Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.08.14, 14:31   #1
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1431
Mesajlar: 7,317
Ettiği Teşekkür: 29585
Aldığı Teşekkür: 32418
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Sosyal Medyaya En İyi Mizah Dergileri Direniyor



“Bize 'Siz de işinizden olacaksınız ağbi ehe ehe' diyorlar. Mizah 'doydum yeter' denilen bir şey değil ki. Ne kadar olsa o kadar güzel. Bütün dünyada ve Türkiye'de basılı kağıt düşüşe geçiyor ama en iyi mizah dergileri direniyor”

Özellikle Gezi Direnişi’nin ardından mizah gücünü konuşturan sosyal medya kullanıcıları, ‘Sosyal medya mizah dergilerine alternatif olur mu’ sorusunu gündeme getiriyor. Penguen’in kurucularından Selçuk Erdem’in kapısını, bu meseleyi konuşmak için çaldık.




>>Sosyal medyanın yaygınlaşmasının mizah dergilerine etkisi ne oldu?

Buy işin içinde yaşadığımız için analize girmek çok kolay değil. Çok düşünmüyoruz üzerinde açıkçası. Ama hepimiz sosyal medyayı takip ediyoruz, ben de çok güldüğüm şeylere rastlıyorum. Aslında format da farklı. Biz karikatür çiziyoruz, sosyal medyada çok farklı biçimlerde espriler yapılıyor. Bizim işimiz çizmek, bu açıdan çok büyük bir değişiklik olmadı.

>>Çizdiğiniz karikatürler sadece dergiden okunmuyor artık, sosyal medyada da dolaşıma giriyor...

Evet, dolaşıyor. Bir de şakayla karışık 'Siz de işinizden olacaksınız ağbi ehe ehe' diyorlar. Mizah 'doydum yeter' denilen bir şey değil ki. Mizah dergisini okurum gülerim, sonra Twitter'a girerim orada da gülerim... Ne kadar varsa verin, ne kadar olsa o kadar güzel.

>>Bir karikatürist olarak derdiniz sadece 'komiklik' değil...

Biz kendimizi çizer ya da yazar olarak görüyoruz. Bunların kendine ait biçimi, sorunları var. İyi çizmek gibi bir derdimiz var. Bir karikatür esprisinin kuruluşu çok farklı bir şey. Sosyal medyada biz de bazen komik bir cümle yazabiliyoruz, komik bir fotoğraf paylaşabilşiyoruz ama bizim işimiz farklı. Bir de öykücüler var, onların çok daha başka, sosyal medyada neredeyse hiç karşılığı yok.

>>Son yıllarda okuyucu kitlesinin yaş aralığının genişlediği doğru mu?

Sosyal medyada okuyucunuzun dışında daha geniş bir kitleye ulaşıyoruz. Bir, bizi her hafta gidip alan düzenli okuyucumuz var; bir de sosyal medyada takip eden ve bizi çok farklı tanıyan okuyucularımız... Geçen Erdil (Yaşaroğlu) anlatıyordu, teyzelerden bahsetti, “Sizi çok seviyoruz” demişler, fakat bizi tanımıyorlar, seviyoruz dedikleri Penguen kapakları. Kafalarında Penguen kapağı diye bir şey var, bizim kapaklar da fena değildir (gülüyor)... Facebook'tan onları takip ediyorlar, onun dışında bilmiyorlar başka bir şey.

Şöyle bir gerçek var, okuyucumuzun büyük kısmı lise ve üniversite öğrencileri, kafamızda var böyle bir endişe her zaman, ama onları ne kadar takip edebiliyoruz onu çok bilmiyorum...

>>Takip etmek için bir şey yapıyor musunuz?

Facebook'la çok ilgim yok, Twitter'da görebiliyorum zannedersem. Orada önünüze mutlaka 'Ne dönüyor' sorusunun cevabı geliyor. Mutlaka görüyorsunuz insanlar nelere gülüyorlar, nelerle ilgileniyorlar...

>>Çok gülüyor muyuz biz?

Bir kısmımız çok gülüyor ve çok değer veriyor buna. Ama nüfusa oranla çok parlak değil, tirajlarımız çok da bir şey değil...

>>Bülent Arınç'ın kahkaha çıkışına ne diyorsunuz?

