEVHER


VE TAKILARI


Kösem Sultan



SORGUÇ




Sorguç
, Osmanlı, 18. yüzyıl, altın, elmas, zümrüt, yakut, inci; uzunluk: 32 cm, iğne uzunluğu: 8 cm. (Topkapı Sarayı Müzesi)


Osmanlı’da takı anlayışı Batının da etkisiyle zaman içerisinde değişmiştir. Güç gösterileri, yeni modalar ve akımlar takıların tasarımlarında değişikliğe sebep olmuştur. Osmanlı’da, özellikle 18. yüzyılda, en önemli takılardan ilk akla gelen sorguçtur. Sorguç, hem hükümdarlar hem de saray erkanına mensup kadınlar tarafından takılırdı. Padişahların, devlet adamlarının ve saraylı kadınların taktıkları sorguç statü simgesi olmuştur. Osmanlı’da kadınların taktığı sorguca “İstafen” adı verilirdi. Bu ad antik dünyada çelenk taşıyan anlamındaki stephanophoros’tan dönüşmüştür. Osmanlı hanedanı ise sorgucu bir sanat sembolü olarak kullanmıştır. Çoğu kez başlarına giydikleri merasim serpuşlarının üzerine bazen bir, bazen iki, bazen de üç sorğuç takmışlardır. Ayrıca üst düzey Osmanlı paşaları ve harem kadınları da rütbelerine ve kıdemlerine göre sorguç kullanmışlardır. 16. yüzyıl ve 17. yüzyıllarda küçük boyutta olan sorguçlar 18. yüzyıl ortalarından itibaren olağanüstü gösterişli bir biçime dönüşmüştür.



TAÇ

Taçlık, 18.-19. yüzyıl

Başa takılan mücevherli başlık olan taç, bir hükümdarlık alameti olmasının yanında gelinlerin ve kadınların başlarını da süsleyen bir takı durumundadır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde kadın başlıkları beş veya on santim yüksekliğinde ve fes biçimindedir. Bunlar değerli kumaşlardan yapılmış ve üzerleri değerli mücevherler, taçlar inci dizileri ve sorguçlar takılarak süslenmiştir. Fransa’dan 1549 yılında bir elçilik heyeti ile birlikte İstanbul’a gelen Nicolay’ın betimlemelerine göre, sarayda yaşayan kadınla sıradan kadının en büyük farkının baş örtme biçiminde olduğunu söyler. Sıradan kadının basit bir başlık giydiğini, saraylı kadının ise taç taktığını, bu tacın üzerinde ve arka tarafta küçük plise bir krep olduğunu, başlığın çevresine omuz hizasına sarkan taftadan, başlığı iki kere çevreleyen bir tür kordonun yer aldığını yazar.



KÜPE

Zümrüt küpe, 18-19. yüzyıl
(Topkapı Sarayı Müzesi)


Osmanlı takı geleneğinde küpe önemli yer tutar. Bir kadın takısı olan küpenin, az da olsa erkekler tarafından da kullanıldığı da görülmüştür. Kadın boynunun güzelliğini vurgulamak üzere tasarlanan damla biçimli incilerden, ya da zümrüt, yakut, elmas gibi taşlardan oluşan sallantılı küpeler, Osmanlı saray kadının görünümünde önemli yer alır.

Bir çok takı çeşidinde olduğu gibi küpeler de birer itibar, asalet ve gösterişsembolleri sayılmaktadır. Çift sallantılı küpeler "pay-ı çift", üç sallantılılar "üç ayaklı" olarak tanımlanır. Yalın, çoğunlukla küçük inci sallantılı küpeler de, özellikle sıradan saray kadınları ve halk tarafından çok kullanılmıştır. Ortası elmaslı veya mineli, çevresi açılmış bir çiçeğin taç yaprakları gibi dizilmiş, fasulye biçiminde, dolgun bir oval olarak kesilmiş veya doğal damla biçimli inci, lala, firuze, yakut veya zümrüt sallantılı küpeler, bu takı türünün gösterişli örneklerindendir.

Altın, inci, safir, zümrüt, yakut ve elmastan uzun sarkaçlı küpeler, Osmanlı kadınının en çok kullandığı takılardır. Açılmış yarım çiçek biçimli, yakut ve damla incilerin alternatif sıralamasından oluşan küpeler ile ortada irice bir elmas ve çevresinde sıralanan daha küçük boyutlardaki elmaslardan gül küpeler de özellikle 17-18. yüzyıllarda moda olmuştur.





BOYUN TAKILARI


Gümüş gerdanlık

Kadın süs eşyaları arasında önemli yere sahip olan takılardan birisi de, boyun takılarıdır. Bunlar kolye, gerdanlık ve muskalardır. Özellikle muskalar, birer süslenme unsuru olmalarının yanında nazardan, hastalıklardan, kötülüklerden korunmak amacıyla da kullanılmış takılar olarak göze çarpmaktadır.

Gerdanlık ve kolyeler de kadınlar tarafından yaygın olarak kullanılmış takılar arasındadır. Osmanlı kadınının dekoltesini tamamlayarak, boyun, gerdan ve göğsüne dikkat çekerek, cinselliği ön plana çıkarmıştır. Minyatür ve resimlerden anladığımız kadarıyla uzunlu, kısalı birkaç tanesi bir arada takılmıştır. Boyuna takılan bir sıra inci veya altın gerdanlıktan başka daha uzun birkaç sıra halinde altın köstek veya inci sırası, göğüsten karın üzerine doğru sarkmaktadır. Uzun altın veya gümüş zincirlerin ucuna altın paralar asılmaktadırr. Bu tür gösterişli takılar saraylı ve zengin kadınlara aittir.
Kaynak

__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.