“Ortamda yüksek sesle kahkahayla gülmek ayıptır” dese o başka bir ayıp olacaktı, ama kadınları ayırıp söylemesi çok daha vahim oldu... Gülmek sinir bozucu bir şey, anlıyorum adamı aslında, öyle her şey düzenli ve kontrol altında olsun istiyorsunuz, ama gülmek, hele kadının gülmesi 'Başımıza neler gelecek' diye düşündürtüyor herhalde...

>>Gülünce ne olur?

Güldükçe beyinde bir şeyler olur, katı inançlar yumuşar. İnsanın aklına 'başka türlü de olabilir' gibi düşünceler gelmeye başlar, bu tür şeyleri tehlikeli buluyorlar.

>>Gezi'de bu yüzden bol kahkahalıydı o halde?

Gezi'de bence zaten var olan bir mizah sokaklara çıktı. Ama çok önemliydi bence bir dil farklılığı getirdi.

>>Penguen sıfata dönüştü mesela...

Bir yandan ironik olarak bizim Penguen olmamız komik oldu. Ama 'Penguen medya' dendikçe sinir oluyorum ben, sanki bizmişiz gibi (Gülüyor)

>>O süreçte okuyucuyla bağınız arttı mı?

Genel olarak bir duygu yoğunluğu vardı, kapaklarımızda onun ifadesini bulmamız daha kolay oldu. O yüzden çok güzel kapaklar yaptık o dönemde. Bazen bir karmaşa oluyor ve biz de ne yapacağımız bilemiyoruz. “Beni çok iyi ifade etmiş bu karikatür” dediği nokta çok değerli geliyor okuyucuya. Fakat ortada temsil edebileceğimiz bir duygu yokken bizim için de zor oluyor. Ya da çok depresif bir şey varken, çevremizde mesela son seçimden sonra depresif bir hava hakimdi, bunu çok karikatürize etmek içimden gelmedi benim.

>>Çok dramatik bir olayı karikatüre dönüştürmekte zorlanıyor musunuz?

Biz çok zorlanıyoruz ama çok hassas ve özenli şekilde yaklaşıyoruz, Soma gibi felaketler olduğu zaman. Saygıyla yaklaşmaya çalışıyoruz.

>>Tiraj düştü mü sosyal medya etkisiyle?

Evet düştü. Fakat, geçenlerde inceledik, bütün dünyada en dirençli yayınlar mizah dergileri. Bütün dünyada ve Türkiye'de basılı kağıt düşüşe geçiyor ama en iyi mizah dergileri direniyor.

>>Kriz zamanlarında kozmetik ürünlerin daha fazla sattığı söylenir, mizah dergilerinin satışları da bu şekilde mi artıyor?

(Gülüyor) Belki daha rahatlattığı için olabilir. Bir de bizim tiraj yazın artıyor.

>>Neden, tatile çıkanlar daha mı çok okuyor?

Okul zamanı paylaşarak okuyorlar herhalde (gülüyor) Tatilde dağılınca, almak zorunda kalıyorlar. Sadece o da değil, haftalık düzenli takip edemeyen bri okuyucu kitlesi var. Belki zamanında çok takip etmiş, ama sonra iş güç derken biraz kopmuş kişiler, yazın, biraz kafa rahatlayınca, tekrar alıyorlar.

>>Mizahla yapılan eleştirinin gücü neden daha fazla?

Bir takım ciddi oyunlar var politik olarak, birbirlerine sataşıyorlar falan, mizah bunların hepsini ortadan kaldırıp bambaşka yerden bakabildiği için oyunu da bozabiliyor. Bir de mizahçı şöyle bir ayrıcalıktan faydalanabiliyor mahallenin delisi gibi, bir şey söylese de başına çok bir şey gelmez hissiyle gidebiliyoruz, davalar açılmış olmasına rağmen...

>>O davaların baskısı yok mu?

Bazen aklımıza geliyor ama çok düşünmüyoruz onu düşünerek pek iş yapılmaz. Belki büyük gazetelerin avukatları falan vardır, önceden bir şeyler danışıyorlardır, biz kelle koltukta gidiyoruz.

>>90'larda siyasiler sert dille tiye alan programlar yapılırdı. Bugün yapılabilir mi bunlar?

Anaakım medyada yok, biz bazen çok sert şeyler de yapabiliyoruz, ama dediğiniz gibi televizyondan kayboldu. Çünkü çok büyük bir gerginlik var. Bir altyazı için bile telefon açabilen bir Başbakan olduğunu biliyoruz, kimse de bununla uğraşmak istemiyor herhalde, o yüzden dediğiniz gibi Plastip Show'lar vardı oyuncular taklitler yaparlardı, böyle bir şey tvde yok artık. Figürler de belki çok sevimli değil yani, o yüzden... Ben politikacıları hiçbir zaman sevimli bulmadım ama birazcık hoşgörü de olması gerekiyor öyle bir şey pek yok ortalıkta.

>>Siyasi çizgiyle ilgili tartışmalarınız oluyor mu?

Herkes aynı düşünmüyor o noktada bir tartışma olabiliyor. Bir de yanlış anlaşılmamasına çok dikkat ediyoruz kapak resimlerimizde özellikle. Belki her zaman beceremiyoruz ama yanlış anlaşılan espri çok güme gitmiş oluyor. Bu yüzden özelikle acı olaylarda çok hassas olmaya çalışıyoruz. Bizde biraz ağabey kardeş konuşması gibi olur o tür şeyler. Penguen'in çizgisi derken biz tek bir yayın yönetmeni ya da bir patron yık o çizgiyi belirleyebilecek mekanizma yok. Biz hepimizin bir araya gelmesinin karmaşasıyız.

>>Özel şirketlerin reklam kampanyaları için çizmek sizi işinizi yaparken sınırlamıyor mu?

Erdil de ben de bazen dışarıya işler yapıyoruz, başka çizer arkadaşlar da var. Biz o sayfalarda istediğimizi yapıyoruz ve hiçbir etkisini görmedim ben, birbirine çok karışmayan şeyler...

>>Sizin iş yaptığınız şirketle ilgili bir eleştiri yapmanız gerekse...

Şimdiye kadar karşılaşmadık, ama karşılaşsaydık da yine çizilirdi yani. Benim işim var diyelim, ben çizmesem bile diğer arkadaşım çizer, umursamazlar...

>>Cumhurbaşkanlığı kampanyalarıyla ilgili sizi en çok ne güldürdü?

Hiçbir şeye gülmedim, bana hiçbir şey komik gelmiyor seçimlerle ilgili, facia bence...

**

Bir şekilde çıkıyor dergi...

Gündemdeki her şeyden nasıl bir espri çıkar demeye başlarsanız, orada körlük çıkabilir. O yüzden gazeteleri açıp ne espri bulsam diye bakmıyorum, Twitter'da da her gündeme espri yapan insanlar var. Ben her şeyden bir espri çıkarmaya çalışmaktan uzak duruyorum.

Bizde her hafta her çizer gündem esprisi bulmak zorunda da değil. Bulabiliyorsak bir şekilde çıkıyor dergi... Bazen bir hafta bir arkadaş çok iyi esprilerle geliyor, bazen bir başkası...

***

Kutuplaşmanın parçası olmamak için

Çok büyük bir gerginlik var. Mesela bizde çok sert bir kapak yapalım diye bir tavrımz da yok, sertleşmek biraz oyuna gelmek gibi de oluyor. Kutuplaşmaya iten bir yönetim varken, dikkatli olmazsanız onun parçası da olabilirsiniz. 'Güzel karikatürler yapalım' diye yola çıktık, ona dikkat ediyoruz. Sert olsun da demiyoruz olmasın da demiyoruz. İyi bir karikatür yapalım, zekice olsun... Ortaya bir laf atıyor, herkes savunmaya geçmek durumunda kalıyor, gerginlik oluyor... Çirkin bir üslup varsa, siz de o üslupla cevap verebilirsiniz ya da kendinizi kenarda tutan yeni bir üslup geliştirmeye çalışırsınız.

***

Bu karikatür olmaz, dedim
>>Mizah dergilerinin dili kadınlara yaklaşmaya çalışıyor mu?

Ben yaklaşsın istiyorum, ama ne durumdayız bilemiyorum...

>>Aranızda tartışıyor musunuz, cinsiyetçi esprilerle ilgili?

Evet, ben birkaç arkadaşımı uyardım...

>>'Bunu koymayalım, olmaz' dediğiniz oldu mu hiç?

Penguen 12 yaşında, sanırım iki kere falan 'Bu karikatürü değiştirelim bence' demişimdir.

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF - Birgün
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.